Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Mümüne Açıkkollu | BN. 2020/17648

Karar Bülteni

AYM Mümüne Açıkkollu BN. 2020/17648

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi / 1. Bölüm
Başvuru No 2020/17648
Karar Tarihi 30.07.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Gözaltındaki yaralanmalar idarece tatminkâr şekilde açıklanmalıdır.
  • İşkence ve kötü muamele yasağı mutlak niteliktedir.
  • Şüpheli ölümlerde etkili soruşturma yürütülmesi zorunludur.
  • Gözaltı stresi ve travma ölümde tetikleyici olabilir.

Bu karar, devletin gözetim ve denetimi altındayken meydana gelen şüpheli ölümler ile kötü muamele iddiaları bakımından devletin negatif ve pozitif yükümlülüklerinin sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Karar, gözaltında bulunan bir kişinin vücudunda tespit edilen travmatik bulguların ve maruz kaldığı psikolojik şiddetin, ölüm neticesiyle olan muhtemel nedensellik bağının adli makamlarca nasıl ele alınması gerektiğini hukuken ortaya koymaktadır. Özellikle, meydana gelen ölümlerde salt kronik rahatsızlıklara odaklanılıp ağır gözaltı koşullarının ve kötü muamele iddialarının görmezden gelinemeyeceği güçlü bir şekilde vurgulanmıştır.

Benzer davalardaki emsal etkisi, kötü muamele iddialarına yönelik yürütülecek ceza soruşturmalarının etkililik kriterlerini güçlendirmesidir. Kolluk kuvvetlerinin kontrolü altındaki yaralanmaların ve ölümlerin inandırıcı bir şekilde açıklanamaması hâlinde idarenin doğrudan sorumlu tutulacağı ilkesi pekiştirilmiştir. Soruşturma makamlarının olayı aydınlatabilecek tüm delilleri eksiksiz toplaması ve dar kapsamlı, şeklî değerlendirmelerden kaçınması gerektiği kuralı, uygulamadaki savcılık ve mahkeme pratiklerine yön verecek niteliktedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucunun eşi, 2016 yılında silahlı terör örgütüne üye olma şüphesiyle polis tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltında bulunduğu on iki günlük süre zarfında alınan çeşitli adli muayene raporlarında şahsın vücudunda darp, cebir izleri ve lezyonlar tespit edilmiş; şahıs hekimlere polis memurları tarafından darbedildiğini, küfre ve ağır psikolojik baskıya maruz kaldığını beyan etmiştir. Şeker ve panik atak hastası olan şahıs, nezarethanede fenalaşarak kaldırıldığı hastanede kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiştir. Başvurucu; eşinin gözaltındayken ağır fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü, bu muamelenin de etkisiyle kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, savcılığın ise bu iddiaları etkin bir şekilde soruşturmadan sadece kronik rahatsızlıklara odaklanarak dosyayı kapattığını belirterek eşinin yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.17 kapsamında güvence altına alınan yaşama, maddi ve manevi varlığı koruma hakkı ile işkence ve kötü muamele yasağı çerçevesinde değerlendirmiştir.

İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa m.17/3 gereğince kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Bu yasak istisnasız ve mutlaktır. Kamu görevlilerinin, kişinin tutumu nedeniyle kesin olarak gerekli olmayan durumlarda fiziksel güce başvurması, kişi üzerindeki etkisi ne olursa olsun kötü muamele yasağını ihlal eder.

Kişinin gözaltı veya tutukluluk gibi devletin mutlak kontrolü altında bulunduğu sırada yaralanması veya ölmesi hâlinde, yetkili makamlar bu olaya ilişkin tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama getirmekle yükümlüdür. Zira bu tür olayların gerçekleşme koşullarına ilişkin bilgiler sadece yetkili makamların erişimindedir.

Devletin yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin usul boyutu, şüpheli ölümler ile kötü muamele iddiaları hakkında sorumluların belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirir. Etkili bir soruşturma için yetkililerin bağımsız olması, resen harekete geçerek tüm delilleri eksiksiz toplaması, sürecin kamu denetimine açık olması ve mağdur yakınlarının katılımının sağlanması şarttır. Soruşturma makamları eksik incelemeyle ve temelden yoksun kararlarla süreci sonlandırmamalıdır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda gözaltına alınan şahsın kronik diyabet ve panik atak rahatsızlıkları bulunduğunu, gözaltı giriş raporunda darp izi yokken ilerleyen günlerdeki raporlarda sırtında, omuzlarında ve yüzünde ekimoz, hiperemi ve yumuşak doku lezyonlarının tespit edildiğini dikkate almıştır. Şahıs, muayenelerde darbedildiğini ve ağır psikolojik baskı gördüğünü beyan etmiş, kendisine akut stres ve anksiyete bozukluğu tanısı konulmuştur. Adli Tıp Kurumu raporları da şahsın ölümüne neden olan kalp krizinin gelişiminde, sahip olduğu kronik hastalıklarla birlikte gözaltı koşullarının getirdiği ağır stresin tetikleyici olabileceğini açıkça ortaya koymuştur.

Soruşturma makamları, şahsın ölümünü sadece kronik rahatsızlıklarına bağlayarak, gözaltı sürecinde maruz kaldığı bu fiziksel ve psikolojik şiddet bulgularının devlet görevlilerine atfedilemeyecek bir sebeple meydana geldiğini kanıtlayamamıştır. Ayrıca, bu tıbbi bulguların şahsın kendi tutumu nedeniyle zorunlu güç kullanımının sonucu olduğu da ortaya konulamamıştır. Bu nedenle, tespit edilen fiziksel ve psikolojik bulgular ile ölüm olayından doğrudan devletin sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

Usul yükümlülüğü açısından yapılan incelemede ise, savcılığın Adli Tıp Kurumunun tetikleyici stres etkenine dikkat çeken görüşüne rağmen, sadece şahsın önceki hastalıklarının ölüm üzerindeki etkisine odaklandığı ve sağlık raporlarına yansıyan şiddet bulgularını göz ardı ettiği tespit edilmiştir. Şahsın polis şiddetine uğrayıp uğramadığı ve bu durumun kalp krizine etkisi hiç araştırılmamış, sadece ölüm anına ilişkin kamera kayıtları incelenirken öncesine dair iddialar havada bırakılmıştır. Mağdurun tanık dinletme talepleri ve ihbar dilekçeleri görmezden gelinerek soruşturma eksik yürütülmüştür.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının maddi ve usul boyutlarının ihlal edildiği yönünde karar vererek yeniden soruşturma yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: