Bir kişinin hileli davranışlarla sizi aldatarak kendi veya başkası lehine malvarlığınızda bir azalmaya neden olması, hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir dolandırıcılık eylemidir. Dolandırıcılık suçunu diğer malvarlığına karşı suçlardan ayıran en temel unsur olan hileli davranışlar, olay esnasında karar verme özgürlüğünüzü ve iradenizi derinden sakatlamaktadır.
Şirketinizin e-posta adresine kasıtlı ve olağandışı bir biçimde ileti gönderilerek mesaj almanızın engellenmesi, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen ve ceza hukuku anlamında yasal yaptırımı olan bir engelleme fiilidir. Teknolojinin gelişmesiyle klasik araçların yerini alan elektronik posta gibi modern iletişim yollarının kesintiye uğratılması, temel anayasal haklardan olan haberleşme hürriyetinize yönelik hukuka aykırı bir müdahaledir.
Eski e-posta hesabınızın şifresinin kırılarak özel yazışmalarınızın okunması ve ele geçirilmesi, haberleşme hürriyetinize ve kişisel verilerinizin gizliliğine yapılmış bir müdahale olarak değerlendirilebilecek niteliktedir. Elektronik posta adresleri ve şifreleri kişiyi belirlenebilir kılan verilerden olduğu için kişilik hakkı kapsamında korunan değerler arasında yer alır.
Güvenli elektronik imza barındırmayan normal e-posta iletileri, fiziksel bir kütleye sahip olmadıkları ve kimlik tespiti konusunda kesin bir güvence sunmadıkları için ceza hukuku anlamında evrakta sahtecilik suçunun konusunu oluşturmamaktadır. Bir yazının belge sayılabilmesi için o yazının belirli bir kişiye doğrudan atfedilebilir olması ve hukuken bir kıymet taşıması gerekmektedir.
Hukuk sistemimizde belgede sahtecilik suçundan bahsedilebilmesi için, üzerinde oynama yapılan nesnenin kâğıt gibi dokunulabilir bir maddî varlığa sahip olması gerekmektedir. İnternet üzerindeki işlemlerinizde yer alan soyut elektronik veriler, fiziksel bir kütleye sahip olmadıkları için ceza hukuku bağlamında doğrudan belge olarak kabul edilmemektedir.
Sosyal medyada paylaşılan bir gönderiye veya yirmi dört saat içinde kaybolan bir hikayeye yalnızca emoji bırakmanızın tek başına cezai sorumluluk doğurmayacağı yönünde güçlü hukuki kanaatler bulunmaktadır. Sosyal medya platformlarının teknik yapısı gereği, kullanıcıların ekranı kaydırırken yanlışlıkla bir emojiye dokunması veya kullanılan bir emojinin tam olarak ne anlama geldiğini bilmeden tepki vermesi oldukça olağan karşılanmaktadır.
Kamusal alanlarda mağdurun rızası ve haberi olmaksızın etek altı veya mahrem sayılabilecek bölgelerinin fotoğraflarının ya da videolarının çekilmesi, hem özel hayatın gizliliğini ihlal suçu hem de cinsel taciz suçu kapsamında hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylemdir. Yargıtay içtihatlarında bu tür davranışların, mağdurun fiziksel mahremiyetini ihlal etmesinin yanı sıra failin kendi cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadına yönelik olması nedeniyle fikri içtima kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sermaye piyasası suçlarında pişmanlık duyarak elde edilen haksız kazancın Hazineye ödenmesi, hapis cezasından tamamen kurtulma veya alınacak cezada ciddi indirimler sağlama ihtimalini doğuran yasal bir imkandır. Kanunumuz, işleme dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyenlerin, soruşturma aşaması başlamadan önce elde ettikleri veya sebep oldukları menfaatin iki katını ve en az beş yüz bin Türk Lirası olmak koşuluyla devlete ödemelerini etkin pişmanlık kurumu kapsamında değerlendirmektedir.
Mağdurun uğradığı maddi zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi, ceza hukuku bağlamında lehinize sonuçlar doğurabilecek önemli bir adımdır. Başkasına ait bir kartı izinsiz kullanarak menfaat sağlayan kişinin, işlediği eylemden bizzat pişmanlık duyması ve bu zararı yargılama süreci öncesinde veya hüküm verilmeden önce karşılaması durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması söz konusu olabilecektir.
Suç tamamlandıktan ve haksız menfaat temin edildikten sonra pişmanlık duyarak mağdurun zararını aynen veya tazmin suretiyle gidermeniz, ceza hukuku sistemimizde etkin pişmanlık kurumu çerçevesinde çok önemli bir indirim nedenidir. İadenin, hakkınızda kovuşturma (dava) başlamadan önce yani iddianamenin kabulünden evvel gerçekleştirilmiş olması durumunda, mahkemece verilecek cezanın üçte ikisine kadar indirilmesi kanunen mümkündür.