Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/22897 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire22. Hukuk Dairesi
Esas No2012/22897
Karar No2013/10667
Tarih13.05.2013

"Yukarıda belirtilen kanun maddeleri uyarınca birleştirme kararlarına karşı ancak esas hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulabilir. Birleştirme kararı temyiz incelemesine tek başına konu olamayacağından temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir."

"Bu emsal karar, usul hukukunda davaların birleştirilmesi yönünde verilen ara kararların tek başlarına temyiz edilemeyeceğini, ancak davanın esası hakkında verilecek nihai kararla birlikte üst mahkemeye taşınabileceğini kesin hükme bağlamaktadır. İş davalarında yargılama süreçlerinin salt usul itirazlarıyla gereksiz yere uzamasını engelleyen bu kural, özellikle hakkına ve alacağına bir an önce kavuşmayı bekleyen işçinin elini yargılamayı geciktirme taktiklerine karşı önemli ölçüde güçlendirir. Taraflardan herhangi birinin sırf süreci uzatmak amacıyla birleştirme kararına karşı doğrudan kanun yoluna başvurmasının önüne geçilerek, davanın tek bir dosyada bütüncül, hızlı ve kesintisiz şekilde karara bağlanması güvence altına alınır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/22897 E. 2013/10667 K.

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davacının davalı şirketin Ankara İl Müdürlüğünde mühendis olarak görev yaparken işverenin çok ağır baskı ve tehditleriyle karşi karşıya kaldığını, bu baskılar neticesinde davacının istememesine rağmen tehdit ile ikale sözleşmesi imzaladığını, bu şekilde iş sözleşmesinin feshedildiğini, ancak iradesinin sakatlandığını, belirterek 10.000,00 TL tutarında manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin talebine göre, karşılıklı anlaşma ile sonlandırıldığını, mobbing uygulanmasının gerçek dışı olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dava dosyasının Ankara 11. İş Mahkemesinin 2011/549 esas sayılı davası ile hukuki ve fiili irtibat sebebiyle birleştirilmesine karar verilmiştir.

Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1. maddesi, “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” hükmünü içermektedir. Aynı Kanun'un 168/1. maddesi ise, “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.” hükmünü içermektedir.

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri uyarınca birleştirme kararlarına karşı ancak esas hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulabilir. Birleştirme kararı temyiz incelemesine tek başına konu olamayacağından temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı talebinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar