Anasayfa Karar Bülteni YARGITAY | 20. HD | 2015/4214 E. | 2015/3695 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 20. HD 2015/4214 E. 2015/3695 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Yargıtay 20. Hukuk Dairesi
Esas No 2015/4214
Karar No 2015/3695
Karar Tarihi 06.05.2015
Dava Türü Manevi Tazminat
Karar Sonucu Gönderme
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
  • Mobbing uyuşmazlıkları ilgili ihtisas dairesince incelenmelidir.
  • Daireler arası görev uyuşmazlıkları kurula gönderilir.
  • Görev ve iş bölümü itirazları yasal kurallara tabidir.
  • Manevi tazminat taleplerinin incelenmesi ilgili daireye aittir.

Bu karar, Yargıtay daireleri arasındaki görev ve iş bölümü ilişkisini hukuken netleştiren usuli bir nitelik taşımaktadır. Psikolojik taciz (mobbing) iddialarına dayanan manevi tazminat istemli bir davada, temyiz incelemesini yapacak olan dairenin belirlenmesi aşamasında ortaya çıkan görev sorunu ele alınmıştır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın niteliği gereği dosyanın kendi inceleme alanına girmediğini tespit ederek, dosyayı esastan incelemek yerine usul kuralları çerçevesinde yetkili birimin belirlenmesi için ilgili kurula sevk etmiştir. Bu durum, hukuki uyuşmazlıkların doğru ihtisas daireleri tarafından incelenmesi ilkesinin katı ve tavizsiz bir yansımasıdır.

Benzer davalardaki emsal etkisi, özellikle mobbing gibi spesifik haksız fiil iddialarında temyiz mercilerinin doğru belirlenmesinin önemini ortaya koymaktadır. Uygulamada avukatların ve vatandaşların, temyiz dilekçelerinin hangi Yargıtay dairesine gideceğini öngörebilmeleri bakımından iş bölümü kararlarının dikkate alınması hayati önem taşır. Yargıtay Kanunu'nda yapılan değişiklikler uyarınca, daireler arası iş bölümü uyuşmazlıklarının Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu tarafından karara bağlanması, yargılamanın hızlı ve adil bir şekilde ilerlemesini sağlayan yapısal bir filtredir. Dosyaların daireler arasında sürekli gidip gelmesini engelleyen bu sistem, yargılamanın makul sürede bitirilmesi hakkına da hizmet eder. Karar, görev kurallarının kamu düzeninden olduğu ve her aşamada mahkemelerce resen gözetilmesi gerektiği prensibinin altını çizmesi yönüyle uygulamacılara rehberlik eden önemli bir içtihattır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, işyerinde maruz kalındığı iddia edilen psikolojik taciz, yani halk arasındaki yaygın adıyla mobbing uygulamalarına karşı açılmış hukuki bir davadan kaynaklanmaktadır. Davacı taraf, çalışma ortamında şahsına yönelik olarak gerçekleştirilen sistemli, sürekli ve yıpratıcı tutumlar neticesinde manevi anlamda derin bir zarara uğradığını ileri sürerek Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.

Uyuşmazlığın temel konusu, davacının bu haksız fiil niteliğindeki mobbing eylemleri sebebiyle yaşadığı psikolojik çöküntü ve üzüntünün manevi tazminat yoluyla giderilmesi talebidir. Taraflar arasındaki çekişme, yerel mahkeme tarafından verilen kararın ardından temyiz incelemesi için Yargıtay aşamasına taşınmış; ancak burada davanın esasına girilmeden önce hangi Yargıtay dairesinin bu tür haksız fiil davalarını incelemekle görevli olduğu hususunda usuli bir görev sorunu yaşanmıştır. Kısacası olay, mobbing gerekçesiyle talep edilen manevi tazminatın Yargıtay nezdindeki asıl muhatap dairesinin belirlenmesine dayanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, bu uyuşmazlığı çözerken davanın esasına yönelik maddi hukuku değil, tamamen usul hukuku kuralları ile Yargıtay'ın kendi iç işleyişine dair temel kanuni düzenlemeleri dayanak almıştır. Bu kapsamda mahkemenin kararını inşa ettiği en temel kural, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.14 hükmüdür. Bu madde, Yargıtay dairelerinin görev alanlarını, ihtisaslaşma prensiplerini ve hangi hukuki nitelikteki davalara hangi dairenin bakacağını belirleyen iş bölümü esaslarını düzenlemektedir. İlgili kurala göre, Yargıtay daireleri arasındaki iş bölümü Yargıtay Başkanlık Kurulunca kararlaştırılır ve daireler bu sınırlar dışına çıkamaz.

Ayrıca mahkeme, uyuşmazlığı çözerken Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararına atıf yapmıştır. Bu bağlayıcı iş bölümü kararı uyarınca, psikolojik taciz (mobbing) iddialarına dayalı haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat davalarının temyiz incelemesi görevinin 4. Hukuk Dairesine ait olduğu sabittir.

Bu noktada devreye giren diğer hayati kural ise, 2797 sayılı Kanun m.60/3 (01.04.2015 tarihli ve 6644 sayılı Kanun m.2 ile değişik) hükmüdür. Bu emredici madde uyarınca, bir Yargıtay dairesi kendisine gelen dosyanın inceleme görevinin aslında başka bir daireye ait olduğunu tespit ederse, doğrudan görevsizlik kararı vererek dosyayı diğer daireye göndermek yerine, görevli dairenin kesin olarak belirlenmesi amacıyla dosyayı doğrudan Hukuk İş Bölümü İnceleme Kuruluna sevk etmekle yükümlü tutulmuştur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olay detaylıca incelendiğinde, davacı tarafından çalışma hayatında karşılaştığı psikolojik taciz (mobbing) eylemleri sebebiyle uğranılan manevi zararların tazmini amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde bir dava açıldığı ve davanın yerel mahkemece karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Verilen bu yerel mahkeme kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, inceleme yapılmak üzere dosya Yargıtay 20. Hukuk Dairesine tevzii edilmiştir. Daire, önüne gelen uyuşmazlığın esasına girmeden önce titizlikle kendisine gelen dosyanın hukuki niteliğini ve davanın asıl konusunu tespit etmiş; uyuşmazlığın temelinde psikolojik tacize dayalı manevi tazminat isteminin yattığını belirlemiştir.

Daire tarafından yapılan usuli inceleme neticesinde, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.14 ve o dönem yürürlükte olan Başkanlık Kurulu iş bölümü kararı gereğince, haksız fiil temeline dayanan bu tarz manevi tazminat davalarının temyiz incelemesinin 20. Hukuk Dairesinin kendi görev alanına girmediği açıkça ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanmıştır. Daire, psikolojik taciz (mobbing) kaynaklı manevi zarar uyuşmazlıklarında asıl uzmanlaşmış ve bu konudaki temyiz itirazlarını değerlendirmekle kanunen görevlendirilmiş merciin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi olduğu kanaatine varmıştır.

Dosyanın görevli ve yetkili olmayan bir daire tarafından esastan incelenmesi açıkça hukuka aykırı olacağından, 20. Hukuk Dairesi esasa yönelik hiçbir hukuki denetim yapmamış, tarafların sunduğu maddi delilleri, mobbing eyleminin sübutunu veya yerel mahkemenin verdiği kararın doğruluğunu hiçbir şekilde tartışmamıştır. Bunun yerine, kanunun emredici usul kuralını işleterek daireler arası görev uyuşmazlığının çözülmesi gerektiğine hükmetmiş ve dosyayı yasal mercie tevdi etmeyi uygun bulmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, görevli dairenin belirlenmesi için dosyanın Hukuk İş Bölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesi yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: