Anasayfa/ Makale/ Bilişim Sistemleri Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Hukuki Analizi

Bilişim Sistemleri Suretiyle Hırsızlık Suçu ve Hukuki Analizi

Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu, gelişen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yeni nesil malvarlığı ihlallerini konu almaktadır. Bu makalede, söz konusu nitelikli hırsızlık suçunun unsurları, korunan hukuki değerler ve benzer bilişim suçlarından ayrılan yönleri incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Geleneksel hırsızlık suçunun gerçekleştirilebilmesi için genellikle failin mağdurun evine girmesi veya eşyasını fiziksel bir temasla üzerinden alması gerekirken, teknolojideki gelişmeler bu suçun işleniş biçimini derinden değiştirmiştir. Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu, failin internet ve bilişim teknolojilerinin sağladığı imkanları kullanarak, mağdurla hiçbir şekilde fiziksel olarak karşılaşmadan suç işlemesine olanak tanımaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 142/2-e maddesinde hırsızlık suçunun daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikli hâli olarak düzenlenen bu suç tipi, hukuk sistemimizde dolaylı bilişim suçları kategorisinde yer almaktadır. Failin, uzak bir mesafeden tek bir tuşla mağdurun internet bankacılığına sızarak parayı kendi hesabına aktarması, bu suçun tipik işleniş şekillerinden biridir. Bilişim sistemlerinin faile sağladığı bu büyük kolaylık ve mağdurun malvarlığı üzerindeki yüksek risk potansiyeli, kanun koyucuyu bu eylemi nitelikli bir hırsızlık hali olarak düzenlemeye itmiştir. Uygulamada çoğu zaman dolandırıcılık veya sisteme müdahale suçlarıyla karıştırılabilen bu eylemin, hukuki sınırlarının ve unsurlarının doğru tespit edilmesi, adil bir yargılama süreci için büyük önem taşımaktadır.

Suçla Korunan Hukuki Değerler: Mülkiyet ve Zilyetlik

Ceza hukukunda her suç tipi, toplumsal düzenin devamı açısından korunması gereken belirli hukuki değerleri güvence altına almaktadır. Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunda korunan hukuki değerin ne olduğu hususu, doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay içtihatları ve genel kabule göre hem zilyetlik hem de mülkiyet hakkı korunmaktadır. Zilyetlik, kişiye mal üzerinde eylemsel bir tasarruf sağlarken; mülkiyet hakkı, hukuki bir hakimiyet sunmaktadır. TCK'nın hırsızlık suçunu düzenleyen hükümlerinde zilyedinin rızası olmadan ve başkasına ait ifadelerinin birlikte kullanılması, kanun koyucunun malikin hukuki hakkı ile zilyedin fiili hakimiyetini eşzamanlı olarak koruma altına aldığını göstermektedir. Dolayısıyla, internet bankacılığı üzerinden hukuka aykırı olarak aktarılan bir mevduat söz konusu olduğunda, paranın mülkiyetine sahip olan kişi ile o an hesabı fiilen yöneten kişinin farklı olması durumunda dahi, eylem hırsızlık suçunu oluşturur ve her iki değer de ceza hukuku korumasından yararlanır.

Suçun Maddi Unsurları: Fiil, Konu, Fail ve Mağdur

Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen hırsızlık suçunun maddi unsurlarından olan fiil, taşınır bir malın zilyedinin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alınmasıdır. Ancak bu suç tipini basit hırsızlıktan ayıran temel özellik, alma fiilinin mutlaka bilişim sistemlerinin yazılım unsurları kullanılarak gerçekleştirilmesidir. Suçun faili açısından herhangi bir özel sıfat aranmamakta olup, eylemi gerçekleştiren her gerçek kişi fail olabilir. Mağdur ise, rızası dışında malvarlığından eksilme meydana gelen, taşınır malın maliki veya zilyedi konumundaki kişidir. Tüzel kişilerin banka hesaplarından bilişim sistemleri kullanılarak hukuka aykırı para transferi yapılması halinde, tüzel kişinin kendisi suçun mağduru değil, yalnızca suçtan zarar göreni olabilir; mağdur sıfatı tüzel kişiyi temsile yetkili gerçek kişiye aittir. Failin, mağdurun iradesi dışında gerçekleştirdiği, örneğin internet şifresini kırmak suretiyle hesaptaki parayı havale etmesi gibi icrai hareketler suçun oluşumu için şarttır.

Suçun konusu, üzerinde fiilin işlendiği, taşınabilir nitelikte ve başkasına ait ekonomik veya manevi değere sahip bir maldır. Doktrinde ve uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, dijitalleşen dünyada nelerin taşınır mal sayılabileceğidir. Bilişim sistemlerindeki veriler, maddi bir varlığa sahip olmamaları nedeniyle hırsızlık suçunun konusunu oluşturamazlar; verilerin yer değiştirmesi veya kopyalanması ancak sisteme müdahale veya verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarına vücut verebilir. Kredi veya banka kartı bilgilerinin ele geçirilerek kullanılması eylemi, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluştururken; kripto varlıkların hukuki niteliği henüz tam anlamıyla taşınır mal olarak nitelendirilmediği ve yasal olarak para vasfı taşımadığı için, cüzdanların hacklenerek kripto transferi yapılması eyleminin hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, sisteme müdahale suçu bağlamında ele alınması gerektiği görüşü ağırlık kazanmaktadır.

Bilişim Suçlarında Benzer Suç Tipleriyle Karşılaştırma

Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunun uygulamada en sık karıştırıldığı eylemlerden biri, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçudur. İki suç arasındaki en temel ve belirleyici fark, hile unsurunun mağdurun rızasını nasıl etkilediğidir. Dolandırıcılık suçunda fail, mağduru bilişim sistemleri (örneğin sahte ilanlar veya web siteleri) aracılığıyla aldatarak, mağdurun kendi rızasıyla (ancak hileyle sakatlanmış bir iradeyle) malı veya parayı faile teslim etmesini sağlar. Buna karşılık, nitelikli hırsızlık suçunda fail, mağdurun hiçbir rızası ve bilgisi olmaksızın, doğrudan sistemin açıklarını veya ele geçirilmiş şifreleri kullanarak taşınır malı kendi hakimiyetine alır. Bu noktada, popüler bir saldırı türü olan oltalama yöntemiyle mağdurun şifrelerinin ele geçirilmesi ve sonrasında mağdurun bilgisi dışında hesaptan para aktarılması eylemi, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre dolandırıcılık değil, kesinlikle bilişim sistemleri suretiyle hırsızlık suçunu oluşturmaktadır.

Uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde dikkate alınması gereken temel farklar şunlardır:

  • Bilişim Sistemleriyle Hırsızlık: Mal, mağdurun bilgi ve rızası tamamen dışında, failin bilişim sistemini bir araç olarak kullanıp sisteme doğrudan müdahale etmesiyle bulunduğu yerden alınır.
  • Bilişim Sistemleriyle Dolandırıcılık: Failin bilişim sistemi üzerinden yaptığı hileli hareketlere aldanan mağdur, kendi iradesiyle ve sakatlanmış rızasıyla malı bizzat faile teslim eder veya para transferini kendisi gerçekleştirir.
  • Phishing (Oltalama) Yöntemi: Oltalama ile şifre ele geçirilerek mağdurun iradesi dışında fail tarafından bizzat işlem yapılması halinde eylem hırsızlık; sahte bir ilana aldanıp mağdurun parayı bizzat göndermesi halinde eylem dolandırıcılık kabul edilir.
Banka hesabıma girip paramı çalmışlar, bu dolandırıcılık mı hırsızlık mı? expand_more
İnternet şifreniz kırılarak veya oltalama yoluyla ele geçirilerek sizin hiçbir bilginiz ve rızanız olmadan hesabınızdan para aktarılması, hukuki olarak dolandırıcılık değil "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçunu oluşturur. Dolandırıcılık suçundan bahsedebilmemiz için, failin sizi hileli bir yöntemle kandırması ve parayı sizin kendi iradenizle ona göndermeniz gerekirdi. Oysa şifreniz kırılarak iradeniz dışında yapılan işlemler, failin doğrudan sisteme müdahale edip malı kendi hakimiyetine alması niteliğinde olduğundan, TCK kapsamında nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilmektedir.
Sahte bir ilana inandım ve adamın hesabına para gönderdim. Bu hırsızlık sayılır mı? expand_more
Hayır, bu eylem hukuken hırsızlık değil, "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturmaktadır. Bilişim sistemleriyle hırsızlık suçunda malın sizin bilginiz ve rızanız tamamen dışında sistemden fail tarafından doğrudan alınması şarttır. Sizin durumunuzda ise sahte bir ilana aldanarak parayı bizzat kendiniz göndermişsiniz; yani rızanız hileyle sakatlanmış olsa da işlemi bizzat siz gerçekleştirmişsiniz. Yargıtay içtihatlarına göre bu tür eylemlerde failin bilişim sistemini bir aldatma aracı olarak kullanması söz konusu olduğundan, olaya dolandırıcılık hükümleri uygulanacaktır.
Kripto cüzdanım hacklendi ve coinlerim çalındı. Hırsızlıktan şikayetçi olabilir miyim? expand_more
Kripto varlıklarınızın cüzdanınız hacklenerek başka bir yere transfer edilmesi eylemi, hukuki nitelendirme açısından teknik anlamda hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilememektedir. Türk Ceza Kanunu'na göre hırsızlık suçunun konusunun mutlaka maddi bir varlığa sahip olan "taşınır mal" olması aranır. Kripto varlıklar hukuken henüz tam anlamıyla taşınır mal olarak nitelendirilmediği ve yasal olarak para vasfı taşımadığı için, cüzdanların hacklenerek transfer yapılması eyleminin hırsızlıktan ziyade "sisteme müdahale" suçu bağlamında ele alınması gerektiği görüşü ceza hukukunda ağırlık kazanmaktadır.
Şirketimizin banka hesabından izinsiz para transferi yapılmış. Suçun mağduru kim sayılır? expand_more
Bilişim sistemleri kullanılarak tüzel kişilere, yani şirketlere ait hesaplardan hukuka aykırı şekilde para transferi yapılması durumunda, kanunen şirketin kendisi suçun "mağduru" değil, yalnızca "suçtan zarar göreni" konumundadır. Ceza hukuku kapsamında bu suçun mağduru sıfatı, ancak gerçek kişilere ait olabilmektedir. Dolayısıyla, ilgili şikayet ve adli yargılama süreçlerinde doğrudan mağdur sıfatıyla yer alacak olan kişiler, tüzel kişiyi (şirketinizi) temsile yasal olarak yetkili olan gerçek kişilerdir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir