Anasayfa Makale Yargı Kararları Işığında Unutulma Hakkı İhlalleri

Makale

Unutulma hakkı, bireylerin geçmişteki olumsuz olaylara dair kişisel verilerinin dijital hafızadan silinmesini talep etme yetkisidir. Bu makalede, Avrupa Birliği Adalet Divanı, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde unutulma hakkı ve veri ihlalleri, hukuki bir perspektifle ve yargı içtihatları ekseninde detaylıca incelenmektedir.

Yargı Kararları Işığında Unutulma Hakkı İhlalleri

İnternet teknolojilerinin ve dijitalleşmenin hızla geliştiği günümüzde, bireylerin geçmişte yaşadığı olumsuz olayların sürekli olarak erişilebilir kalması, kişilik haklarının zedelenmesi riskini doğurmaktadır. Tam bu noktada devreye giren AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı, bireylerin kişisel verilerinin dijital hafızadan silinmesini talep etmesine olanak tanıyarak yasal bir koruma kalkanı işlevi görmektedir. Türk hukuk sisteminde doğrudan kanuni bir tanıma sahip olmamasına rağmen, bu hak özellikle Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ile hukukumuza sıkı bir şekilde entegre edilmiştir. Uygulamada, kişinin şeref ve itibarının korunması ile ifade ve basın özgürlüğü arasındaki hassas dengenin kurulması, yüksek mahkeme kararlarının temel odak noktasını oluşturmaktadır. Ulusal ve uluslararası yargı mercilerinin verdiği emsal kararlar ışığında, unutulma hakkının kapsamı ve hukuka aykırı kişisel veri işleme faaliyetlerine karşı bireyleri nasıl koruduğu spesifik davalar üzerinden şekillenmektedir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı ve Google İspanya Kararı

Unutulma hakkının uluslararası hukukta somut bir şekilde tanındığı ve sınırlarının çizildiği ilk önemli içtihat, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın Google İspanya kararıdır. Bu davada, bir bireyin geçmişte yaşadığı hukuki bir işleme dair haberlerin arama motoru sonuçlarında üst sıralarda çıkması kişisel verilerin korunması hakkına aykırı bulunmuştur. Mahkeme, haberin üzerinden geçen zamanı dikkate alarak içeriğin artık güncelliğini ve kamu yararı niteliğini yitirdiği sonucuna varmıştır. Karar sonucunda, arama motorlarının kişilerin isimleriyle yapılan aramalarda hukuka aykırı, ilgisiz veya zaman aşımına uğramış bilgileri indekslerinden çıkarma yükümlülüğü olduğu hükme bağlanmıştır. Bu emsal niteliğindeki karar, unutulma hakkının sadece doğrudan yayıncıları değil, veri sorumlusu sıfatıyla arama motorlarını da bağladığını kesin bir biçimde ortaya koymuştur.

Türk Hukukunda Unutulma Hakkının Yargıtay İçtihatlarındaki Yeri

Türk hukukunda unutulma hakkının kapsamlı bir şekilde yargı kararlarına konu olması, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015 tarihli kararı ile gerçekleşmiştir. Söz konusu davada, cinsel taciz mağduru olan bir bireyin adının bir akademik eserde rumuzlanmadan açıkça kullanılması, kişinin şeref ve itibarının ağır bir ihlali olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay, kamu yararı bulunmayan olumsuz olayların dijital veya basılı hafızadan silinmesi gerektiğini vurgulayarak unutulma hakkını temellendirmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 19. Ceza Dairesi ve 7. Ceza Dairesi kararlarında da haberin güncelliği ile toplumsal ilgi kıstasları titizlikle değerlendirilmiştir. Yüksek mahkeme, beraatle sonuçlanmış yargılamalara veya eski tarihli olaylara ilişkin haberlerin yayında kalmasını, bireyin kendi geleceğini tayin etme hakkına müdahale olarak değerlendirmiş ve bu tür içeriklere yönelik erişimin engellenmesi kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararlarında AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma Hakkı

Anayasa Mahkemesi, unutulma hakkını bağımsız bir hak olarak değil, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkı ile 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği şemsiyesi altında incelemektedir. Yüksek Mahkemenin unutulma hakkına doğrudan atıf yaptığı ilk emsal niteliğindeki N. B.B. başvurusu, geçmişte kalan bir ceza haberinin internet ortamından kaldırılması talebine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi bu emsal kararında, ifade ve basın özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarı arasında adil bir denge kurulması gerektiğine dikkat çekmiştir. Siyasi figürler veya kamuoyunca tanınan kişiler hakkındaki başvurularda ise yüksek yargı mercii, kamunun bilgi edinme menfaati ilkesini üstün tutarak, haberin niteliğine göre AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı taleplerini reddedebilmektedir.

İhlal Tespitinde Anayasa Mahkemesi'nin Temel Kriterleri

Anayasa Mahkemesi'nin içtihatları yakından incelendiğinde, bireylerin erişimin engellenmesi ve içeriklerin yayından çıkarılması yönündeki taleplerini değerlendirirken son derece katı ve spesifik kriterler uyguladığı açıkça görülmektedir. Haklar arasındaki hassas dengenin sağlanabilmesi ve ihlal iddialarının haklılığının tespiti için yüksek mahkeme tarafından göz önünde bulundurulan unsurlar şunlardır:

  • Yayınlanan içeriğin veya haberin güncelliğini ve haber değerini koruyup korumadığı,
  • Yayının kamuoyunu ilgilendiren toplumsal bir fayda sağlayıp sağlamadığı,
  • Haberin doğruluğu ve kullanılan dilin objektifliği,
  • Habere konu olan bireyin siyasi veya kamusal alandaki tanınırlık düzeyi,
  • İçerikteki kişisel verilerin rumuzlama veya anonimleştirme gibi tekniklerle gizlenip gizlenmediğidir. Bu kriterler ışığında yapılan yargısal değerlendirmeler, ilk bakışta haklılık (prima facie) prensibi doğrultusunda süzgeçten geçirilmekte ve her somut olayın koşulları çerçevesinde, temel hak ve özgürlüklerin birbiri aleyhine ölçüsüzce sınırlandırılmasının önüne geçilmektedir.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: