Örgüt Üyeliği
Örgüt Üyeliği konusunda 54 içerik listelendi.
Mahkemenin mahkûmiyet gerekçesinde dayandığı tanık beyanları ile dosyadaki mevcut ifadeler arasında uyumsuzluk bulunması ve bu duruma itiraz etmenize rağmen mahkemenin bunu kararda tartışmaması hukuka uygun kabul edilmemektedir. Bir ceza davasında mahkemelerin davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddia ve savunmalara makul bir gerekçe ile yanıt vermesi yasal bir zorunluluktur.
Hangi fiillerin yasaklandığının ve bu yasak fiillere verilecek cezaların kanunda hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması anayasal bir zorunluluktur ve bu durum kesinlikle haklarınıza aykırıdır. Yargı organları, kişilerin eylemlerinin bir suça karşılık gelip gelmediğini belirlerken, kanuniliğin güvencesini anlamsız kılacak şekilde öngörülemez ve keyfî yaklaşımlarda bulunamazlar.
Kapatılan dernek ve sendikalara yönelik üyelik eylemlerinizin sempati ve iltisak boyutunu aşıp aşmadığı ve örgüte yardım etme kastıyla hareket edip etmediğiniz araştırılmadan mahkûmiyet kararı verilmesi, yargılamanın adilliğini zedeleyen bir durumdur. Yargıtay uygulamalarına göre kişilerin örgüte bağlı dernek veya sendika üyesi olması, tek başına suç delili olarak kabul edilmemekte; eylemin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilebilmesi için sizin o yapıya yardım etme kastıyla bilerek ve isteyerek hareket ettiğinizi ispatlayan ek delillerin ortaya konulması gerekmektedir.
Ceza infaz kurumundaki idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlli olduğunuz ve dönem puanınızın yeterli olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkeme kararına dayanmayan örgüt üyeliği varsayımıyla haklarınızın kısıtlanması durumunda bireysel başvuru yoluna gidebilirsiniz. Kamu makamlarının, yargı mercileri tarafından verilmiş kesin bir mahkûmiyet hükmü olmadan kendi değerlendirmeleriyle kişilere yeni cezai sorumluluklar yüklemesi veya onları suçlu ilan etmesi hukuken korunamaz.
Sadece internet bağlantı iletişim sorgu sonuçları olan CGNAT kayıtlarına dayanılarak ayrıntılı tespit ve değerlendirme tutanağı olmadan cezalandırılmanız yerleşik içtihatlara göre yeterli bir delil değerlendirmesi olarak görülmemektedir. Yargıtay uygulamalarına göre bir kişinin söz konusu programın kullanıcısı olduğunun kesin olarak tespiti için sadece kurumlardan getirtilen kayıtların bulunması yeterli delil olarak kabul edilmemektedir.
Yalnızca hukuki kesinlik içinde ortaya konulmamış sabit hat aramaları ve doğruluğu duruşmada tarafınızca test edilmemiş tanık beyanlarına dayanılarak ceza verilmesi hukuka uygun kabul edilmeyebilir. Terör örgütüne üye olma suçlamalarında, ankesörlü hatlarla iletişim kurma yöntemine dâhil olup olmadığınızın belirlenmesi için adli makamlarca yapılması gerekli görülen temel araştırmalar bulunmaktadır.
Kapatılan kuruma ödediğiniz okul kayıt ücretinin terör örgütüyle bağlantınız olduğu gerekçesiyle size iade edilmemesi hukuka uygun değildir ve mülkiyet hakkınızın ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, kişilerin terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olması, özel hukuk ilişkileri çerçevesinde yerine getirdikleri yükümlülüklerden doğan hukuken geçerli alacaklarının ödenmemesi için meşru bir gerekçe oluşturamaz.
Birleşen dosyadaki suçlamaya ilişkin savunmanız alınmamış olsa bile yargılamanın bütününde size yeterli zaman ve imkân sağlanmışsa bu durum doğrudan bir hak ihlali yaratmayabilir. Anayasa Mahkemesi kararına göre, birleşen dosyadaki iddianamenin size tebliğ edilmiş olması ve bu yeni suçlamaya dair delillerin asıl cezalandırıldığınız suçların gerekçesinde kullanılmamış olması son derece önemlidir.
İdare, olağanüstü halin kaldırılmasından sonra dahi ilgili kanun hükmünde kararnameye eklenen geçici maddeler uyarınca, terör örgütleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen personeli kamu görevinden çıkarma yetkisine sahiptir. Bu düzenlemeler kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çalışan bir personelin meslekten çıkarılması için hakkında verilmiş kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti bulunması şart değildir.
Eski komutanlarınızın sonradan terör örgütü üyeliğinden ceza alması veya size karşı haksız uygulamalar ve bezdiri eylemleri içinde bulundukları yönündeki iddialarınız, sözleşmenizin yenilenmemesi işleminin iptali için tek başına yeterli bir gerekçe olarak görülmemektedir. Mahkemeler, sözleşmenin yenilenmemesi işlemini incelerken öncelikle sizin hakkınızda yürütülen güvenlik soruşturması verilerine ve adli makamlardaki mevcut dosya durumunuza odaklanmaktadır.