Anasayfa/ Makale/ CMK Kapsamında Elektronik Deliller ve Arama Tedbirleri

CMK Kapsamında Elektronik Deliller ve Arama Tedbirleri

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca elektronik delillerin niteliği, toplanması ve bilgisayarlarda arama ile el koyma tedbirlerinin hukuki şartları, bilişim hukuku perspektifiyle incelenmektedir. Şüphelilerin temel hakları ile delil güvenliği dengesinde CMK 134 ve 135. maddelerinin uygulamadaki yeri ve önemi detaylıca ele alınmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Gelişen teknoloji ile birlikte suç işleme yöntemlerinin dijital ortama taşınması, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşılmasını sağlayan delil kavramının da boyut değiştirmesine yol açmıştır. Klasik delil türlerinden farklı olarak soyut ve gizil (latent) bir yapıda bulunan elektronik deliller, fiziksel dünyadaki sınırları aşarak bilişim sistemleri içerisinde depolanabilmekte veya aktarılabilmektedir. Ceza muhakemesinde temel gaye olan şüpheli veya sanığın haklarına saygılı biçimde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması süreci, elektronik delillerin hukuka uygun yollardan elde edilmesini zorunlu kılmaktadır. Delillerin beş duyu organıyla doğrudan algılanamaması ve uçucu (volatile) yapısı, adli bilişim uzmanları tarafından özel donanım ve yazılımlarla incelenmesini gerektirmektedir. Bu noktada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) içerisinde yer alan koruma tedbirleri, temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden son derece sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Kanun koyucu, bilişim sistemlerinde yapılacak arama, kopyalama ve el koyma gibi işlemler ile iletişimin denetlenmesi süreçlerini özel maddelerle düzenleyerek keyfiliğin önüne geçmeyi hedeflemiştir.

Elektronik Delillerin Ceza Muhakemesindeki Yeri

Ceza yargılamasında geçerli olan delil serbestisi ilkesi, her türlü aracın ispat vasıtası olarak kullanılabilmesine olanak tanımaktadır. Ancak bir verinin mahkeme huzurunda hükme esas alınabilmesi için hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması ve olayı temsil edici akılcı özellikler taşıması şarttır. Elektronik deliller, bilgisayar veya diğer elektronik cihazlar üzerinde saklanan, iletilen ve soruşturma yönünden değer taşıyan veriler olarak tanımlanmaktadır. Bu delillerin en belirgin özelliği, klasik delillerin aksine kolaylıkla değiştirilebilir, silinebilir veya şifreleme teknolojileri ile gizlenebilir olmalarıdır. Öğretide elektronik delillerin niteliği sıklıkla tartışılmakta olup, bilişim sistemlerinden elde edilen verilerin her zaman doğrudan bir kişiye atfedilmesinin mümkün olmaması nedeniyle belirti delili olarak kabul edilmeleri daha isabetli bulunmaktadır. İlgili verilerin mahkemeye sunulabilmesi için uzman kişilerce imaj (forensic image) alma işlemi gerçekleştirilmeli ve verilerin bütünlüğünü kanıtlayan hash değeri hesaplanarak delil güvenlik zinciri güvence altına alınmalıdır.

CMK Madde 134: Bilgisayarlarda Arama ve El Koyma

Şüphelilerin bilgisayarlarında ve bilgisayar kütüklerinde arama ve el koyma işlemleri, CMK'nın 134. maddesi ile özel bir koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir. Genel arama tedbirlerinden farklı olarak bu işleme başvurulabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve soruşturma kapsamında başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması gerekmektedir. Tedbir kararı kural olarak hâkim tarafından verilirken, gecikmesinde sakınca bulunan acil hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı ile de işlem yapılabilmekte, ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır. Kanun öncelikli olarak bilişim sisteminde yerinde inceleme yapılmasını, verilerin kopyalanmasını ve metin hâline getirilmesini öngörmektedir. Cihaza veya sisteme el koyma tedbiri ise ancak şifrelerin çözülememesi, verilerin gizlenmiş olması veya yerinde kopyalama işleminin çok uzun sürecek olması gibi istisnai durumlarda, yani ikincil (tali) bir önlem olarak tatbik edilebilmektedir.

El Koyma Sürecinde Veri Yedekleme ve Muhafaza

Bilişim sistemine el konulması durumunda, orantılılık ilkesi ve adil yargılanma hakkı gereği, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesinin yapılması zorunludur. Alınan bu yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilmeli ve bu durum tutanak altına alınmalıdır. Öğretide, kopyanın şüpheliye verilmesinin, yasa dışı içeriklerin veya suç unsurlarının failin eline tekrar geçmesine neden olabileceği eleştirilse de yasa metni açık bir usul kuralı koymaktadır. Elektronik delillerin muhafazası, Suç Eşyası Yönetmeliği'nin 8. maddesi uyarınca manyetik alan, nem, ısı ve darbelere karşı özel korunaklı alanlarda gerçekleştirilmelidir. Ayrıca CMK 134. maddenin son fıkrası, sisteme el koymaksızın alınan kopyaların kâğıda yazdırılarak tutanağa geçirilmesini ifade etmekteyse de, binlerce satırlık yazılım kodlarının kâğıda dökülmesinin fiilen imkânsızlığı nedeniyle, adli uygulamada kopyası alınan verilerin mahiyetine ilişkin rapor veya tutanak tanzim edilmesi şeklinde amaca uygun çözümler tatbik edilmektedir.

CMK Madde 135: Telekomünikasyon Yoluyla İletişimin Denetlenmesi

Elektronik ortamda gerçekleştirilen haberleşmenin canlı olarak izlenmesi ve kayıt altına alınması, temel haklardan olan haberleşme hürriyeti ve özel hayatın gizliliğine doğrudan müdahale niteliğindedir. Bu sebeple CMK'nın 135. maddesinde düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri son derece sıkı yasal şartlara tabi tutulmuştur. Bu koruma tedbirine yalnızca kanunda açıkça sınırlı sayıda sayılan katalog suçlar (örneğin; kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma) bakımından başvurulabilir. Şüphelinin mobil telefonunun yer tespiti veya iletişiminin dinlenmesi süreci kesin bir gizlilik içinde yürütülür ve şüphelinin tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişim hiçbir surette kayda alınamaz; alınmışsa dahi derhâl yok edilir. Bu ağır koruma tedbirinin uygulanabilmesi için aranan yasal şartlar şunlardır:

  • Suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması,
  • Maddi gerçeğe ulaşmak için başka suretle delil elde edilmesi imkânının kalmaması,
  • Kural olarak hâkim kararı (veya acil durumlarda hâkim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısı kararı) alınması,
  • Hedeflenen hattın veya iletişim aracının sahibini ve kullanıcısını gösterir belgenin resmî talebe eklenmesi.
Polis durduk yere bilgisayarıma veya telefonuma el koyabilir mi? expand_more
Bir bilişim sistemine veya bilgisayara el konulabilmesi için öncelikle somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması gerekmektedir. Ayrıca soruşturma kapsamında delil elde etmek için başka hiçbir imkânın kalmamış olması şartı aranır. Kural olarak, hâkim kararı olmadan (gecikmesinde sakınca bulunan acil hâllerde savcı kararı hariç) cihazınıza el konulamaz. Kaldı ki kanunumuz gereği el koyma işlemi tali (ikincil) bir önlemdir; kural olan cihazın yerinde incelenmesi ve verilerin kopyalanmasıdır. Sadece şifrelerin çözülememesi veya verilerin gizlenmesi gibi zorunlu hâllerde el koyma işlemi uygulanabilir.
Cihazıma el konulduğunda içindeki kendi verilerimi geri alamaz mıyım? expand_more
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, bilişim sisteminize el konulması hâlinde sistemdeki bütün verilerin yedeklemesinin yapılması yasal bir zorunluluktur. Adil yargılanma hakkı ve orantılılık ilkesi gereğince, alınan bu yedekten bir kopyanın size veya avukatınıza mutlaka verilmesi gerekir. Hatta bu kopyalama ve teslim işleminin resmî olarak tutanak altına alınması şarttır. Öğretide bu durumun bazı riskler yarattığı tartışılsa da, yasa metni açık bir usul kuralı koyduğundan verilerinizin bir kopyasını alma hakkınız güvence altındadır.
Telefon görüşmelerimi dinleyebilirler mi, eşimle konuştuklarımı kaydederler mi? expand_more
Telefon iletişiminin tespiti ve dinlenmesi yalnızca kanunda açıkça sınırlı sayıda sayılan ve "katalog suçlar" olarak bilinen (örneğin kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, nitelikli dolandırıcılık) ağır suçlar söz konusuysa mümkündür. Bu tedbirin uygulanabilmesi için somut delillere dayalı kuvvetli şüphe olması, hâkim kararı bulunması ve başka suretle delil elde etme imkânının kalmaması zorunludur. Hukuki açıdan en önemli güvencelerden biri ise, eşiniz gibi tanıklıktan çekinme hakkı olan kişilerle yaptığınız görüşmelerin hiçbir şekilde kayda alınamamasıdır. Şayet bu görüşmeler alınmışsa dahi derhâl yok edilmesi kanuni bir mecburiyettir.
Sadece bilgisayardaki bir dosya yüzünden mahkemede ceza alır mıyım? expand_more
Elektronik deliller yapıları gereği klasik delillerden farklıdır; kolaylıkla değiştirilebilir, silinebilir veya gizlenebilirler. Bu sebeple bilişim sistemlerinden elde edilen verilerin doğrudan bir kişiye atfedilmesi her zaman kesin olarak mümkün olmadığından, bu veriler hukuken "belirti delili" olarak kabul edilir. Söz konusu elektronik dosyaların mahkemede hükme esas alınabilmesi için kesinlikle hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca mahkemeye sunulmadan önce adli bilişim uzmanlarınca imajının (birebir kopyasının) alınması ve verilerin değiştirilmediğini kanıtlayan "hash" değerinin hesaplanarak delil güvenliğinin sağlanması şarttır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir