Emsal Karar
"Davacı, bu dilekçeyi baskı ile yazdığını ve imzaladığını iddia etmişse de, irade fesadına ilişkin bu beyanların ispatlanamadığı, iddiaların soyut kaldığı ve davacının 31/07/2012 tarihli dilekçede belirttiği istifa sebebinin haklı bir neden oluşturmadığı anlaşıldığından, davacının kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi gerekirken gerekçesi dahi açıklanmadan kabulü hatalıdır."
"Bu emsal karar, işçinin istifa dilekçesini baskı veya tehdit (irade fesadı) altında yazdığını ileri sürmesi halindeki ispat kurallarını netleştirmektedir. Karara göre, el yazılı bir istifa belgesinin varlığı durumunda, bu belgenin zorla alındığını iddia eden işçi bu iddiasını somut delillerle kanıtlamak zorundadır; aksi halde iddia soyut kalır ve belgedeki beyan esas alınır. Belirtilen istifa sebebi yasal olarak haklı bir nedene dayanmıyorsa işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Bu hüküm, elinde işçinin kendi rızasıyla yazılmış gibi görünen bir istifa dilekçesi bulunan işverenin hukuki pozisyonunu ciddi şekilde güçlendirirken, işçiye rızasının sakatlandığını kanıtlama konusunda ağır bir ispat yükü yüklemektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2014/32599 E. 2016/15222 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı işyerinin....ofisinde 25.10 2009-31.07.2012 tarihleri arasında.... Satış Uzmanı olarak kesintisiz, kısmen maaş kısmen prim usulü şeklinde çalıştığını, ücretinin her ay değiştiğini, son donemde ücretin 1.500-1.700 TL arası olduğunu, Aralık 2011’den beri prim hak edişlerini alamadığını, fazla çalışmasına rağmen fazla mesai ücreti alamadığını, davalı şirketin işçilere mobbing uygulamak suretiyle işçileri işten çıkmaya zorlamaya başladığını ve sonunda davacının işten atılmak suretiyle istifa etmiş gibi gösterildiğini, işten ayrılmadığını, davalı şirketçe çıkarıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve prim alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; davacının davalı şirket nezdinde 25.10.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, hizmet akdinin istifa neticesinde 31.07.2012 tarihinde son bulduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının olmadığını, işyerinde fazla mesai yapılmadığını, davacının tüm ücret, hak ve alacaklarının kendisine ödenmiş olduğunu, düzenlenen maaş bordrolarının herhangi bir itiraz gösterilmeden davacı tarafından imzalandığını, ödemelerin davacının banka hesabına yapıldığını, davacının fesih sebebiyle de ibraname imzalayarak işverene teslim ettiğini, davacının hizmet akdinin istifa ile feshine müteakip 2012 Temmuz dönemi bordrosunun imzalanmadığını, ancak tahakkuk eden prim ücret ve alacaklarının banka hesaplarına ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, iş akdinin davalı işverence haksız nedenle feshedildiğini iddia etmiş, işveren de davacı işçinin istifa ettiğini savunmuştur.
Davacı dosyada mevcut 31/07/2012 tarihli el yazılı dilekçede aynen “yönetimdeki değişiklik tarafımdan hoş karşılanmadığı için istifa ediyorum” şeklinde açıklama yapmıştır.
Davacı, bu dilekçeyi baskı ile yazdığını ve imzaladığını iddia etmişse de, irade fesadına ilişkin bu beyanların ispatlanamadığı, iddiaların soyut kaldığı ve davacının 31/07/2012 tarihli dilekçede belirttiği istifa sebebinin haklı bir neden oluşturmadığı anlaşıldığından, davacının kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi gerekirken gerekçesi dahi açıklanmadan kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.