Makale
Elektronik pazaryeri sözleşmeleri, satıcılar ile alıcıları dijital platformda buluşturan ve mevzuatımızda açıkça düzenlenmeyen isimsiz sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler kira, vekâlet ve simsarlık gibi tipik sözleşmelerin unsurlarını barındıran karma nitelikli hukuki işlemler olarak değerlendirilmektedir.
Elektronik Pazaryeri Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği
Günümüzde e-ticaret hacminin hızla artmasıyla birlikte, alıcılar ile satıcıları dijital ortamda bir araya getiren elektronik pazaryerleri ticari hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu ekosistem içerisinde, pazaryeri platformunu işleten aracı hizmet sağlayıcı konumundaki şirketler ile platform üzerinden mal veya hizmet satışı yapan satıcılar arasında kurulan sözleşmeler, elektronik pazaryeri sözleşmesi olarak adlandırılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nda özel olarak düzenlenmemiş olan bu sözleşmeler, uygulamada çoğunlukla kullanıcı sözleşmesi veya üyelik sözleşmesi adıyla karşımıza çıksa da, tarafların koydukları isimler sözleşmenin hukuki niteliğini belirlemede tek başına yeterli değildir. Hukuki bir uyuşmazlık durumunda hâkim, tarafların isimlendirmesiyle bağlı kalmaksızın ilişkinin gerçek niteliğini araştırmakla yükümlüdür. Bu sözleşmelerin hukuki çerçevesini çizebilmek için, kanunda düzenlenmiş olan isimli sözleşmelerle benzer ve ayrılan yönlerinin dikkatle incelenmesi, mevzuatımızdaki konumunun hukuki bir perspektifle doğru konumlandırılması büyük önem taşımaktadır.
Elektronik Pazaryeri Sözleşmesinin Benzer Sözleşmelerle Karşılaştırılması
Elektronik pazaryeri sözleşmesinin hukuki niteliği, sözleşmenin asli unsurlarının Türk Borçlar Kanunu kapsamında yer alan diğer sözleşme türleriyle karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu karşılaştırmada en çok öne çıkan türlerden biri kira sözleşmesi olmaktadır. Pazaryeri işletmesinin, satıcılara sanal mağaza açma ve ürünlerini listeleme imkânı sunması, bir alanın ücret karşılığı kullandırılması yönüyle kira sözleşmesine benzemektedir. Ancak sanal bir alanın maddi bir eşya sayılıp sayılamayacağı tartışmalı olduğu gibi, pazaryerinin sunduğu tahsilat, lojistik veya müşteri destek hizmetleri kira ilişkisinin sınırlarını aşmaktadır. Diğer yandan, satıcıların platform üzerinden kazanç sağlaması amacıyla bir araya gelinmesi adi ortaklık sözleşmesi ile benzerlik kursa da, taraflar arasında gerçek bir ortaklık ruhu ve zarara katılım iradesi bulunmadığından adi ortaklık nitelemesi de tam olarak uyuşmamaktadır.
İşgörme Sözleşmeleri Bağlamında Nitelendirme
Elektronik pazaryeri sözleşmelerinde yer alan aracılık ve tahsilat gibi hizmetler, sözleşmeyi işgörme amacı güden vekâlet sözleşmesi, simsarlık sözleşmesi ve komisyonculuk sözleşmesi gibi türlere de yaklaştırmaktadır. Pazaryeri işletmesinin, tarafları bir araya getirerek sözleşme kurulmasına ortam hazırlaması, simsarlık faaliyetini andırmaktadır; ancak simsarlık sözleşmesinde ilişki genellikle geçici iken, elektronik pazaryerinde sürekli borç ilişkisi söz konusudur. Benzer şekilde, pazaryerinin ödeme sistemlerini kullanarak satıcı adına bedel tahsil etmesi vekâlet veya komisyon ilişkisi unsurları taşısa da, elektronik pazaryerleri dış ilişkide işlemin doğrudan tarafı olmadıkları için komisyonculuk sözleşmesi hükümleri tam anlamıyla uygulanamaz. Tüm bu durumlar, sözleşmenin mevcut isimli sözleşmelerden sadece biriyle nitelendirilemeyeceğini göstermektedir.
Sözleşmenin Karma ve İsimsiz Yapısı
Yapılan hukuki analizler ve karşılaştırmalar neticesinde, elektronik pazaryeri sözleşmesinin kanunlarımızda tipik olarak düzenlenmemiş bir isimsiz sözleşme olduğu ortaya çıkmaktadır. Kanun koyucu tarafından unsurları özel olarak belirlenmeyen bu sözleşme türü, bünyesinde birden fazla isimli sözleşmeye ait asli edimleri barındırması sebebiyle karma sözleşme niteliği taşımaktadır. Sözleşmenin temelinde, pazaryeri işletmesinin teknolojik altyapıyı bir bedel karşılığında kullandırma edimi ile birlikte, tarafları buluşturma ve güvenli ödeme gibi işgörme edimleri iç içe geçmiştir. Bu nedenle hukuki ihtilafların çözümünde, her bir somut olayın özelliği dikkate alınarak, kıyasen uygulamayı da kapsayacak biçimde, bünyesinde barındırdığı kira, vekâlet ve simsarlık gibi sözleşmelere ilişkin kuralların birleştirme veya soğurma görüşleri doğrultusunda uygulanması gerekmektedir.
Standart Sözleşme ve Genel İşlem Koşulları Etkisi
Elektronik pazaryeri sözleşmelerinin en belirgin özelliklerinden bir diğeri ise, genel işlem koşullarına tabi standart sözleşmeler olmalarıdır. Önceden tek taraflı olarak hazırlanan, pazarlık imkânı tanınmayan ve iltihakî sözleşme özelliği gösteren bu metinler, satıcı ve alıcıların yalnızca kabul veya ret seçenekleriyle karşılaştığı sözleşmelerdir. Sözleşmenin bu yapısı, hukuki uyuşmazlıklarda genel işlem koşulları denetimini zorunlu kılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca yapılacak kapsam, yorum ve içerik denetimleri, zayıf tarafı korumaya hizmet etmektedir. Taraflardan birinin tacir veya tüketici olmasına göre özel mevzuat hükümlerinin uygulanmasıyla, sözleşmedeki haksız şartların veya dürüstlük kuralına aykırı işlem şartlarının yazılmamış sayılması ya da iptali gibi yaptırımlar hukuki güvence mekanizması olarak devreye girmektedir.
Elektronik Pazaryeri Sözleşmelerinin Hukuki Karakteristikleri
Genel hatlarıyla değerlendirildiğinde, elektronik pazaryerleri ile satıcılar arasındaki hukuki ilişkinin taşıdığı temel özellikleri birkaç başlık altında toparlamak, hukuki nitelendirmenin netleşmesi açısından faydalıdır. Bu bağlamda, bahsi geçen sözleşmelerin hukuki karakteristiklerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmemiş olan ve kullandırma ile işgörme edimlerini bir arada barındıran karma nitelikli isimsiz sözleşmelerdir.
- Tarafların birbirlerine karşı edim yükümlülüklerinin zamana yayıldığı, süreklilik arz eden sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmelerdir.
- Her iki tarafa borç yükleyen, çoğunlukla işlem başına komisyon veya abonelik bedeli gibi ödemeler içeren ivazlı sözleşmelerdir.
- Müzakere edilmeksizin tek taraflı hazırlanan iltihakî ve genel işlem koşulları içeren standart sözleşmelerdir.