Karar Bülteni
DANIŞTAY 12. Daire 2022/31 E. 2023/6448 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay 12. Daire |
| Esas No | 2022/31 |
| Karar No | 2023/6448 |
| Karar Tarihi | 07.12.2023 |
| Dava Türü | İptal |
| Karar Sonucu | Onama |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması sözleşmeyi etkiler.
- İdarenin sözleşme yenilememe hususunda takdir yetkisi vardır.
- Askeri personelde sürekli güvenlik ve sadakat aranır.
- İdari işlem için ceza davasının kesinleşmesi beklenmez.
Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde sözleşmeli olarak görev yapan personelin sözleşmelerinin yenilenmemesi işlemlerinde idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını ve güvenlik soruşturmalarının önemini hukuken ortaya koymaktadır. Karar, hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla ceza davası açılmış olan bir askeri personelin, henüz ceza yargılaması kesinleşmeden idari bir tasarrufla sözleşmesinin yenilenmemesinin, kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun olduğunu tescil etmektedir. İdare hukukunda masumiyet karinesi geçerli olmakla birlikte, kamu hizmetinin, özellikle de ulusal güvenliği doğrudan ilgilendiren askeri hizmetin güvenliği ve sürekliliği söz konusu olduğunda, idarenin ceza davasının kesinleşmesini beklemeden önleyici idari tedbirleri alma hak ve yetkisine sahip olduğu bir kez daha vurgulanmıştır.
Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu içtihat, idare bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonlarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması verilerini kullanarak aldıkları menfi kararların yargısal denetiminde önemli bir referans noktasıdır. Uygulamadaki önemi ise, terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik şüphesi barındıran durumlarda, idari yargı mercilerinin kurumun takdir yetkisine kamu güvenliği perspektifiyle ne denli geniş bir alan tanıdığını göstermesidir. Avukatlar ve kamu personeli hukuku alanında çalışan hukukçular için bu karar, sözleşme yenilememe uyuşmazlıklarında ceza yargılaması ile idari işlemler arasındaki bağımsızlığın idari yargı tarafından nasıl yorumlandığını net bir biçimde sergilemektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugayı Erkan Başkanlığı bünyesinde sözleşmeli subay olarak görev yapan davacı ile Milli Savunma Bakanlığı arasında hukuki bir itilaf doğmuştur. Uyuşmazlığın temel sebebi, idare bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonu kararı neticesinde davacının görev sözleşmesinin yenilenmemesidir. İdare, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri yapılanması içerisinde ankesörlü hatlardan ardışık olarak arandığı ve gizli örgütsel iletişim kurduğu şüphesiyle Ağır Ceza Mahkemesinde terör örgütü üyeliği suçundan açılmış ve halen devam etmekte olan bir ceza davası bulunduğunu tespit etmiştir. Bu güvenlik zafiyeti gerekçesiyle sözleşme yenilenmemiştir.
Davacı ise, tugay komutanı tarafından kendisine haksız yere mobbing uygulandığını, FETÖ/PDY ile herhangi bir irtibatının bulunmadığını, devam eden ceza yargılamasının idari yargılamada bekletici mesele yapılması gerektiğini ve ceza davasının sonucu beklenmeden verilen sözleşme yenilememe kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Bu gerekçelerle, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin idari işlemin iptali talebiyle yargı yoluna başvurmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümünde derece mahkemelerinin ve Danıştay'ın dayandığı hukuki çerçevenin merkezinde 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun bulunmaktadır. Anılan Kanun'un 12. maddesi, sözleşmeli statüde görev yapan subay ve astsubayların sözleşme sürelerinin bitiminde bu sözleşmelerin idarece yenilenip yenilenmeyeceği hususunu düzenlemektedir. Bu maddeye göre idare, hizmetin gereklerini ve personelin durumunu değerlendirerek sözleşmeyi yenilememe konusunda geniş bir takdir yetkisine sahiptir.
Sürecin işletilmesinde ayrıca Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği ile Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönergesi hükümleri uygulama alanı bulmaktadır. Bu alt düzenleyici işlemler, personelin sözleşme öncesinde ve görev süresinin devamında taşıması gereken temel nitelikleri belirler. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu olması, askeri personelin istihdamında aranan en kritik şartlardan biridir. Zira silahlı kuvvetler mensuplarının yürüttüğü hizmetin doğrudan devletin bekası ve ulusal güvenlik ile ilgili olması, personelin mutlak sadakat ve şüpheden uzak bir güvenilirlik taşımasını zorunlu kılar.
Bunun yanı sıra, davanın temyiz aşamasındaki incelemesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 49 çerçevesinde yapılmıştır. İdari işlemlerin yargısal denetiminde yerleşik içtihat prensipleri gereği, idarenin takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Ancak, idarenin kamu görevlileri hakkındaki idari yaptırım ve tasarruflarının, ceza hukuku anlamındaki kesinleşmiş mahkumiyet kararlarına sıkı sıkıya bağlı olmadığı, idari disiplin ve güvenlik standartlarının ceza hukukundan farklı değerlendirilebileceği hususu idare hukukunun temel doktrin kurallarından biridir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Dosya kapsamındaki belgelerin ve mahkeme kararlarının incelenmesi neticesinde, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik işlemin mevzuata uygun bir Değerlendirme Komisyonu süreci işletilerek alındığı tespit edilmiştir. İdare bünyesinde görev yapan komisyon, davacı hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını detaylı bir şekilde değerlendirmiş ve Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde terör örgütü üyeliği suçlamasıyla açılmış derdest bir kamu davasının bulunduğunu saptamıştır. FETÖ/PDY gibi bir terör örgütüyle irtibat bağlamında ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarına istinaden açılan bu dava, askeri personelin taşıması gereken güvenlik kriterleri açısından ciddi bir risk unsuru olarak kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi tarafından yapılan hukuki incelemelerde, sözleşmeli subayların sadece mesleğe kabul aşamasında değil, göreve devam ettikleri müddetçe de güvenlik soruşturmalarının olumlu olma şartını korumaları gerektiği vurgulanmıştır. Yargı mercileri, davacının silahlı kuvvetler gibi stratejik ve hayati öneme sahip bir kurumda istihdam edilmeye devam edilmesinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmayacağını belirlemiştir. Ayrıca, davacının ceza davasının sonucunun beklenmesi (bekletici mesele yapılması) gerektiği ve komutanı tarafından kendisine mobbing uygulandığı yönündeki iddiaları, idarenin sözleşme yenilememe hususundaki haklı nedenlerini ortadan kaldıracak veya işlemin hukuka aykırılığını kanıtlayacak nitelikte ve ağırlıkta görülmemiştir. İdarenin, terör örgütü iltisakı şüphesi bulunan personeli hakkında ceza yargılamasının kesinleşmesini beklemeden takdir yetkisini kullanarak sözleşmeyi yenilememe yönünde işlem tesis etmesinin, idari güvenlik tedbirleri kapsamında hukuka uygun olduğu net bir şekilde ortaya konulmuştur.
Temyiz aşamasında dosyayı inceleyen Danıştay 12. Dairesi, bölge idare mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve maddi gerekçeleri yerinde bulmuş, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen argümanların anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını saptamıştır.
Sonuç olarak Danıştay 12. Daire, idari işlemin hukuka uygun olduğuna kanaat getirerek davanın reddine dair kararı onama yönünde karar vermiştir.