Karar Bülteni
AYM Mehmet Acar ve Diğerleri BN. 2022/37661
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2022/37661 |
| Karar Tarihi | 15.01.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını zedeler.
- Mülkiyete müdahalede kanunilik ilkesine uyulmalıdır.
- Kanunsuz fiilî el atma ihlal sonucunu doğurur.
- Mülkiyet ihlallerinde manevi tazminat yoluna gidilebilir.
Anayasa Mahkemesi, bu kararıyla idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara herhangi bir yasal prosedür işletmeksizin fiilen el koymasının mülkiyet hakkına yönelik ağır bir müdahale olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Kararın hukuki anlamı, kamu gücünü kullanan makamların mülkiyet hakkına müdahale ederken Anayasa'nın ve ilgili kanunların emrettiği usul ve esaslara mutlak surette bağlı kalması gerektiğinin altının çizilmesidir. Kamulaştırmasız el atma fiili, sadece mülkiyetin özüne dokunmakla kalmayıp, hukuk devleti ilkesinin temel bir unsuru olan kanunilik ilkesini de doğrudan ihlal etmektedir.
Bu kararın emsal etkisi, mülkiyet hakkına ilişkin devletin yasal çerçeveye uyma yükümlülüğünü pekiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, benzer uyuşmazlıklardaki yerleşik içtihatlarına atıf yaparak, idarenin hukuki dayanaktan yoksun eylemlerinin doğrudan hak ihlali doğuracağını açıkça ortaya koymuştur. Böylece, kamu hizmetlerinin yürütülmesi bahanesiyle özel mülkiyetin keyfî olarak sınırlandırılmasının veya ortadan kaldırılmasının önüne geçilerek, mağdur edilen vatandaşların manevi zararlarının tazmin edilmesi yönünde güçlü bir hukuki koruma kalkanı sağlanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucular Mehmet Acar ve diğerleri, maliki oldukları özel mülkiyete konu taşınmazlara idare tarafından usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek, bu durumun mülkiyet haklarını açıkça ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Uyuşmazlığın temelinde, kamusal makamların herhangi bir yasal kamulaştırma prosedürü işletmeden, kamulaştırma kararı almadan veya taşınmaz bedelini mülk sahiplerine ödemeden söz konusu taşınmazları kamu hizmetine tahsis etmesi yatmaktadır. Başvurucular, idarenin kanuna aykırı olarak sergilediği bu fiilî durumun ve mülksüzleştirme eyleminin, anayasal güvence altında olan mülkiyet haklarını derinden zedelediğini ileri sürmüşlerdir. Bu haksız müdahale neticesinde uğradıkları mağduriyetin giderilmesi amacıyla hak ihlalinin tespit edilmesini ve oluşan zararlarına karşılık manevi tazminat ödenmesini talep etmişlerdir. Aynı konuyu içeren ve aralarında hukuki irtibat bulunan başvurular, usul ekonomisi gereğince bu dosya üzerinden birleştirilmiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi bu uyuşmazlığı çözerken mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin temel anayasal ilkelere ve yerleşik içtihatlarına dayanmaktadır. Özellikle Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin sınırları belirlenmiştir. Mülkiyet hakkına kamusal makamlarca yapılacak herhangi bir müdahalenin öncelikle kanuni bir dayanağının bulunması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesine uygun olması zorunludur.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda idarenin özel mülkiyete konu bir taşınmazı kamu hizmetine tahsis edebilmesi için izlemesi gereken usul ve esaslar açıkça düzenlenmiştir. Bu yasal prosedür işletilmeden, taşınmazın malikinin rızası dışında fiilen veya hukuken el konulması işlemi, kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilmektedir. Yüksek Mahkemenin yerleşik emsal kararlarında vurgulandığı üzere, kamulaştırmasız el atma, Anayasa'nın ve ilgili kanunun emrettiği şekil şartlarına uyulmaksızın gerçekleştirilen bir eylem olduğundan, mülkiyet hakkına yönelik kanunsuz bir müdahale teşkil eder.
İdarenin kanuni dayanaktan yoksun bu tür fiilî müdahaleleri, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, mülkiyet hakkının temel bir güvencesi olan kanunilik ilkesini de doğrudan ihlal etmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür durumlarda müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığını tespit ettiğinde, ölçülülük veya kamu yararı gibi diğer kriterleri incelemeye gerek kalmaksızın mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermektedir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucuların taşınmazlarına kamulaştırmasız el atılması şeklindeki şikâyetlerini incelerken dosyadaki olay ve olguların, daha önce karara bağlanan emsal başvurularla benzer nitelikte olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, idarenin başvuruculara ait taşınmazlara herhangi bir usule uygun kamulaştırma kararı almadan ve bedel ödemeden fiilen el atmasının, mülkiyet hakkına yapılmış haksız bir müdahale olduğunu ortaya koymuştur.
İnceleme sırasında, idarenin eyleminin Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması, mülkiyet hakkı ve kamulaştırma şartlarını düzenleyen ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen resmî kamulaştırma usullerine riayet edilmediği için, söz konusu müdahalenin kanunilik ilkesini ağır biçimde ihlal ettiği vurgulanmıştır. Başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan bu kanunsuz müdahale nedeniyle Anayasa Mahkemesi, daha önceki yerleşik içtihatlarında açıkladığı ilkelerden ayrılmayı gerektirecek herhangi bir istisnai durumun somut olayda bulunmadığına hükmetmiştir.
İhlalin tespit edilmesinin ardından Mahkeme, bu ihlalin sonuçlarının nasıl giderileceği hususunu değerlendirmiştir. Hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması bağlamında, her bir başvurucu için manevi zararların karşılığı olarak ayrı ayrı tazminat ödenmesinin uygun ve yeterli bir giderim yöntemi olduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki başvuruyu kabul etmiştir.