Anasayfa Makale Banka veya Kredi Kartı Suçlarının Bilişim...

Makale

Bu makalede, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun ceza hukuku uygulamasındaki teşebbüs, iştirak ve içtima gibi özel görünüş biçimleri bilişim hukuku perspektifiyle incelenmektedir. Suçun tamamlanma anı, faillerin birlikte hareket etmesi ve eylemlerin birden fazla suça vücut vermesi durumları detaylıca analiz edilmiştir.

Banka veya Kredi Kartı Suçlarının Bilişim Hukukunda Özel Görünüşleri

Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler, ödeme sistemlerinin dijitalleşmesine ve dolayısıyla banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması fiillerinin artmasına neden olmuştur. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle yaklaşıldığında, Türk Ceza Kanunu madde 245'te düzenlenen bu suçun uygulamada nasıl vücut bulduğunu anlamak için suçun özel görünüş biçimleri büyük önem taşımaktadır. Suçun özel görünüşleri kavramı; fiilin tamamlanamaması hali olan teşebbüs, birden fazla failin suça katılımını ifade eden iştirak ve failin eyleminin birden fazla suçu ihlal etmesi durumu olan içtima kurumlarını kapsamaktadır. Uygulamada faillerin teknolojik araçlar kullanarak gerçekleştirdikleri eylemlerin suçun hangi aşamasında kaldığı veya diğer klasik suç tipleriyle nasıl birleştiği hususları, yargı kararlarında sıkça tartışılan karmaşık hukuki sorunlar doğurmaktadır. Bu yazımızda, suçun unsurları ve yaptırım boyutları dışarıda bırakılarak, sadece ilgili fiillerin teşebbüs, iştirak ve içtima kuralları çerçevesindeki hukuki statüsü bilişim hukuku bağlamında incelenecektir.

Kart Suçlarında Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması

Türk Ceza Kanunu sistematiğinde suça teşebbüs, failin işlemeyi kastettiği suça elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması, ancak elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamasıdır. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun birinci ve üçüncü fıkraları bakımından, failin kartı otomatik para çekme makinesine veya POS cihazına yerleştirmesinden sonra elektrik kesintisi yaşanması, şifrenin yanlış girilmesi veya cihazın onay vermemesi gibi durumlarda suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Failin sadece başkasına ait kartı ele geçirmesi, henüz kullanma eylemine başlamadığı için ilgili madde kapsamında teşebbüs sayılmaz; bu durum hırsızlık gibi diğer suç tiplerini gündeme getirebilir. Bilişim sisteminin yapısı gereği, cihazda para olmaması veya kartın limitinin yetersiz olması durumunda dahi fail eyleme başladığı için elverişsiz teşebbüs hükümleri değil, olağan teşebbüs hükümleri uygulanır. Failin icra hareketlerinden kendi iradesiyle vazgeçtiği veya zararın doğmasını engellediği durumlarda ise gönüllü vazgeçme kuralları devreye girmektedir.

Sahte Kart Üretiminde Teşebbüs

Suçun ikinci fıkrasında yer alan sahte banka veya kredi kartı üretme, satma veya devretme gibi eylemler kural olarak sırf hareket suçu niteliğindedir ve bu hareketlerin yapılmasıyla suç tamamlanır. Ancak doktrindeki ağırlıklı görüşe ve yargı kararlarına göre, hareketlerin kısımlara bölünebildiği durumlarda bu fıkra bakımından da teşebbüs mümkündür. Örneğin, failin kart kopyalama cihazını ATM'ye kurmaya çalışırken veya sahte kartların basımını yapacağı esnada kolluk kuvvetlerince suçüstü yakalanması halinde icra hareketleri bölünebildiğinden fiil teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilir. Failin, sahte üretilmiş kartı kullanmak amacıyla cihaza gitmesi ancak henüz işlemi gerçekleştirememesi durumunda ise, eylem üçüncü fıkradaki sahte kart kullanma suçuna teşebbüs kapsamında değil, ikinci fıkradaki bulundurma ve üretme kapsamında tamamlanmış suç olarak cezalandırılır. Bu durum, bilişim sistemlerinin güvenliğini sağlama amacı güden normun koruduğu değerin doğasıyla doğrudan ilişkilidir.

İştirak Halinde İşlenen Kart Suçları

Bir suçun birden fazla kişi tarafından önceden anlaşılarak birlikte işlenmesini ifade eden suça iştirak kurumu, kart suçlarında sıklıkla uygulama alanı bulmaktadır. Bu suç, failin belirli bir hukuki statüye sahip olmasını gerektirmeyen genel bir suç olduğundan, herkes tarafından iştirak halinde işlenebilir. Suçun işlenişinde, kişilerin fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmaları halinde birlikte faillik söz konusu olur. Örneğin, bir failin bilişim ağına sızarak kart numaralarını ele geçirmesi, diğer failin ise bu verileri boş plastik kartlara kodlaması durumunda her iki fail de suçun asli unsurlarını birlikte gerçekleştirdiği için müşterek fail olarak yargılanır. Şayet fail, hukuka aykırı yollarla elde ettiği kartı, durumdan habersiz ve suç işleme kastı bulunmayan iyi niyetli bir üçüncü kişiye kullandırtırsa, aracı olan kişi sorumlu tutulmazken asıl fail dolaylı faillik kuralları gereğince cezalandırılır.

Kart Suçlarında İçtima Sorunu ve Kanunların Birleşmesi

Failin eylemlerinin birden fazla kanun maddesini ihlal etmesi durumunu düzenleyen suçların içtimaı, banka veya kredi kartı suçlarında en karmaşık hukuki ihtilaflardan biridir. Bu suç tipi, hırsızlık veya dolandırıcılık gibi suçları içinde eriten bir bileşik suç değildir. Bu nedenle, failin bir başkasının cüzdanını çaldıktan sonra içindeki kredi kartını kullanarak nakit para çekmesi olayında, hukuki koruma alanları farklı olduğu için fail hem hırsızlık suçu hem de banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. İki suç arasında gerçek içtima kuralları uygulanır. Diğer yandan, failin bir bilişim sistemine hukuka aykırı şekilde girmesini düzenleyen izinsiz girme suçu veya verileri bozma suçu ile kart suçu aynı olayda birleşirse, fikri içtima ve normların çatışması gündeme gelir. Söz konusu suç, diğer bilişim suçlarına göre özel norm niteliğinde olduğundan, fail doğrudan bu özel madde üzerinden yargılanmalıdır.

Bilişim Sistemlerinde Zincirleme Suç Uygulaması

Aynı suç işleme kararı kapsamında, farklı zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suç hükümleri tatbik edilir ve faile tek ceza verilerek belirli oranlarda artırım yapılır. Banka veya kredi kartlarının haksız kullanımı vakalarında yargı organlarının zincirleme suç uygulamasında dikkat ettiği bazı temel kriterler mevcuttur:

  • Failin aynı mağdura ait olan bir kartı farklı zamanlarda ve farklı işyerlerinde birden fazla kez kullanması durumunda suç zincirleme olarak işlenmiş kabul edilir.
  • Failin aynı mağdura ait fakat farklı bankalarca düzenlenmiş birden fazla kartı kullanarak menfaat temin etmesi halinde, emsal yargı kararları doğrultusunda yine zincirleme suç kuralları devreye girer.
  • Aynı alışveriş bedelinin kasada kısa zaman aralıklarıyla, örneğin üçer dakika arayla tek işlemmiş gibi bölünerek tahsil edilmesi durumunda ise zincirleme suç değil, hukuken tek bir suç oluşur.

Bu çerçevede, korunan hukuki değerin toplum ve mağdurun kart hamili olduğu gerçeği göz önüne alınarak verilecek cezada hakkaniyet ve adalet sağlanır.

5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: