Genel Kurul Toplantılarının Covid-19 Pandemisi Yönünden Değerlendirilmesi

Genel Kurul Toplantılarının Covid-19 Pandemisi Yönünden Değerlendirilmesi

Limited ve anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının yapılması hususunda 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 409 ve 617’de düzenleme yapılmış, olağan genel kurul toplantılarının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde yapılması öngörülmüştür. Buna göre anonim ve limited şirketlerde olağan genel kurul toplantısı mart ayı sonuna kadar yapılmalıdır.

Ancak bu 3 aylık sürede olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması sonradan yapılan toplantı ve alınan kararların geçerliliğine etki etmez. 3 aylık sürede yapılamaması nedeniyle bir zarar oluşması durumunda sebep olan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilir. Bu nedenle Covid-19 pandemisi nedeniyle olağan genel kurul toplantılarının mart ayında yapılmayarak ertelenmesi ve daha ileri bir tarihte yapılması mümkün olup, kanuni düzen buna engel değildir. Olağan genel kurulun ilk elverişli zamanda yapılması sonradan alınan genel kurul kararlarının geçerliliğine olumsuz etki etmeyecektir.

Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu süreç düşünüldüğünde yönetim kurulu üyelerinin salgın sebebiyle toplantıya çağrı yapmamasından dolayı sorumlulukları da olmayacaktır. Bununla birlikte çağrısı yapılan olağan genel kurul toplantılarının yönetim kurulunca ertelenmesi zaruri hale gelmiştir. Öte yandan Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 20/03/2020 tarihli ve 53382221 sayılı yazısında ticaret şirketlerinin genel kurul toplantılarının ertelenmesine ilişkin şu açıklama yapılmıştır:

“Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda anonim ve limited şirketlerde, olağan genel kurul toplantılarının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılması öngörülmektedir.

Diğer taraftan şirketlerimizce faaliyet dönemi olarak genellikle takvim yılı tercih edilmekte, bu da Mart ayı sonuna kadar olağan genel kurul toplantılarının tamamlanması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

Koronavirüs COVID-19 (Koronavirüs) salgınının yayılmasının engellenmesi amacıyla özellikle şirket genel kurullarının yoğunlukla gerçekleştirildiği bu dönemde şirketlerin kurul toplantıları bakımından bazı tedbirler alınmıştır.

Bu kapsamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve şirket sözleşmesine uygun olarak yönetim organları tarafından daha önce toplantıya çağrılan anonim ve limited şirketlerin olağan genel kurullarının, erteleme kararı alınması amacıyla genel kurulun toplanması beklenmeksizin, yönetim organları tarafından alınacak bir kararla iptal edilmesi imkânı tanınmıştır…”

Kısaca olağan genel kurul toplantısı için çağrı yapan yönetim kurulu, toplantının gerçekleşmesini engellemek için karar almaya yetkili kılınmış ve bu yolla fiziki katılımlı toplantıların yapılmaması tavsiyesinde bulunulmuştur. Genel kurulun hiç toplantıya başlamaksızın ve divan oluşumu yapılmaksızın, genel kurul tarihi öncesinde yeni bir yönetim kurulu/organı kararı ile ertelenmesi isabetli olacaktır.

Bununla birlikte Kanun’da temsil ve katılımı artırmak amacıyla genel kurula temsilci aracılığıyla katılımelektronik katılımlı genel kurul ve limited şirketlerde fiziken biraraya gelinmesi mecbur olmaksızın elden dolaştırma yoluyla genel kurul kararı alınması gibi imkanlar öngörülmüştür. Halka açık anonim şirketler için de pay senetlerinin borsaya kote edildiği ticari şirketlerde elektronik ortamda genel kurul yapılması bir zorunluluk olarak düzenlenmiş, özellikle pay sahibi sayısı arttıkça katılımın etkin ve eşit şekilde sağlanabilmesi bakımından Kanunda bu şirketlere elektronik katılımlı genel kurul yapma yükümlülüğü getirilmiştir.

Ancak esas sözleşmelerinde elektronik katılımlı genel kurul yapılabileceğine yönelik düzenleme bulunmayan şirketler yukarıda belirtilen 53382221 sayılı yazı ile genel kurul toplantısını elektronik katılımlı olarak yapması mümkün değildir. Bakanlık yazısının kanuni bir düzenleme olmaksızın bir anlamı yoktur. Elektronik katılımın, bir tercih ve toplantıya katılımı kolaylaştırmak noktasında getirilmiş ek bir olanak olduğu unutulmamalıdır. Elektronik katılımın sağlanması için henüz bu yolu hiç denemeyen pay sahiplerinin (elektronik imza almak gibi) toplantı öncesi yükleri yerine getirmek zorunda olacakları, alınan tedbirlerin 65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan kimselerin sokağa çıkmasının yasaklanmasına kadar ulaştığı dikkate alındığında, bu dönemde yapılan genel kurul toplantılarına katılamayan pay sahiplerinin olacağı açıktır. Bu da her pay sahibinin bu çağrıya uymamak ve toplantıya katılmamak noktasında haklı bir sebebinin bulunduğu anlamına geldiğinden bu dönemde alınan genel kurul kararının hükümsüzlüğü sonucunu doğuracaktır.

Diğer bir sorun ise yönetim kurulu tarafından olağan genel kurul için çağrı yapılması ve genel kurula katılan enfekte olmuş pay sahibinin diğer pay sahiplerine virüs bulaştırması ile ortaya çıkabilir. Bu durumda yönetim kurulunun küresel çapta alınan tedbirlere rağmen toplantıya çağrı yapması ve gereken tedbirleri almaması sonucunda zarar gören pay sahipleri açısından ihmali davranışı sebebiyle hukuki ve cezai sorumluluğu gündeme gelebilecektir.

Bununla birlikte tek pay sahibinin bulunduğu anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararı alınması için toplantı şartı bulunmamaktadır. Toplantı yapılması söz konusu olmayacağına göre bu tür ortaklıklarda ilgili tek ortağın tek başına, genel kurul sıfatıyla alacağı ve yazılılık şartını yerine getiren karar, genel kurul kararı olacaktır. Bu nedenle tek ortaklı limited ve anonim şirketlerde olağan genel kurulların yapılması noktasında bir sorun bulunmamaktadır.

İlgili Gönderiler

Kira Sözleşmelerinin Covid-19 Pandemisi Yönünden Değerlendirilmesi

Covid-19 pandemisinin kira sözleşmeleri açısından mücbir sebep teşkil edip etmediği tespit edilirken öncelikle somut kira sözleşmesinde mücbir sebep düzenlemesi bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Sözleşmede salgın hastalık halinin mücbir sebep olarak düzenlenmiş olması halinde söz konusu salgın, sözleşmeden doğan borçlar açısından mücbir sebep teşkil edecektir. Sözleşmede salgın hastalık halinin mücbir sebep olarak kabul edildiği bir düzenleme yoksa somut olay şartları dikkate alınarak mücbir sebep halinin uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

İcra ve İflas Takiplerinin Covid-19 Pandemisi Yönünden Değerlendirilmesi

Karar tarihinden itibaren; icra ve iflas talep ve işlemlerine ilişkin yeni talep alınmayacağı, karar tarihinden sonra haciz koyma işlemlerinin yapılmayacağı ve yine karar tarihinden sonra fiili hacze çıkılmayacağı anlaşılmakta olup İcra ve İflas dairelerindeki her türlü işlem durdurulmuştur. Karar tarihinden sonraki işlemlerdeki tek istisna nafaka alacaklarına ilişkin icra takip ve haciz işlemlerinin devam etmesidir.

Sayfayı
Share on linkedin
Linkedin
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on email
Email
Share on telegram
Telegram

Av. Hanifi Bayrı

Avukat Hanifi Bayrı, kurumsal ve bireysel müvekkillerine gerekli akademik ve mesleki tecrübeye sahip dinamik yapıdaki kadrosu ile etkili avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Önleyici hukuk anlayışı doğrultusunda, hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce kişisel ya da mesleki faaliyetlere ilişkin sözleşmelerin hazırlanması, müzakeresi ve uygulanması ile hukuki risk analizlerinin yapılması noktasında müvekkillerine danışmanlık hizmeti vermekte, bununla birlikte ortaya çıkan hukuki ihtilafların çözümünü noktasında da tüm kurum ve kuruluşlarda müvekkillerine avukatlık hizmeti sunmaktadır.

T: +902123436060 F: +902123436063 M: +905322707614 

Merkez Mah. Abide-i Hürriyet Cad. No: 154/6 34384 Şişli-İstanbul//Türkiye

Web sitemiz, Türkiye Barolar Birliği’nin reklam yasağı sınırlamaları ve mesleki kurallarına tabidir. www.hanifibayri.av.tr üzerinden yayın yapan web sitemiz sadece bilgi amaçlıdır. Yayınlanan bilgi ve belgeler hukuki tavsiye niteliğinde olmayıp avukat müvekkil ilişkisi kurmaya yönelik değildir. Ayrıntılı bilgi ve sorularınız için iletişim formunu kullanabilirsiniz.

Hukuki Bülten
Hukuki Yayınlar