Makale
İş yerinde sistematik şekilde uygulanan psikolojik taciz (mobbing), çalışma hürriyetinin ihlali bağlamında ceza hukuku yaptırımlarına tabidir. İşverenin işçiyi gözetme borcuna aykırı davranarak gerçekleştirdiği mobbing eylemleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 117/1 kapsamında hukuka aykırı fiil teşkil eder ve suç olarak cezalandırılır.
TCK m. 117/1 Kapsamında Suç Olarak Mobbing
Çalışma hayatında bireylerin maruz kaldığı psikolojik taciz veya yaygın bilinen adıyla mobbing, yalnızca iş hukuku kapsamında tazminat davalarına konu olan bir uyuşmazlık değil, aynı zamanda ciddi bir ceza hukuku meselesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 117/1, kişilerin çalışma hürriyetini güvence altına alırken, bu özgürlüğün cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla ihlal edilmesini suç olarak düzenlemektedir. Sistematik yıldırma, bıktırma ve bezdirme amacı taşıyan mobbing fiilleri, doğrudan doğruya çalışanın huzurunu ve iş yapma iradesini hedef alır. Bu tür düşmanca tavır sergileme, aşağılama veya haksız davranışlar, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun maddi unsurlarını oluşturmaya elverişlidir. Nitekim işverenin, iş ilişkisi içerisinde çalışanını koruma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi başlı başına bir hukuka aykırı fiil teşkil ettiğinden, psikolojik taciz eylemleri ceza normları karşısında karşılıksız kalmamaktadır.
TCK m. 117/1 Bağlamında Mobbingin Hukuki Niteliği
Kanun koyucu, ilgili düzenlemede çalışma hürriyetine yönelik haksız müdahaleleri cezalandırırken, failin sadece cebir veya tehdit kullanmasını aramamış; aynı zamanda suçu hukuka aykırı başka bir davranışla işlenebilecek serbest hareketli bir suç olarak kurgulamıştır. Bu genişletici ifade, işyerinde uygulanan psikolojik taciz eylemlerinin de suç kapsamında değerlendirilmesine hukuki zemin hazırlamaktadır. Türk Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin işçiyi koruma ve gözetme borcu bulunmaktadır. İşverenin işçilerin psikolojik tacize uğramamaları için gerekli önlemleri almaması veya bizzat tacizde bulunması kanuna açıkça aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla, işverenin işçisine yönelik gerçekleştirdiği düşmanca tavırlar, otoritenin aşırı güç kullanımı veya aşağılayıcı nitelikteki eylemleri, hukuka aykırı bir fiil niteliğindedir. İşçisine karşı bu tür sistematik eylemlerde bulunan bir işveren, mağdurun çalışma hürriyetini ihlal ederek söz konusu suçu işlemiş kabul edilir.
İhmal Suretiyle Psikolojik Taciz ve İşverenin Sorumluluğu
Ceza hukuku uygulamasında suçlar icrai hareketlerle işlenebileceği gibi ihmali hareketlerle de gerçekleştirilebilir. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu, failin hareketsiz kalarak yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle, yani ihmali hareketle de vücut bulabilir. İşyerinde yaşanan vakalarda bu durum, işverenin diğer çalışanlar tarafından gerçekleştirilen psikolojik taciz eylemlerine göz yumması şeklinde karşımıza çıkar. İşverenin, işyerinde süregelen yıldırma ve bezdirme politikalarından haberdar olmasına rağmen müdahale etmemesi, işçiyi koruma borcunun ağır bir ihlalidir. Bu bağlamda, başka çalışanları tarafından gerçekleştirilen psikolojik tacizlere göz yuman ve gerekli önlemleri almayan bir işveren, çalışma hürriyetini ihlal suçunu ihmal suretiyle işlemiş sayılacaktır. İşçi üzerinde yaratılan manevi baskı ve iş ortamının çekilmez hale gelmesi, çalışanın işten ayrılmasına veya çalışma veriminin düşmesine neden olacağından, kanunun koruduğu çalışma hürriyeti doğrudan zedelenmiş olur.
Ceza Hukuku Kapsamında Değerlendirme Şartları
Psikolojik taciz eylemlerinin ceza normları kapsamında suç teşkil edebilmesi için hukuki doktrin ve mevzuat ışığında bazı temel unsurların varlığı aranmaktadır. Bir eylemin salt işyeri anlaşmazlığı boyutundan çıkıp ceza hukuku yaptırımına tabi olabilmesi için şu özelliklere sahip olması büyük önem taşır:
- Eylemlerin bir defaya mahsus değil, çalışanı yıldırma ve bezdirme amacıyla belirli bir süre zarfında sistematik olarak tekrarlanıyor olması gerekir.
- Eylemin, işverenin gözetme borcuna aykırı düşecek şekilde, yasal dayanağı olmayan düşmanca tavır, haksız davranış veya ayrımcılık içermesi şarttır.
- Gerçekleştirilen psikolojik tacizin, mağdurun çalışma iradesini kırmayı, iş yapma huzurunu bozmayı veya onu işi bırakmaya zorlamayı hedeflemesi gerekmektedir.
- İşverenin bizzat tacizde bulunması suretiyle icrai hareket veya işyerindeki tacizlere sessiz kalması suretiyle ihmali hareket boyutunda suçu oluşturmaya elverişli bir zemin bulunmalıdır.