Karar Bülteni
YARGITAY Hukuk Genel Kurulu 2022/827 E. 2022/1206 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu |
| Esas No | 2022/827 |
| Karar No | 2022/1206 |
| Karar Tarihi | 29.09.2022 |
| Dava Türü | Manevi Tazminat |
| Karar Sonucu | Gönderme |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Direnme kararı yerine yeni hüküm kurulamaz.
- Yeni hükmün temyiz incelemesi özel dairece yapılır.
- Hukuk genel kurulu yeni hükmü esastan inceleyemez.
Bu karar, yerel mahkemelerin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen bozma kararlarına karşı sergiledikleri tutumun usul hukuku açısından doğurduğu sonuçları net bir biçimde ortaya koymaktadır. Hukuken, bir mahkeme bozma kararı sonrasında ya bozmaya eylemli olarak uymalı ya da önceki kararında direnmeli ve bu yönde hüküm kurmalıdır. Ancak mahkemenin bozma kararı sonrası eski kararında direnmek yerine uyuşmazlığın esasına yönelik yepyeni bir karar (yeni hüküm) tesis etmesi durumunda, bu yeni kararın temyiz inceleme mercii artık Hukuk Genel Kurulu olmaktan çıkmaktadır.
Emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, usul ekonomisi ve görev kuralları çerçevesinde son derece kritiktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun görev alanı, direnme kararlarının incelenmesi ile sınırlı tutulmuştur. Yerel mahkemenin verdiği yeni karar, aslında ilk derece mahkemesinin esasa dair verdiği taze bir karardır. Dolayısıyla bu kararın temyiz denetimi, uyuşmazlığın esasına bakmakla görevli olan ilgili Yargıtay Özel Dairesine aittir. Karar, avukatlar ve yerel mahkeme hâkimleri için temyiz mercilerinin görev sınırlarını hatırlatması açısından bağlayıcı bir yol gösterici niteliğindedir. İş hukuku pratiğinde tarafların dosyanın hangi aşamada hangi mercide inceleneceğini bilmesi, yargılama sürecinin sağlıklı takibi için vazgeçilmez bir öneme sahiptir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Eldeki uyuşmazlık, bir işçinin çalıştığı işyerinde uzun süre boyunca maruz kaldığı iddia edilen psikolojik taciz (mobbing) eylemleri sebebiyle işverene karşı açtığı manevi tazminat davasından kaynaklanmaktadır. Davacı işçi, çalışma süreci boyunca kendisine yönelik sistematik, onur kırıcı ve haksız baskılar uygulandığını iddia ederek uğradığı ağır manevi zararın giderilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, işçinin açtığı manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Bu ret kararı üzerine dosya taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenerek davacı işçi lehine bozularak mahkemesine geri gönderilmiştir. Ancak yerel mahkeme, bozma kararı sonrasında yeniden yaptığı yargılama sonucunda önceki kararında hukuken direnmek yerine tamamen yeni bir karar vermiştir. Uyuşmazlığın mevcut Yargıtay aşamasındaki asıl konusu ise, yerel mahkemece verilen bu yeni kararın Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa ilgili Yargıtay Özel Dairesi tarafından mı incelenmesi gerektiği sorunudur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu kararı verirken dayandığı temel hukuki prensipler, medeni usul hukukumuzun temyiz kanun yolu ve direnme kararlarına ilişkin kuralları etrafında şekillenmektedir. Bilindiği üzere, ilk derece mahkemeleri Yargıtay bozma kararı sonrasında hukuken iki temel yoldan birini seçmek zorundadır: Ya verilen bozma kararına eksiksiz bir şekilde uyarak yargılamayı buna göre sürdürmek ya da önceki kararında tüm gerekçeleriyle ısrar ederek bir direnme kararı vermek.
Eğer yerel mahkeme direnme kararı verirse, bu kararın hukuki denetimi ve temyiz incelemesi doğrudan doğruya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılır. Ancak yerel mahkeme, bozma kararı sonrasında önceki kararında direnmeyip, davanın esasına yönelik tamamen farklı gerekçelerle, yeni delillerin değerlendirilmesiyle veya farklı bir sonuçla "yeni bir hüküm" tesis ederse, bu karar hukuken bir direnme kararı vasfı taşımaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında temyiz incelemesi kuralları gereği, direnme niteliği taşımayan ve esasa dair kurulan yeni hükümlerin inceleme mercii hiçbir şekilde Hukuk Genel Kurulu olamaz.
İş uyuşmazlıklarından kaynaklanan ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilen işyerinde psikolojik taciz (mobbing) iddialarına dayalı tazminat davalarının temyiz incelemesi, kanuni görev dağılımı uyarınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle, somut dosya kapsamında ortada incelenebilecek usulüne uygun bir direnme kararı bulunmadığından ve mahkemece esasa ilişkin yeni bir hüküm kurulduğundan, dosyanın esastan incelenebilmesi amacıyla görevli ve yetkili merci olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmesi hukuki ve yasal bir zorunluluktur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut olayda, davacı işçi tarafından işyerinde uygulanan psikolojik taciz (mobbing) sebebiyle manevi tazminat davası açılmış, ilk derece mahkemesi olan İş Mahkemesi tarafından 12.07.2018 tarihinde davanın reddine yönelik bir karar verilmiştir. Yerel mahkeme tarafından verilen bu karar davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.01.2020 tarihli ilamı ile davacı lehine bozulmuştur.
Yüksek mahkemenin bozma kararı sonrasında dosya yeniden ilk derece mahkemesinin önüne gelmiştir. Hukuk yargılaması kuralları gereği mahkemenin bu aşamada yapması gereken işlem; ya Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uymak suretiyle eksiklikleri gidermek ya da eski kararında yasal çerçevede direnmektir. Ancak dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, mahkeme yeniden yaptığı yargılama sonucunda önceki kararında hukuken geçerli bir şekilde direnmek yerine, yeni gerekçelere veya yepyeni değerlendirmelere dayalı tamamen "yeni bir karar" (yeni hüküm) oluşturmuştur. Mahkemece kurulan bu yeni karar da davacı vekili tarafından tekrar temyiz edilerek dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dosya üzerinde yaptığı detaylı ön inceleme neticesinde, ortada usulüne uygun olarak verilmiş bir direnme kararı bulunmadığını kesin olarak tespit etmiştir. Mahkemece verilen karar, bozma öncesindeki kararda yasal bir ısrar niteliği taşımayıp tamamen esasa dair yeni bir hüküm niteliğinde olduğundan, Hukuk Genel Kurulunun kanunen bu kararı esastan inceleme görev ve yetkisi bulunmamaktadır. Kurulan bu yeni hükmün, işçi ve işveren uyuşmazlıklarına bakmakla görevli olan ve uyuşmazlığın esasına dair temyiz incelemesi yapma yetkisini haiz bulunan özel daire tarafından detaylıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu usul kuralı, yargılamanın hızlı, düzenli ve yasal görev sınırları içerisinde yürütülmesi bakımından büyük bir önem taşımakta olup, tarafların hukuki dinlenilme haklarının ihlal edilmemesini sağlamaktadır.
Sonuç olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ortada incelenecek bir direnme kararı bulunmadığı ve yerel mahkemece yeni bir hüküm kurulduğu gerekçesiyle dosyanın incelenmek üzere görevli Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmesi yönünde karar vermiştir.