Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/17138 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2015/17138
Karar No2017/18603
Tarih20.11.2017

"6100 sayılı HMK'nın 25. madde hükmüne göre Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz."

"Bu emsal karar, yargılamada taraflarca getirilme ilkesinin kesinliğini ve hakimin taraf beyanlarının dışına çıkarak hüküm kuramayacağını vurgulamaktadır. İş davalarında işçinin dava dilekçesinde çalışma koşulları veya alacaklarıyla ilgili yaptığı kısıtlayıcı açıklamalar ile dönemsel kabuller bizzat kendisini bağlar. Bu kural, özellikle işçinin kendi beyanıyla belirli dönemlerde mesai yapmadığını veya bazı çalışmaların kaldırıldığını açıkça belirttiği durumlarda işverenin elini güçlendirir; çünkü mahkemenin bu kısıtlayıcı beyanı göz ardı edip işveren aleyhine, işçinin iddia dahi etmediği vakıalar üzerinden genişletici hesaplama yapmasının usulen önüne geçilmiş olur."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/17138 E. 2017/18603 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, eşitlik ilkesine aykırılık tazminatı ile izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalıya ait işyerinde muhasebe program destek alanında işe başladığını, yaklaşık iki yıl bu görevde çalıştığını, sonra 'akaryakıt analizi uzmanı / tank sorumlusu' pozisyonuna yükseltildiğini, aynı işyerinde çalışan eşinin istifası sonucu cezalandırma mahiyetinde eski pozisyonuna döndürüldüğünü, kendisine yapılan baskılar sonunda iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile mobbing nedeniyle İş Kanununun 5. maddesi kapsamında eşitlik ilkesine aykırılık tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacı iddilarının doğru olmadığını, haksız yere işe gelmediğini, fazla çalışma yapmadığını, alacağı olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin ücreti alacakları olduğu ancak ispat edilememesi nedeniyle mobbinge bağlı tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı taraf dava dilekçesinde fazla çalışma alacağı ile ilgili açıklama yaparken açıkça 2012 yılı Ekim ayından sonra Cumartesi çalışmalarının kaldırıldığını açıklamıştır.

6100 sayılı HMK'nın 25. madde hükmüne göre Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz. Bu hüküm karşısında davacının dava dilekçesindeki açıklanan beyanı dikkate alınmadan hesap döneminin tamamında Cumartesi çalışması yapıldığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.