Anasayfa Karar Bülteni AYM | Aydın S. Kocaman vd. | BN. 2022/94195

Karar Bülteni

AYM Aydın S. Kocaman vd. BN. 2022/94195

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2022/94195
Karar Tarihi 02.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal ve Kabul Edilemezlik
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Taşınmaza kamulaştırmasız el atılması mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Tazminatın enflasyon karşısında değer kaybetmesi ölçüsüz külfettir.
  • Makul sürede yargılanma şikayetlerinde komisyon yolu tüketilmelidir.
  • Başvurucu vefat ederse mirasçılar yargılama sürecini sürdürebilir.

Bu karar, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara hukuki bir dayanak olmaksızın fiilen el atması ve ardından uzun süren davalar neticesinde ödenen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybetmesi durumunda mülkiyet hakkının ihlal edileceğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen tazminat bedellerinin, yargılama ve icra süreçlerindeki gecikmeler kaynaklı enflasyonist etkiler nedeniyle aşınmasını, mülk sahibine yüklenen orantısız ve olağan dışı bir külfet olarak değerlendirmiştir. Ayrıca, makul sürede yargılanma hakkı şikayetlerinde Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi zorunluluğu bir kez daha vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra, başvuru sürecinde vefat eden kişinin haklarının mirasçıları tarafından takip edilebilmesine yönelik usuli güvenceler açıklığa kavuşturulmuştur.

Kararın emsal etkisi, özellikle uzun süren kamulaştırma ve el atma davaları neticesinde elde edilen tazminatların zamanın yıpratıcı ekonomik koşulları ve enflasyon karşısında eridiği tüm uyuşmazlıklar için büyük bir önem taşımaktadır. İdarelerin, mülkiyet hakkına müdahalelerinde anayasal ve yasal usullere sıkı sıkıya uyması gerektiği yinelenmiştir. Uygulamada, mahkemelerin hükmettiği tazminatların ödeme tarihindeki alım gücünün korunması, mülk sahiplerinin gerçek zararının karşılanması ve adil dengenin tesisi açısından zorunlu bir kriter hâline gelmiştir. Ayrıca, yargılamaların uzaması kaynaklı şikayetlerde başvurucuların doğrudan Anayasa Mahkemesi yerine öncelikle idari nitelikteki Tazminat Komisyonuna başvurmaları gerektiği yönündeki içtihat pekiştirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, başvurucuların maliki oldukları taşınmaza idare tarafından herhangi bir yasal kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması olayına dayanmaktadır. Başvurucular, özel mülkiyetlerindeki söz konusu taşınmaza hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesi nedeniyle yargı yoluna başvurarak kamulaştırmasız el atma tazminatı talebiyle dava açmışlardır. Yürütülen hukuki süreçler neticesinde başvurucular lehine tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Ancak yargılama sürecinin çok uzun sürmesi, mahkeme kararlarının zamanında icra edilmemesi ve bu gecikmeler sebebiyle hükmedilen tazminat bedellerinin enflasyon karşısında ciddi şekilde eriyerek değer kaybetmesi yeni mağduriyetler yaratmıştır. Başvurucular, idarenin hukuka aykırı fiilî el atma eylemi, tazminatların değer kaybına uğraması, mahkeme ilamının zamanında yerine getirilmemesi ve yargılamanın makul sürede bitirilememesi nedenleriyle mülkiyet hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, bu tür uyuşmazlıkları karara bağlarken temel dayanak olarak Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerinde düzenlenen mülkiyet hakkı ile kamulaştırma ilkelerini esas almaktadır. İdarenin, kamu yararı amacıyla dahi olsa özel mülkiyete konu bir taşınmaza müdahale edebilmesi için mutlaka 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine ve usullerine sıkı sıkıya riayet etmesi gerekmektedir. İdarenin bu yasal usulleri izlemeden ve bedelini peşin ödemeden taşınmaza fiilen el atması, kanunilik ilkesini ihlal eden ve demokratik hukuk devleti standartlarıyla bağdaşmayan keyfî bir müdahale olarak nitelendirilmektedir.

Mülkiyet hakkı kapsamında, kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminatların ödenmesi sürecinde enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması, yerleşik anayasal içtihatlara göre mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Tazminat bedelinin gerçek değerini ve alım gücünü yansıtacak şekilde zamanında ödenmemesi, kamu yararı ile bireysel haklar arasında kurulması gereken adil dengeyi malik aleyhine açıkça bozmaktadır.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve mahkeme kararlarının geç icra edilmesine yönelik şikayetlerde ise 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulama alanı bulmaktadır. Anılan Kanun'un geçici 2. maddesinde, 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca, bu tür iddialar için öncelikle Tazminat Komisyonuna başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Bireysel başvurunun ikincillik vasfı gereğince, idari ve yargısal olağan kanun yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesine yapılan şikayetlerin incelenmesi mümkün değildir. Ayrıca, başvuru sürecinde vefat eden kişilerin hukuki statüleri 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve ilgili usul kuralları çerçevesinde mirasçıların iradesine bağlanmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken öncelikle bireysel başvuru yapıldıktan sonra vefat eden başvurucu Havva Kocaman yönünden usul kuralları çerçevesinde bir değerlendirme yapmıştır. Vefat eden başvurucunun mirasçılarının, makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme yönünde herhangi bir irade ortaya koymadıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ve usul kuralları gereğince bu başvurucu yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Diğer başvurucular yönünden esasa ilişkin yapılan incelemede, idarenin taşınmaza yasal bir kamulaştırma işlemi tesis etmeksizin fiilen el atmasının, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu usullerine aykırı olduğu ve bu durumun mülkiyet hakkına yönelik kanunilik ilkesini açıkça ihlal ettiği tespit edilmiştir. Buna ek olarak, açılan kamulaştırmasız el atma davası neticesinde hükmedilen tazminat bedellerinin, yargılamanın uzun sürmesi ve idare tarafından geç ödeme yapılması gibi nedenlerle enflasyon karşısında ciddi oranda değer kaybına uğratıldığı saptanmıştır. Mahkeme, tazminatın değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, başvurucular üzerinde enflasyon kaynaklı olağan dışı ve aşırı bir külfet yarattığını, dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan bu müdahalenin ölçülülük ilkesini zedelediğini vurgulamıştır.

Başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve mahkeme kararının icra edilmemesine yönelik iddiaları ise, başvuru yollarının tüketilmemesi kuralı bağlamında incelenmiştir. Derdest durumda olan veya yasal düzenleme kapsamına giren bu tür uzun yargılama ve geç icra şikayetleri için öncelikle Tazminat Komisyonuna gidilmesi gerektiği, bu yol tüketilmeden yapılan başvuruların incelenemeyeceği belirtilerek bu iddialar kabul edilemez bulunmuştur.

Giderim yönünden yapılan değerlendirmede, kamulaştırmasız el atma nedeniyle yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı ifade edilerek başvuruculara müştereken manevi tazminat ödenmesine, tazminatların değer kaybı yönünden ise ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma ve tazminatların değer kaybına uğraması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: