Anasayfa Makale İşyerinde Mobbing Süreci, Türleri ve...

Makale

İşyerinde karşılaşılan psikolojik taciz (mobbing) süreci, dikey ve yatay türleri ile fail, mağdur ve izleyici gibi tarafların durumunu hukuki bir perspektifle ele alan bu makale, mobbingin gelişim aşamalarını ve çalışma ortamındaki dinamiklerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir.

İşyerinde Mobbing Süreci, Türleri ve Tarafların Rolü

Çalışma hayatında bireyleri derinden sarsan ve hukuki uyuşmazlıkların temelini oluşturan mobbing, en temel tabiriyle işyerinde uygulanan sistematik psikolojik şiddet ve yıldırma politikasıdır. Kökeni itibarıyla bir grupta toplanmak, baskı kurmak ve rahatsızlık vermek gibi anlamlar taşıyan bu kavram, iş hukuku pratiğinde çalışanların kişilik haklarına yönelik ağır bir saldırı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir eylemin mobbing olarak nitelendirilebilmesi için anlık tartışmalardan ziyade, sistematik ve sürekli bir şekilde, mağduru savunmasız bırakacak boyutta gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İşyerinde huzurun bozulmasına, çalışanın işten ayrılmaya mecbur bırakılmasına ve ciddi psikolojik travmalara yol açan bu süreç, yalnızca mağdur ile fail arasında kalmamakta, tüm çalışma ortamını zehirleyen bir yapıya bürünmektedir. Bir mobbing hukuku avukatı olarak belirtmek gerekir ki; bu tarz uyuşmazlıklarda sürecin nasıl işlediğinin, hangi tür psikolojik tacize maruz kalındığının ve olayda yer alan tarafların konumlarının doğru bir şekilde tespit edilmesi, uyuşmazlığın çözümü açısından hayati önem taşımaktadır.

İşyerinde Mobbing Süreci ve Gelişim Aşamaları

Hukuki uyuşmazlıklarda psikolojik taciz iddiaları incelenirken, failin anlık bir öfke patlaması mı yaşadığı yoksa eylemlerinin belirli bir sürece ve plana mı yayıldığı titizlikle araştırılır. Literatürde Dr. Heinz Leymann tarafından da ifade edildiği üzere, mobbing aşamaları genellikle basit bir iletişim kopukluğu veya ufak çaplı bir çatışma ile başlar. Bu ilk evrede henüz tam anlamıyla bir yıldırma söz konusu olmasa da, sürekli hale gelen düşmanca tutumlar zamanla saldırganlık ve psikolojik terör halini alır. Ardından yönetim kademesinin de olaylara dâhil olmasıyla birlikte, sorun çözülmek yerine genellikle mağdurun yalnızlaştırıldığı ve suçlu konumuna itildiği tehlikeli bir faza geçilir. Bu noktada mağdurun damgalanması, kişinin kendisini sorunlu veya akıl hastası gibi hissetmesine neden olacak mesnetsiz iddiaların yayılmasıyla devam eder. Nihayetinde ise işçinin dayanamayarak işten ayrılmaya mecbur edilmesi veya haksız gerekçelerle işten çıkarılması ile süreç tamamlanır. Bu aşamaların her biri, dava süreçlerinde delillerin toplanması ve somut vakaların aydınlatılmasına ışık tutmaktadır.

Çalışma Hayatında Karşılaşılan Mobbing Türleri

İşletmelerin hiyerarşik yapısı içerisinde psikolojik taciz eylemleri, tarafların statülerine bağlı olarak çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilmektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan tür, üst düzey yöneticilerin veya amirlerin astlarına yönelik gerçekleştirdiği dikey mobbing veya diğer adıyla hiyerarşik mobbingdir. Failin sahip olduğu yönetim gücünü astı üzerinde bir baskı unsuruna dönüştürerek sistematik olarak aşağılaması, işleri aksatması veya mesnetsiz eleştirilerde bulunması bu kapsamda değerlendirilir. Dikey yıldırma eylemleri, nadiren de olsa alt kademedeki personelin kendi aralarında anlaşıp üstlerine karşı uyguladıkları bir baskı biçiminde de tezahür edebilir. Diğer bir önemli kategori ise aynı statüdeki veya aynı pozisyondaki çalışma arkadaşları arasında cereyan eden yatay mobbing veya fonksiyonel mobbingdir. Genellikle çekememezlik, rekabet, kıskançlık ve kişisel hoşnutsuzluk gibi nedenlerden beslenen bu tür, dikey versiyonuna kıyasla daha sinsi ilerleyebilir ve ispat edilmesi çok daha meşakkatli hukuki süreçler doğurabilir. Hangi tür olursa olsun, eylemin kasıtlı ve zarar verme amacıyla sürekli yapılması en temel unsurdur.

Mobbing Sürecinde Taraflar ve Konumları

Psikolojik şiddet vakaları, yalnızca bir mağdur ve failden ibaret olmayıp, sürecin içerisine doğrudan veya dolaylı olarak dâhil olan farklı figürleri de barındırır. Hukuki değerlendirmelerde, eylemlerin ağırlığının tespiti ve olay örgüsünün aydınlatılması için bu tarafların rolü büyük önem taşır. Bu bağlamda sürece tanıklık eden, maruz kalan veya süreci yöneten şahısların davalardaki tanıklıkları yahut eylemleri son derece belirleyici olmaktadır. Süreç içerisinde genel olarak eylemi gerçekleştirenler, eyleme maruz kalanlar ve olaylara seyirci kalanlar şeklinde üç farklı gruptan bahsetmek hukuken mümkündür:

  • Mobbing Uygulayanlar (Zorba): Genellikle abartılı bir özsaygıya sahip olan, başkalarını kontrol altında tutarak güç gösterisi yapmaktan keyif alan ve uyguladıkları eylemlerden dolayı asılsız şekilde mağduru suçlayan kişilerdir.
  • Mobbing Mağdurları: Sanılanın aksine, kurbanlar genellikle örgüt içinde dikkat çeken, oldukça zeki, dürüst, yetenekli ve işine bağlı başarılı çalışanlar olmaktadır. Gördükleri sistematik baskı sonucunda uyku bozukluğu ve özgüven kaybı yaşarlar.
  • Mobbing İzleyicileri: Eylemlere doğrudan dâhil olmasalar da süreci gözlemleyen iş arkadaşlarıdır. Bunlar sessiz kalarak zorbaya cesaret veren pasif izleyiciler, zorbayla birlikte hareket eden aktif izleyiciler veya mağdura yardım etmeye çalışan vicdanlı karşıtlar olarak gruplandırılabilir.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: