Vergi Hukukunda Ödeme Emri Nedir?

Vergi ve cezaları ile idari yaptırım kararı gereği olarak ihbarname ile tebliğ edilen kamu alacaklarının, ödenmemesi veyahut dava açılarak işlemin yürütmesinin durdurulmaması sonucu kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla gönderilen tebligata ödeme emri denilmektedir.

Ödeme emri en basit ifadesiyle, ihbarname ile ödenmesi istenilen kamu alacağının ödenmemesi üzerine geçilen bir sonraki aşama ile muhataba gönderilen bildirimdir. Bu aşamada da herhangi bir ödeme emri gereği yapılmaz ise muhatap adına haciz aşamasına geçilecektir. Ödeme emrinde; kamu alacağının türü ve miktarı kesilen kişi, borcun nereye ödeneceği, dava açma yeri ifade edilir.

Ödeme Emrine Karşı Hangi Yollara Başvurulabilir?

Ödeme emrine muhatap olan kişi; kamu alacağını ödeyebilir veyahut alacağın miktarına yetecek kadar mal varlığı bildiriminde bulunabilir. Ödeme emri içeriği kamu alacağının hukuka aykırı olduğunu düşünüyor ise, kamu alacağının türüne göre İdare veyahut Vergi Mahkemelerinde dava açabilecektir.

Ödeme Emrine Karşı Yazılacak Dava Dilekçesi

Dava dilekçesi, İdari Yargılama Usulü Kanunu 3. maddesinde yer alan şartları taşıması gerekmektedir. Dava dilekçesinde;

  • Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  • Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
  • Davaya konu olan ödeme emrinin yazılı bildirim tarihi,
  • Dava konusu ödeme emri numarası ve iptali talebi bulunmalıdır.

Eğer dava dilekçesi bu şartları taşımaz ise; ilk aşamada, dilekçenin kanunda belirtilen şartlara uygun hale getirilmesi adına dilekçe ret kararı verilecek olup aynı hatanın tekrarlanması durumunda ise dava ret kararı verilecektir.

Ödeme Emrinde Dava Aşamaları

  • Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde dava açılabilir.
  • Ödeme emrine karşı açılacak dava, ödeme emrini düzenleyen idarenin bulunduğu yerde, eğer o ilde İdare veya Vergi Mahkemesi yoksa bağlı olduğu İl İdare veya Vergi Mahkemesinde açılır.
  • Kamu alacağının kaynağı vergi, resim, harç gibi Vergi Mahkemesinin görev alanına giren kamu alacaklarının tahsiline yönelik ödeme emirlerine karşı Vergi Mahkemelerinde; bunların dışında kalan ödeme emirleri adına ise İdare Mahkemelerinde dava açılabilecektir.
  • Ödeme emrine karşı üç sebepten ötürü iptal talebinde bulunulabilecektir. Ödeme emrini alan borçlu;
  1. Böyle bir borcunun olmadığı,
  2. Borcunu kısmen ödediği,
  3. Borcun zamanaşımına uğradığı

iddiasıyla tebliğ edilen ödeme emri içeriği kamu alacağının tamamının veya bir kısmının iptali talebiyle dava açılabilmektedir.

  • Dava dilekçesi karşı taraf sayısından bir fazla olarak hazırlanarak ilgili İdare veya Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına, İdare veya Vergi Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerine verilebilir.
  • Dava açıldıktan sonra Mahkemesince 15 gün içerisinde ilk inceleme yapılarak dava dilekçesinde herhangi bir eksiklik olup olmadığı değerlendirilecektir.
  • İlk inceleme aşamasında, talep halinde yürütmenin durdurulması hakkında da işlem yapılmaktadır.
  • Bu değerlendirme sonucunda herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığında davalı idare savunmasının alınması için dava dilekçesi, davalı idareye gönderilir. Davalı idare, dava konusu ödeme emrine konu işlemin hukuka uygun olduğunu belirtir savunma dilekçesi ile işleme dayanak belgelerini Mahkemeye sunar ve Mahkemesince de bu savunma dilekçesi davacıya gönderilir. Davacı bu dilekçeye cevap verebileceği gibi herhangi bir dilekçe göndermeyerek dava dosyası tekemmül ettirilebilir. Savunmaya cevap verme durumu oluştuğu takdirde ise, davacının savunmaya cevabı idareye gönderilir. İdarenin cevaba cevap dilekçesi vermesi durumunda ise dava dosyası tekemmül etmiş olur.
  • Dava dosyasının tekemmül etmesi ile birlikte artık dava hakkında karar verilme aşamasına geçilmiş olup Mahkemesince karar verme sırasına alınır.

Ödeme Emrinde Yürütmenin Durdurulması

Ödeme emri, yürütmenin durdurulması kararı verilmediği müddetçe icra edilebilir bir işlemdir. Buna göre, davacı tarafından ödeme emrinin yürütmesinin durdurulması talep edilip Mahkemesince yürütmenin durdurulması kararı verilmediği takdirde davalı idare tarafından icrai işlemler sürdürülebilecektir. Bu sebeple, davalı idarenin haciz ve satış gibi bir sonraki aşamalara geçmesini istemeyen davacı tarafından yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için iki şart aranmaktadır. Bunlar; açıkça hukuka aykırılık hali ve işlemin yerine getirilmesi ile birlikte telafisi güç veya imkansız bir zarara uğranılması olarak ifade edilmiştir.

Ödeme emirleri özelinde yürütmenin durdurulması ise, İdare ve Vergi Mahkemesi içtihatlarında ki farklılıklar sebebiyle farklı uygulanmaktadır. İdare Mahkemesi, parasal konulara ilişkin cezalarda, “telafisi güç  veya imkansız zarar”ın kolay kolay oluşmayacağı görüşündedir. Davacının mali durumu ile kesilen ceza göz önüne alınarak yürütmenin durdurulması müessesinde, ekseriyetle yürütmenin durdurulması talebini reddetmektedir. Vergi Mahkemeleri ise, ödeme emri içeriğinin miktarına dikkat etmeden “açıkça hukuka aykırı”lık halini esas alarak ödeme emrinin hukuka aykırı olduğunu düşündüğü ve ileride iptal kararı vermesi muhtemel dava dosyalarında yürütmenin durdurulması kararı vermektedir.

İdare ve Vergi Mahkemelerinde verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı 7 gün içerisinde bağlı olduğu Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Bölge İdare Mahkemesinin verdiği karar kesindir. Aynı sebebe dayanarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talep edilemez.

Yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikli dosya halini alır ve Mahkemesince dava dosyası sonuçlandırma sırasında öncelikli olarak esasa alınır.

Ödeme Emrine Karşı Açılacak Davalarda Duruşma

  • Ödeme emri içeriği kamu alacağının miktarı 25.000 TL’yi aşan davalarda, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.
  • Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili Bölge İdare Mahkemesi kararına bağlıdır.
  • Duruşma talebi, dava dilekçesiyle cevap ve savunmalarda yapılabilir.
  • Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.
  • Duruşmalarda taraflara ikişer defa verilir. Hiçbiri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak üzerinde yapılır.
  • Duruşma yapıldıktan sonra en geç 15 gün içinde karar verilir.

Vergi hukuku ile ilgili aşamalar, teknik bilgiye ve etkin takibe dayandığından ötürü, vergi alanında uzman avukat vasıtasıyla takibi önem arz etmektedir.

Sayfayı
Share on linkedin
Linkedin
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on email
Email
Share on telegram
Telegram

Av. Hanifi Bayrı

Avukat Hanifi Bayrı, kurumsal ve bireysel müvekkillerine gerekli akademik ve mesleki tecrübeye sahip dinamik yapıdaki kadrosu ile etkili avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Önleyici hukuk anlayışı doğrultusunda, hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce kişisel ya da mesleki faaliyetlere ilişkin sözleşmelerin hazırlanması, müzakeresi ve uygulanması ile hukuki risk analizlerinin yapılması noktasında müvekkillerine danışmanlık hizmeti vermekte, bununla birlikte ortaya çıkan hukuki ihtilafların çözümünü noktasında da tüm kurum ve kuruluşlarda müvekkillerine avukatlık hizmeti sunmaktadır.

T: +902123436060 F: +902123436063 M: +905322707614 

Merkez Mah. Abide-i Hürriyet Cad. No: 154/6 34384 Şişli-İstanbul//Türkiye