Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/29851 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2011/29851
Karar No2013/25453
Tarih09.10.2013

"İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilmesi halinde ise ihbar tazminatı ödenmez."

"Bu karar, fesih hakkını haklı bir nedene dayanarak dahi olsa bizzat kullanan tarafın, karşı taraftan ihbar tazminatı talep edemeyeceğini kesin bir dille kurala bağlamaktadır. İhbar tazminatı kural olarak sözleşmeyi haksız ve bildirimsiz olarak bozan tarafın ödediği bir tazminat türü olduğundan, işçinin ödenmeyen alacakları sebebiyle sözleşmeyi kendisinin sonlandırması durumunda kıdem tazminatına hak kazansa bile ayrıca ihbar tazminatı isteyemeyeceğini netleştirerek hukuki sınırları çizer ve işverenleri yersiz ihbar tazminatı taleplerine karşı korur."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/29851 E. 2013/25453 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, prim alacağı, mobbing alacağı ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı işyerinde 12/05/2007- 31/05/2010 tarihleri arasında tatil günleri dahil 10.00-22.00 arası günde 12 saat süreyle çalışmakta iken sürekli davalı şirket yetkililerinin küfürlü hakaretlerine, aşağılamalarına ve psikolojik baskılarına muhatap olduğunu, uzun süre maaşlarına zam yapılmaması, çalışma saatlerinin düzenlenerek vardiyaya dönüştürülmesi ve ödenmemiş haklarının ödenmesi konusunda görüşmek için şirket sahibinin yanına gidildiğinde sinkaflı sözlerle iş akitlerinin feshedildiğini, son aylık net ücretinin 550,00 TL olduğunu ayrıca ayda 135,00 TL yemek yardımı aldığını, son Mayıs ayı çalışması karşılığı olarak 250,00 TL avans dışında ödeme yapılmadığını, ayrıca 100,00 TL prim alacağı kaldığını, akdin feshinden sonra işçilikten doğan diğer alacaklarının da ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, prim alacağı ve mobing tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, işyerinde 03/11/2007 tarihinde işe başlayan davacının 29/05/2010 tarihinde müvekkilinden zam talebinde bulunduklarını, biraz sabretmelerinin söylenmesi ve zam taleplerinin karşılanmaması üzerine 31/05/2010 tarihinde toplu olarak işi terk ettiklerini, takip eden günlerde izinsiz ve mazeretsiz devamsızlıkları olduğunu, bu devamsızlıklarının haklı mazeretini bildirerek işbaşı yapmaları konusunda ihtarname gönderildiği halde haklı gerekçe bildirmeksizin işe gelmediklerini, zam talebinde bulundukları anda hiçbir şekilde davacı ve arkadaşlarına küfür ve hakaret edilmediğini, işten kovulduklarına ilişkin herhangi bir söz söylenmediğini, zam talebinin de haklı sebep olmadığını, davacıya fazla mesai yaptırılmadığını, hafta ve genel tatillerde çalıştırılmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, işyerinde asgari ücretle çalıştığını, prim uygulaması bulunmadığını, yemek yardımının da iddia edilen tutarda olmadığını, davacıya herhangi bir baskı yapılmadığını ve hakaret edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının yaptığı fazla çalışma ve tatil çalışmaları karşılığı ek ücretlerini talep etmesi üzerine iş akdinin davalı şirket tarafından feshedildiği, davalının feshi haklı sebebe dayanmadığından davacının ihbar ve kıdem tazminatı alacaklısı olduğu gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı süresi içersinde taraflar vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı yıllık ücretli izin alacağını talep etmiş olmasına rağmen olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3- Davacı Mayıs/2010 ayı için bakiye ücret talebinde bulunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu aya ait ücretlerin işverence ödendiğinin tespiti ile davacının ücret alacaklısı olmadığı belirtilmiş ve yerel mahkemece karar gerekçesinde davacının ücret taleplerinin reddine karar verilmiş olmasına karşın hüküm fıkrasında ücret alacağının tahsiline karar verilmesi hatalıdır.

4- İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği, ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı Kanun'u da, 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir.Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır. İşçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi işçiye bu imkanı verir. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması gerekir.4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.

Somut olayda, davacının, davalı işyerinde 12/05/2007- 31/05/2010 tarihleri arasında tatil günleri dahil 10.00-22.00 arası günde 12 saat süreyle çalışmakta iken sürekli davalı şirket yetkililerinin küfürlü hakaretlerine, aşağılamalarına ve psikolojik baskılarına muhatap olduğunu, uzun süre maaşlarına zam yapılmaması, çalışma saatlerinin düzenlenerek vardiyaya dönüştürülmesi ve ödenmemiş haklarının ödenmesi konusunda görüşmek için şirket sahibinin yanına gidildiğinde sinkaflı sözlerle iş akitlerinin feshedildiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise davacının 29/05/2010 tarihinde zam talebinde bulunduğunu, biraz sabretmelerinin söylenmesi ve zam taleplerinin karşılanmaması üzerine 31/05/2010 tarihinde toplu olarak işi terk ettiklerini, takip eden günlerde izinsiz ve mazeretsiz devamsızlıkları olduğunu, bu devamsızlıklarının haklı mazeretini bildirerek işbaşı yapmaları konusunda ihtarname gönderildiği halde haklı gerekçe bildirmeksizin işe gelmediklerini, zam talebinde bulundukları anda hiçbir şekilde davacı ve arkadaşlarına küfür ve hakaret edilmediğini, işten kovulduklarına ilişkin herhangi bir söz söylenmediğini, zam talebinin de haklı sebep olmadığını iddia ettiği anlaşılmıştır. İşverenin maaş ve mesai saatleri ile ilgili görüşmede davacı ve arkadaşlarını hakaret ederek kovduğuna dair birbirine tanıklık eden ve işverene karşı davası olan davacı tanık beyanlarından başka delil olmadığı, bu durumda, iş sözleşmesinin davacı işçinin işverence işyerinden kovularak işverence haksız olarak feshedildiği olgusunun ıspatlanamadığı ortadadır. Ancak yapılan yargılama sırasında davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğu tesbit edilmiş olup, bu alacakların ödenmemiş olması, iş sözleşmesinin işçi tarafından 4857 sayılı Kanun'un 24/II. maddesince haklı sebeple feshedilmesi şartlarını oluşturur. İşverence tutulan devamsızlık tutanakları işçinin haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiği tarihten sonra tutulduğundan bu tutanaklara itibar edilmesi mümkün değildir. İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilmesi halinde ise ihbar tazminatı ödenmez. Açıklanan nedenlerle, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği kabul edilerek ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.

F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.