Bilişim Hukuku
Bilişim Hukuku — 90 SORU & CEVAP listelendi.
Fotoğraflarınızın ve kimlik bilgilerinizin bilginiz ile rızanız dışında kaydedilerek internet ortamında yayımlanması, kişilik haklarınıza yönelik çok ciddi bir saldırı niteliğinde olup tazminat davası açabilmenize olanak tanımaktadır. Kişisel verilerinizin kanuna aykırı olarak ifşa edilmesi, yaşadığınız üzüntü ve psikolojik yıpranmanın giderilmesi amacıyla hukuki sürecin başlatılması için haklı bir gerekçe oluşturmaktadır.
Hakkınızda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmaksızın medya organları veya sosyal medya platformları tarafından suçlu olarak lanse edilmeniz, anayasal bir güvence olan masumiyet karinesi ilkesinin ihlali olarak değerlendirilebilecek ciddi bir emaredir. Bir kişi hakkında suçluluğu kanıtlanmadan kamuoyunda peşin hüküm oluşturacak şekilde haber yapılması, yalnızca itibarınıza telafisi zor zararlar vermekle kalmaz, aynı zamanda yargı makamlarının tarafsızlığını etkileme ve adil yargılanma hakkınızı zedeleme riski de taşır.
Görüntünüzün ve sesinizin rızanız dışında yapay zekâ teknolojileri kullanılarak taklit edilmesi ve sanki sizmişsiniz gibi gerçeğe yakın sahte içerikler (deepfake) oluşturulması, temel kişilik haklarınızın ihlali kapsamında değerlendirilebilecek son derece ağır bir eylemdir. Mevzuatımıza ve yerleşik hukuk kurallarına göre kişilerin resmi, sesi ve ismi hukuken sıkı bir koruma altındadır ve bu unsurların ticari veya manipülatif amaçlarla sentetik yollarla kopyalanması haksız rekabet ile kişilik hakları ihlali çerçevesinde hukuki yaptırımlara tabi tutulabilecektir.
Fotoğraflarınızın ve isminizin rızanız dışında sahte bir sosyal medya profili oluşturularak internet ortamında paylaşılması, hukuki korunma talep edebileceğiniz ve soruşturmaya konu olabilecek önemli bir ihlal iddiasıdır. Sizi diğer bireylerden ayıran, fiziksel görünümünüzü yansıtan fotoğraflarınız hukuken korunması gereken kişisel verilerinizdendir.
Geçmişte yaşadığınız ve artık güncelliğini yitirmiş olumsuz olaylara ilişkin internet haberlerinin silinmesini talep etmeniz, yargı kararlarıyla şekillenmiş olan unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilecek hukuki bir imkandır. Kanunlarımızda bu hak doğrudan tek bir madde ile tanımlanmamış olsa da, yüksek mahkeme içtihatları doğrultusunda unutulma hakkı bireyin şeref ve itibarının korunması bağlamında anayasal bir güvence olarak kabul görmektedir.
Evet, geçmişte şahsınızla ilgili yapılmış olan haberlerin internet ortamından veya arama motoru sonuçlarından kaldırılmasını talep etmeniz belli şartların olgunlaşması halinde mümkündür. Modern hukuk sistemimizde unutulma hakkı olarak adlandırılan bu anayasal güvence, bireylerin geçmişte yaşadıkları olumsuz yargısal olayların sürekli ve sınırsız bir biçimde karşılarına çıkarılarak şeref, haysiyet ve itibarlarının zedelenmesini önlemeyi amaçlamaktadır.
Geçmişte yaşanmış ve güncelliğini yitirmiş olumsuz bir olaya dair içeriklerin internet arama sonuçlarında çıkmaya devam etmesi durumunda, unutulma hakkı çerçevesinde bu verilerin silinmesini talep etme imkanınız bulunmaktadır. Kamu yararının artık baskın olmadığı ve haber değerini tamamen yitirmiş içeriklerin dijital bellekte kalıcı izler bırakması, kişisel gelişiminizi ve mevcut hayatınızı olumsuz etkileyebileceğinden, bu durum hukuken korunmaya değer bir menfaat olarak görülmektedir.
Bireylerin geçmişte dijital ortamlarda rızaları dışında paylaşılan kişisel verilerinin ve görüntülerinin silinmesini veya erişiminin kısıtlanmasını talep etmeleri, unutulma hakkı çerçevesinde korunan temel bir hukuki imkandır. Çocukluk döneminde ebeveynler veya üçüncü kişiler tarafından yayılan içerikler, reşit olduktan sonra kişinin itibarını veya özel hayatını olumsuz etkiliyorsa, ilgili platformlardan bu verilerin kaldırılması yasal olarak istenebilir.
Aileniz tarafından size gönderilen kitapların ceza infaz kurumu yönetimi tarafından size verilmemesi, Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkınıza yönelik bir müdahale oluşturmaktadır. Cezaevindeki mahkûmların süreli veya süresiz yayınlardan bedelini ödemek şartıyla yararlanma hakkı bulunmaktadır ve bu yayınlara erişimin engellenmesi doğrudan haber veya fikir alma özgürlüğünüzü kısıtlar.
Şirketinize ait internet sitesine yalnızca avukatların yürütebileceği hukuki hizmetlere dair içerikler barındırdığı gerekçesiyle erişimin engellenmesi, Anayasa Mahkemesi kararlarına göre ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirilebilmektedir. İnternet sitelerine veya içeriklerine getirilen erişim engeli kısıtlamaları, doğrudan bilgi alma ve verme hürriyetine dokunduğu için ifade özgürlüğüne yapılmış ağır bir müdahale niteliği taşımaktadır.