Anasayfa Makale SEGBİS'in Adil Yargılanma Hakkına Etkileri ve...

Makale

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) uygulamalarının ceza muhakemesinde adil yargılanma hakkı üzerindeki etkileri, doğrudan doğruyalık, silahların eşitliği ve duruşmada hazır bulunma ilkeleri bağlamında önemli tartışmalar barındırmaktadır. Bu makalede, SEGBİS'in temel haklara etkileri yüksek mahkeme kararları ışığında incelenmektedir.

SEGBİS'in Adil Yargılanma Hakkına Etkileri ve Hukuki Değerlendirmesi

Ceza muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kullanımı, yargılamanın hızlandırılması ve usul ekonomisi bakımından faydalar sağlasa da, en temel insan haklarından biri olan adil yargılanma hakkı bağlamında çeşitli hukuki sorunları beraberinde getirmektedir. Adil yargılanma kavramı, şahsa yöneltilen suçlamalara ilişkin davanın kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından makul sürede, aleni ve hakkaniyete uygun görülmesi hakkıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasamız ile güvence altına alınan bu hak, bünyesinde duruşmada hazır bulunma, doğrudan doğruyalık, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama gibi pek çok alt ilkeyi barındırır. Uygulamada SEGBİS'in istisnai bir yöntem olmaktan çıkıp kural haline gelme eğilimi, şüphelinin veya sanığın temel hak ve özgürlükler alanına müdahale oluşturabilmektedir. Bu nedenle, SEGBİS yöntemine ancak meşru nedenlerin zorunlu kıldığı ölçüde, orantılılık ve gereklilik kriterleri çerçevesinde başvurulması gerekmektedir. Yüksek mahkeme içtihatları da, sanığın açık rızası veya zorunlu haller dışında SEGBİS kullanımının adil yargılanma hakkını ihlal edebileceğini vurgulamaktadır.

Duruşmada Hazır Bulunma ve Meram Anlatma Hakkı

Suç isnadı altındaki kişinin yargılama makamı huzurunda bulunması, hem bir hak hem de muhakemenin kolektif doğası gereği bir yükümlülüktür. Duruşmada hazır bulunma hakkı, sanığın kendisini bizzat savunması, delilleri tartışması ve yargılamanın gidişatına etki edebilmesi için vazgeçilmezdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, sanığın duruşmaya SEGBİS vasıtasıyla katılımı, savunma hakkına kısıtlama getiren istisnai bir durumdur. Sanığın açıkça mahkemede bulunmayı talep ettiği durumlarda, ölçülülük ve gereklilik ilkeleri gözetilmeden doğrudan SEGBİS kullanılması hukuka aykırıdır. Özellikle ağır ceza tehdidi ile karşı karşıya bulunan sanıkların, makul ve somut gerekçeler olmaksızın, salt uzaklık veya genel güvenlik gerekçesiyle duruşma salonuna getirilmemesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Kişinin meram anlatma ilkesi gereği, kendini dilediğince ifade edebilmesi, hâkimin sanığın jest, mimik ve ses tonu gibi fiziki durumlarını gözlemleyebilmesi bizzat duruşmada bulunmakla mümkündür.

Doğrudan Doğruyalık ve Silahların Eşitliği İlkesine Etkileri

Doğrudan doğruyalık ilkesi, hüküm verecek olan hâkimin delillerle ve yargılama süjeleriyle doğrudan temas kurmasını emreder. SEGBİS sistemi, doğası gereği yargılama makamı ile sanık arasına teknik bir vasıta olarak girmektedir. Ekrana yansıyan sınırlı görüntü ve hoparlörden gelen ses, hâkimin vicdani kanaat oluştururken sanığın anlık tepkilerini tam anlamıyla tahlil etmesini zorlaştırmaktadır. Öte yandan, iddia makamının duruşma salonunda hâkimle yüz yüze olduğu, sanığın ise kapalı bir cezaevi odasından ekrana yansıdığı durumlarda silahların eşitliği ilkesi zedelenmektedir. Taraflara iddia ve savunmalarını sunarken eşit olanaklar sağlanması esastır. Hâkim ve iddia makamıyla doğrudan fiziki temas kuramayan sanık, muhakeme sürecinde dezavantajlı duruma düşürülmektedir. Bunun önüne geçilebilmesi için SEGBİS uygulamasının yalnızca teknik imkânsızlıkların veya üstün bir kamu yararının bulunduğu hallerde kullanılması hukuki bir zorunluluktur.

Müdafi Yardımından Yararlanma ve Çelişmeli Yargılama

Ceza yargılamasında sanık ile müdafinin kesintisiz, gizli ve etkili bir iletişim kurabilmesi müdafi yardımından yararlanma hakkının temelini oluşturur. Uygulamada genellikle müdafinin duruşma salonunda, sanığın ise cezaevindeki SEGBİS odasında bulunduğu görülmektedir. Bu mekânsal ayrılık, duruşma esnasında anlık gelişen olaylara karşı sanık ve avukatının istişare etmesini, savunma stratejisi belirlemesini ve müdafinin sanığı yönlendirmesini neredeyse imkânsız hale getirmektedir. Çelişmeli yargılama ilkesi, tarafların delilleri karşılıklı tartışmasını ve birbirlerinin iddialarına anında cevap verebilmesini gerektirir. SEGBİS bağlantısında yaşanabilecek kopmalar, ses ve görüntüdeki teknik aksaklıklar veya düşük çözünürlük gibi problemler, tarafın diğerlerinin ne dediğini anlamamasına yol açabilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları uyarınca, eğer SEGBİS yöntemi zorunlu olarak kullanılacaksa, devletin iletişimde hiçbir teknik aksaklık olmayacağını garanti etmesi ve sanığın avukatıyla özel iletişim kurabileceği güvenli kanalları sağlaması şarttır.

Makul Sürede Yargılanma Hakkı ve Usul Ekonomisi

Anayasa hükmü gereği yargılamaların en az giderle ve en kısa sürede sonuçlandırılması yargının görevidir. SEGBİS'in UYAP ile entegre bir sistem olarak kullanılması, makul sürede yargılanma hakkı bağlamında en önemli olumlu yönüdür. Sanıkların cezaevlerinden mahkeme binasına sevki, güvenlik riskleri, lojistik harcamalar gibi zaman ve maliyet unsurlarını büyük ölçüde minimize etmektedir. Özellikle istinaf mahkemelerine sevk gibi şehirlerarası işlemler söz konusu olduğunda, bu bilişim teknolojisi, yargılamanın makul sürede bitirilmesine büyük katkı sağlamaktadır. Ancak yargı mensupları ve doktrin, hiçbir şekilde bu faydacı bakış açısının insan haklarından üstün olmadığını, yargılamanın yalnızca hızlı sürmesi için adil yargılanma ilkelerinden feragat edilemeyeceğini savunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, yalnızca pratiklik nedeniyle kişilerin adli süreçlerdeki görünürlükleri sınırlandırılamaz ve usul ekonomisine yönelik fayda adil yargılanma standardı ile dengelenmelidir.

SEGBİS Uygulamasında Hukuka Uygunluk Kriterleri

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, sanığın veya diğer süjelerin mahkeme salonunda hazır bulunmayıp teknik vasıtalarla dinlenmesinin hak ihlali oluşturup oluşturmadığı incelenirken birtakım belirli standartlar uygulanmaktadır. Bu standartlar, SEGBİS'in hukuka uygun kabul edilebilmesi ve uygulamanın adil yargılanma standardı çerçevesinde kalması için zorunludur. Mahkemenin vicdani kanaatini oluşturacak asıl delillerin tartışılamadığı durumlarda, savunma hakkının kısıtlandığı sonucuna varılacak ve adil yargılanma güvencesi ciddi biçimde ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu ihlallerin önüne geçmek amacıyla, yargılamayı yürüten hâkim veya mahkemenin aşağıdaki yasal ölçütlere ve dengeleyici faktörlere riayet etmesi gerekmektedir:

  • Müdahalenin ancak yasal bir düzenlemeye dayanarak ve sanığın rızası hilafına ise zorunlu hallerde yapılması,
  • Yargılamanın ve sanığın özel koşullarında SEGBİS kullanımının meşru, elverişli ve orantılı olması,
  • Duruşmaya bizzat katılımın fiilen ya da hukuken mümkün olmadığına dair somut ve alternatif çözümleri tüketici gerekçelerin kararda açıkça ortaya konması,
  • Uygulanan ses ve görüntü teknolojisinin, iddia makamını ve tanıkları çelişmeli yargılamaya uygun şekilde sorgulamaya elverişli teknik kapasitede olması.
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: