Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Amoniel Üneşi | BN. 2024/32881

Karar Bülteni

AYM Amoniel Üneşi BN. 2024/32881

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2024/32881
Karar Tarihi 08.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz külfettir.
  • Uzayan yargılamalar için komisyon yolu tüketilmelidir.

Bu karar, idarenin vatandaşın mülküne kanuni bir dayanak olmaksızın fiilen el atması ve bu haksız el atma karşılığında ödenmesi gereken tazminat tutarının uzun yargılama süreçleri neticesinde enflasyon karşısında değer kaybetmesi sorununu ele alması bakımından son derece önemli bir içtihat niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın özel mülkiyete konu taşınmaza el atmasının mülkiyet hakkına açık ve ağır bir müdahale olduğunu bir kez daha teyit etmiş, kanunilik ilkesinin önemine vurgu yapmıştır. Aynı zamanda, uzun süren yargılama süreçleri neticesinde hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında erimesinin, vatandaşa olağan dışı ve aşırı bir külfet yüklediği açıkça ifade edilmiştir.

Emsal etkisi açısından bakıldığında karar, kamu makamlarının mülkiyet hakkına saygı gösterme yükümlülüğünün altını çizerken, yargı mercilerine de enflasyon kaynaklı ekonomik değer kayıplarını giderme hususunda önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Ayrıca, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında yakın zamanda yapılan yasal değişiklikler çerçevesinde, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvurunun tüketilmesi gereken zorunlu bir hukuki yol olduğu ilkesi pekiştirilmiştir. Bu durum, benzer mülkiyet ve adil yargılanma uyuşmazlıklarında hem idareler hem de alt derece mahkemeleri ile avukatlar için yön gösterici temel bir kılavuz işlevi görmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, başvurucu Amoniel Üneşi'nin mülkiyetinde olan taşınmaza idare tarafından herhangi bir resmî kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması üzerine ortaya çıkmıştır. Başvurucu, idarenin taşınmazına haksız bir şekilde el koyduğunu ve mülkiyet hakkından faydalanmasını engellediğini belirterek yargı yoluna başvurmuş, taşınmazın bedelinin ödenmesi için tazminat talebinde bulunmuştur.

Yargılama süreci oldukça uzun sürmüş ve mahkeme tarafından nihayetinde başvurucu lehine bir tazminata hükmedilmiştir. Ancak yargılamanın yıllara yayılması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarı, geçen süre zarfında artan enflasyon karşısında ciddi anlamda değer kaybına uğramıştır. Bunun üzerine başvurucu; taşınmazına haksız yere el atıldığını, kendisine ödenmesine karar verilen tazminatın enflasyon karşısında eriyerek gerçek değerini yitirdiğini ve yargılamanın makul bir sürede bitirilemediğini ifade etmiştir. Bu şikâyetlerle mülkiyet hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını incelerken temel olarak mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının güvence altına alındığı Anayasa kurallarını ve kamulaştırma mevzuatını dikkate almıştır. Mülkiyet hakkına yapılacak her türlü müdahalenin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olması gerekmektedir. İdarenin, özel mülkiyete konu bir taşınmaza el atabilmesi için kural olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapması zorunludur. Bu usule uyulmadan gerçekleştirilen fiilî el atmalar, kanunilik ilkesine açık bir aykırılık teşkil etmektedir.

Mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen bir diğer temel kural, kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülk sahibine ödenecek bedellerin gerçek karşılığını yansıtması zorunluluğudur. Yargılama sürecinin uzaması sebebiyle hükmedilen bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmesi, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir ekonomik külfet yüklemekte ve mülkiyet hakkının özünü ihlal etmektedir. Mahkeme, daha önceki içtihatlarına dayanarak, alacakların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Makul sürede yargılanma hakkı yönünden ise yakın tarihli mevzuat değişiklikleri dikkate alınmıştır. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'a 7499 sayılı Kanun ile eklenen 5/A maddesi ve geçici 3. madde uyarınca, 12/3/2024 tarihi itibarıyla yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle yapılan başvurularda Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması zorunlu hâle getirilmiştir. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, hukuk sisteminde var olan ve başarı şansı sunan bu idari başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesi tarafından esasa ilişkin bir inceleme yapılması mümkün değildir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı değerlendirirken öncelikle idarenin başvurucuya ait taşınmaza hukuka aykırı şekilde el atması hususunu ele almıştır. İdarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda belirtilen usullere uymaksızın taşınmaza fiilen el atmasının, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı bir müdahale olduğu ve kanunilik ilkesini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Mahkeme, bu durumu mülkiyet hakkına yapılmış haksız bir müdahale olarak nitelendirmiş ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vererek, uğranılan zararın eski hâle getirme kuralı çerçevesinde telafisi için başvurucu lehine 30.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir.

İkinci olarak, kamulaştırmasız el atma davası neticesinde hükmedilen bedelin enflasyon karşısındaki durumu incelenmiştir. Yargılama sürecinin uzaması nedeniyle başvurucuya ödenmesine karar verilen tazminat tutarının enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığı, bu durumun başvurucuya ağır ve olağan dışı bir ekonomik külfet yüklediği belirlenmiştir. Bu değer kaybının telafi edilmemesinin, mülkiyet hakkının sağladığı güvenceleri derinden zedelediği kanaatine varılmıştır. Değer kaybından doğan bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar görülmüş ve dosyanın ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Son olarak, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı yönündeki iddia incelenmiştir. 12/3/2024 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeler gereği, makul sürede yargılanma şikâyetleri için Tazminat Komisyonuna başvurunun zorunlu hâle geldiği hatırlatılmıştır. Başvurucunun bu olağan hukuki yolu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine geldiği saptanmış olup bireysel başvurunun ikincil niteliği kuralı gereği bu şikâyet bakımından esasa girilmemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma ve tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: