Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Özcan Şahanoğlu | BN. 2022/19234

Karar Bülteni

AYM Özcan Şahanoğlu BN. 2022/19234

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2022/19234
Karar Tarihi 28.11.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Çocuğun üstün yararı kararlarda daima gözetilmelidir.
  • Mahpusun ailesiyle teması idarece somut tedbirlerle sağlanmalıdır.
  • Ziyaret kısıtlamaları somut ve yeterli şekilde gerekçelendirilmelidir.
  • Pandemi tedbirleri mutlak bir hak kısıtlamasına yol açamaz.

Bu karar, ceza infaz kurumlarında bulunan mahpusların öğrenim gören çocuklarıyla görüşme haklarının, idare tarafından soyut ve genel geçer gerekçelerle engellenemeyeceğini ortaya koyması bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, aile hayatına saygı hakkı ve çocuğun üstün yararı ilkelerinin sadece teorik birer güvence olmadığını, cezaevi idaresinin mahpus ile ailesi arasındaki bağı sürdürmek için somut ve makul tedbirler almakla yükümlü olduğunu açıkça vurgulamıştır. Özellikle pandemi gibi olağanüstü dönemlerde alınan idari tedbirlerin, temel hakların özüne dokunacak veya mutlak bir kısıtlama yaratacak şekilde katı yorumlanamayacağı net bir biçimde ifade edilmiştir.

Benzer davalarda çok güçlü bir emsal teşkil edecek olan bu içtihat, ceza infaz kurumu idare ve gözlem kurullarının ziyaret gün ve saatlerini belirlerken personel yetersizliği veya genel güvenlik kaygıları gibi soyut mazeretlere sığınamayacağını göstermektedir. İdare, çocuğun eğitim hakkını aksatmadan ebeveyniyle görüşmesini sağlayacak alternatif çözümler üretmek zorundadır. Karar, uygulamada ceza infaz kurumu idarelerinin ve infaz hâkimliklerinin, aile hayatına saygı hakkı ile kamu düzeni arasında adil bir denge kurarken çok daha titiz, somut verilere dayalı ve ikna edici gerekçeler sunmaları gerektiği yönünde yol gösterici bir özelliğe sahiptir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, Tekirdağ 2 Numaralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. İlkokul dördüncü sınıfta örgün eğitime devam eden kızının hafta içi günlerinde cezaevine ziyarete gelememesi ve geldiği günlerde ise okulundan ve eğitim hakkından mahrum kalması nedeniyle, hafta içi olarak belirlenen ziyaret gününün hafta sonuna alınması talebiyle ceza infaz kurumu idaresine başvurmuştur. İdare ve Gözlem Kurulu; pandemi tedbirleri, personel durumu, izole çalışma şekli ve kurum güvenliği gibi gerekçelerle bu talebi reddetmiştir. Başvurucu, idarenin bu ret kararına karşı infaz hâkimliğine ve ardından ağır ceza mahkemesine şikâyet ve itiraz yollarına başvurmuş, ancak talepleri yine reddedilmiştir. Uyuşmazlık, başvurucunun öğrenim gören çocuğuyla görüşebilmesi için hafta sonu ziyaret hakkı tanınmamasının özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa m. 20 kapsamında düzenlenen özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile Anayasa m. 41 kapsamında düzenlenen ailenin korunması ve çocuk hakları ilkelerini temel almıştır. Bu anayasal güvenceler, ebeveynin çocuklarıyla bütünleşmesinin sağlanması amacıyla kamusal makamların gerekli tedbirleri almasını ve bu hakkın korunmasına yönelik pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı tarafından çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde "çocuğun üstün yararının gözetilmesi" evrensel ve anayasal bir kuraldır. Hükümlü ve tutukluların bazı haklarının sınırlandırılması, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz bir sonucu olsa da ceza infaz kurumu idaresi mahpusların ailesiyle temasını sağlayacak ve bu ilişkileri sürdürecek tedbirleri almak zorundadır. Bu tedbirler alınırken çocuğun yüksek yararı gözetilerek kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygı hakkı arasında adil bir denge sağlanmalı ve bu dengeleme mutlaka objektif şekilde gerekçelendirilmelidir.

Bununla birlikte, temel hak ve özgürlüklere yapılacak müdahalelerin kanuni bir dayanağının bulunması ve idari kararların ilgili, yeterli ve ikna edici somut gerekçelere dayanması gerekmektedir. Özellikle pandemi döneminde alınan tedbirlerin ve kısıtlamaların, mahpusların ziyaret hakkını ortadan kaldıracak veya tamamen engelleyecek şekilde, açık ve genel bir kanuni yetki olmaksızın salt idari makamların kararlarına dayandırılamayacağı yönündeki yerleşik içtihat prensipleri, uyuşmazlığın çözümünde uygulanan temel hukuki kuralları oluşturmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun çocuğunun örgün eğitime devam ettiği ve ziyaret hakkının hafta içi kullandırılması nedeniyle eğitimini aksatmadan babasıyla görüşemediği gerçeğini tartışmasız olarak tespit etmiştir. Başvurucunun hafta sonu ziyaret talebi, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından personel yetersizliği, pandemi tedbirleri ve güvenlik zaafı gibi nedenlerle reddedilmiştir. Ancak Mahkeme, idare ve yargı mercilerinin kararlarında hafta sonu görev yapan personelin sayısı ve görevlerine dair somut bilgilere yer verilmediğini, yaşanacağı iddia edilen güvenlik sorunu hakkında yalnızca genel geçer ifadeler kullanıldığını saptamıştır.

Ziyaret gününün hafta sonuna alınmasının ceza infaz kurumunun güvenliğini ne şekilde tehlikeye düşüreceği somut ve ikna edici bir biçimde açıklanmamış, çocuğun üstün yararı ile kamu düzeni arasında kurulması gereken adil denge idare tarafından gözetilmemiştir. Anayasa Mahkemesi, idarenin uygulamaları ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, başvurucunun talebinin neden karşılanamadığı hususunda ilgili ve yeterli bir gerekçe sunulmadığını, dolayısıyla devletin aile hayatına saygı hakkı bağlamındaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirlemiştir. Ayrıca, başvurucuya şikâyetlerinden aylar sonra hafta sonu görüş imkânı tanınmış olsa dahi, aradan geçen süre boyunca yaşanan hak mahrumiyetinin güncel ve doğrudan bir etkilenme yarattığı ve mağdur statüsünün devam ettiği kabul edilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, ziyaret gününün öğrenim gören çocukla görüşmeyi sağlayacak şekilde belirlenmemesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: