Emsal Karar
"4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi gereğince “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi” işverene iş akdini tazminatsız ve bildirimsiz olarak haklı nedenle feshetmek hakkını verir."
"Bu emsal karar, bir yöneticinin veya çalışanın astlarına ya da çalışma arkadaşlarına yönelik hakaret, aşağılama, ayrımcılık ve psikolojik baskı (mobbing) içeren eylemlerinin kanun kapsamında doğrudan "sataşma" olarak değerlendirileceğini ve derhal fesih sebebi sayılacağını ortaya koymaktadır. İşyerinde çalışma barışını bozan ve diğer çalışanları istifaya sürükleyecek seviyede kötü muamele uygulayan personelin iş sözleşmesinin kıdem veya ihbar tazminatı ödenmeksizin feshedilebilmesi konusunda işverenin hukuki yetkisini tescillerken; aynı zamanda alt kademedeki işçilerin amirleri tarafından maruz kalabilecekleri onur kırıcı davranışlara karşı korunması gerektiği yönünde güçlü bir güvence sunmaktadır. ---------"
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6291 E. 2012/19240 K.
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6291 E., 2012/19240 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin İzmir Bölge Müdürlüğünde 30.01.2004 tarihinde işe başlamış ve çalışmasını Bölge Müdürü olarak sürdürmekte iken 15.12.2010 tarihinde iş akdi davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, müvekkilinin iş akdinin davalı şirket tarafından şirketin güvenini kötüye kullanma, ayrımcılık yapma, şirket çalışanlarına uygun olmayan söz ve davranışlarda bulunma vs. nedenlerle feshedildiğini, bu hususun müvekkiline tebliğ edilen 15.12.2010 tarihli fesih yazısında sabit olduğunu, fesih bildiriminde yer alan iddiaların gerçek dışı haksız ve suiniyetli olduğunu, izah edilen nedenlerle iş akdinin feshinin geçersizliği ile müvekkilin işe iadesine, müvekkilin mahkeme kararı kesinleşinceye kadar çalıştırılmadığı süre içerisindeki ödenmesi gereken ücretlerinin ve diğer tüm hak ve alacaklarının ödenmesine, iş akdi haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğinden, işe başlatılmaması durumunda ödenmesi gereken tazminat miktarının kıdemi ve görevi gözönüne alınarak üst sınırdan belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının kendi bölgesindeki bazı şirket çalışanlarına toplu ortamlarda toplantılarda, telefon ve sms yoluyla aşağılama ve hakaretlerde bulunduğunu, psikolojik baskı uyguladığını, ağır hakaret ve baskı sonucu çalışmalarını yürütemeyecek duruma getirdiği, çalışanlar arasında ayrımcılık yaptığı (mobbing) yönünde duyumlar, yazılı ve sözlü şikayetler gelmeye başladığını, müvekkili şirkette çalışırken davacının tutum ve davranışlarından dolayı istifa ederek işten ayrılan... (Tamkan) tarafından 26.11.2010 tarihinde şirkete gönderilen dilekçede davacının bu kendisine mobbing uygulaması nedeniyle istifa etmek durumunda bırakıldığını belirttiğini, bunun üzerine davacıya 29.11.2010 ve 03.12.2010 tarihli uyarı yazıların gönderildiğini, davacının hakkındaki iddiaları inkar ettiğini, müvekkili şirketin tamamen iyiniyetli olarak davacıya güvendiğini ve hakkında işlem yapmadığını, tüm çalışanlarla yapılan görüşmeler sonucu davacının inkar ettiği olayların doğrulandığı ve özellikle bazı çalışanlara mobbing uygulandığının anlaşıldığını, o zaman davacının iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, izah olunan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi gereğince “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi” işverene iş akdini tazminatsız ve bildirimsiz olarak haklı nedenle feshetmek hakkını verir.
Somut olayda; davalı işverence davacının iş akdi haklı nedenle feshedilmiştir. Davacının kendi bölgesindeki bazı şirket çalışanlarına toplu ortamlarda toplantılarda, telefon ve sms yoluyla aşağılama ve hakaretlerde bulunduğu, psikolojik baskı uyguladığı, ağır hakaret ve baskı sonucu çalışmalarını yürütemeyecek duruma getirdiği, çalışanlar arasında ayrımcılık yaptığı (mobbing) yönünde duyumlar, yazılı ve sözlü şikayetler gelmeye başladığı, davalı şirkette çalışırken davacının tutum ve davranışlarından dolayı istifa ederek işten ayrılan... (Tamkan) tarafından 26.11.2010 tarihinde şirkete gönderilen dilekçede davacının bu kendisine mobbing uygulaması nedeniyle istifa etmek durumunda bırakıldığını belirttiği, şirket çalışanlarından...'e ishal olduğu için toplantıdan birkaç kez izin alarak çıkması nedeniyle, davacının toplantıdakilerin huzurunda b…lu, s…li diyerek hitap ettiği, buna benzer tavırların sürekli devam ettiği, yine...'in 6 yaşındaki kızının 2 yıl içerisinde 8 kere ameliyat olduğu, kalın, ince bağırsak ve rektumunun tamamen alındığı, izin talepleri olduğu halde davacının bu izin taleplerini üst yönetime iletmediği, bu nedenle yıllık iznini kullanmak zorunda kaldığı, davacının...'e ve diğer tıbbi mümessillere sinkaflı küfürlerde bulunduğu, davacının iş akdini feshetmekle tehdit ettiği, işini kaybetmek istemediğini söyleyince beğenmiyorsan defolup git dediği, seni sinkaf etsem 3 tane Emin Caner yaparsam benim sırtım yere gelmez dediği, davacının bu tarz davranışları hem yalnızken hem de toplantılarda yaptığı, Esin’e de toplantılarda sen ne işe yararsın çek git dediği, kısaca davacının kendisine bağlı personele kötü muamelede bulunduğu dosya içeriğinden anlaşıldığından feshin haklı nedene dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 380,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.