Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | 2020/15487 BN.

Karar Bülteni

AYM 2020/15487 BN.

Anayasa Mahkemesi | Havva Gül Yıldız | 2020/15487 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2020/15487
Karar Tarihi 16.09.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atmada malike yargılama gideri yükletilemez.
  • Haklı çıkan davacıya mahkeme masrafı yükletilmesi ölçüsüzdür.
  • Haksız harç tahsili mülkiyet hakkının özünü zedeler.
  • Devletin haksız fiilinde masraf külfeti idareye aittir.

Bu karar, idarenin hukuka aykırı fiili sonucunda mülkiyet hakkı zedelenen ve bu hakkını aramak için yargı yoluna başvuran vatandaşların, açtıkları davalarda haklı çıkmalarına rağmen aleyhlerine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini açıkça ortaya koyması bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Kamulaştırmasız el atma davalarında temel amaç, idarenin haksız ve kanunsuz müdahalesi ile bozulan mülkiyet dengesinin, mülk sahibi lehine yeniden tesis edilmesidir. Ancak bu hak arama sürecinde, asıl mağdur olan davacının ağır mahkeme masrafları veya harç yükü altında bırakılması, Anayasa ile korunan mülkiyet hakkını anlamsız kılmakta ve hakkın özüne zarar vermektedir.

Benzer uyuşmazlıklarda bu kararın emsal etkisi, mülkiyet hakkı ihlallerinde vatandaşın idareye karşı yürüttüğü hukuk mücadelesinde katlanılması gereken ekonomik külfetin, ihlale neden olan idareye ait olması gerektiği prensibini kesin ve net bir dille pekiştirmesidir. Yargı mercilerinin, taleple bağlılık kuralı gibi usuli nedenlere dayanarak veya kısmî ret gerekçeleriyle, mülkiyet hakkı ihlal edilen malik aleyhine yargılama gideri yüklemesi Anayasa'nın açık lafzına aykırı bulunmuştur. Uygulamada ilk derece mahkemelerinin ve kanun yolu mercilerinin, idarenin haksız eyleminden kaynaklanan davalarda harç ve masraf dağılımı yaparken bu güçlü anayasal güvenceyi doğrudan dikkate almaları, maliki hak aradığı için cezalandırır nitelikteki masraf tahsili uygulamalarından kesinlikle kaçınmaları zorunludur.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Havva Gül Yıldız, Mersin'in Gülnar ilçesinde bulunan kendisine ait taşınmazların üzerinden, 1983 yılı sonrasında herhangi bir yasal kamulaştırma işlemi yapılmaksızın ve idari irtifak hakkı kurulmaksızın Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) tarafından enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle mağdur olmuştur. Başvurucu, mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahalenin giderilmesi ve arazisinin kullanımının engellenmesinden doğan zararının karşılanması amacıyla TEİAŞ'a karşı kamulaştırmasız el atma davası açmıştır.

Yerel mahkemede yapılan yargılama sonucunda, başvurucunun davasının kabulüne karar verilerek TEİAŞ'ın tazminat ödemesine hükmedilmiştir. Ancak dava sürecinin devamı olan istinaf ve temyiz aşamalarında, başvurucu davasında tamamen haklı bulunmasına rağmen, yalnızca usuli bir sebep olan "taleple bağlılık ilkesi" gerekçe gösterilerek başvurucu aleyhine binlerce liralık istinaf karar harcı ve temyiz yargılama gideri yükletilmiştir. Uyuşmazlık, idarenin haksız fiili nedeniyle açılmak zorunda kalınan ve kazanılan bir davada, asıl mağdur olan malik aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mülkiyet hakkına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin Anayasa'ya uygunluğunu değerlendirirken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini öngören temel kuralları dikkate almaktadır. Anayasa'nın 35. maddesi, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğunu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceğini açıkça ifade etmektedir. Kamulaştırmasız el atma müessesesi, idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine uymaksızın özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen veya hukuken el koyması durumunu ifade eden hukuka aykırı bir idari eylemdir.

İdarenin hukuka aykırı bu eylemi neticesinde mülkiyet hakkı ihlal edilen malikin, hakkını aramak, idareden tazminat ve bedel talep etmek amacıyla adli makamlara başvurması en temel anayasal hakkıdır. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, kamulaştırmasız el atma davalarında idare; Anayasa'ya ve kanunlara aykırı davranan, haksız fiil işleyen konumundadır. Bu nedenle, idarenin eylemiyle bozulan hukuki dengenin yeniden sağlanması sürecinde katlanılması gereken mali külfetin kural olarak ihlale neden olan idareye yükletilmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesinin daha önce vermiş olduğu ve bu alanda temel oluşturan Kübra Yıldız ve diğerleri [GK] kararında da detaylıca ortaya konulduğu üzere, idarenin kusurundan kaynaklanan ve mülkiyet hakkının özünü zedeleyen haksız el atmalarda, tazminat davası açmak zorunda kalan malikin yargılama gideri, harç veya vekâlet ücreti ödemekle yükümlü tutulması, Anayasa'nın mülkiyet hakkını koruyan kurallarının hem sözüne hem de ruhuna aykırıdır. Zira kişinin mülkiyetine idarece haksız ve kanunsuz olarak el atılmışken, bir de bu haksızlığın yargı yoluyla giderilmesi için başvurulan mahkemelerde malikten ağır harç ve masraf tahsil edilmesi, kişiye şahsi ve olağandışı bir külfet yüklemekte, taraflar arasındaki adil dengeyi mağdur olan malik aleyhine orantısız ve haksız bir şekilde bozmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalenin, doğrudan doğruya hukuka aykırı idari bir eylem olan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklandığını tespit etmiştir. Başvurucunun taşınmazları üzerinden TEİAŞ tarafından enerji nakil hattı geçirilmiş ve bu hukuka aykırı işlem için başvurucuya herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmemiştir. Başvurucu, bu açık haksızlığın giderilmesi için açtığı davada esastan haklı bulunmuş ve mahkemece kendisine irtifak hakkı bedeli ödenmesine karar verilmiştir.

Yargılama sürecinde yerel mahkemenin hazırlattığı bilirkişi raporunda tazminat bedeli 249.820 TL olarak belirlenmiş, başvurucu ise bu raporda bir hesap hatası olduğunu düşünerek davasını 238.238 TL olarak ıslah etmiştir. Yerel mahkeme, bilirkişi raporundaki yüksek tutarı (249.820 TL) esas alarak davayı kabul etmiş, ancak istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, taleple bağlılık kuralı gereğince ödenecek miktarı başvurucunun ıslah ettiği 238.238 TL'ye düşürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi bu işlemi yaparken, aradaki fark üzerinden başvurucu aleyhine 12.007,03 TL istinaf karar harcına hükmetmiş ve bu tutarın Hazineye irat kaydedilmesine karar vermiştir. Yargıtay Dairesi aşamasında da bu karar aynen onanmış ve üstelik başvurucu aleyhine ek temyiz başvuru ve karar harçları yükletilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, idarenin Anayasa'ya aykırı olarak gerçekleştirdiği fiili el atma işlemi nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal edilen başvurucunun, sırf bu ağır ihlali gidermek için dava açmak zorunda bırakıldığına dikkat çekmiştir. Başvurucunun davasında esastan tamamen haklı çıkmasına ve idarenin haksızlığının tespit edilmesine rağmen, usuli kuralların (taleple bağlılık ilkesi gibi) veya harç mevzuatının katı ve şekilci yorumu neticesinde on binlerce liralık yargılama giderleri ve karar harçları ile sorumlu tutulması, mülkiyet hakkına başlı başına ağır bir müdahale teşkil etmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür davalarda hakkını arayan malik aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin, Anayasa'nın açık lafzına ve mülkiyet hakkının özüne aykırı olduğu hususunu kesin bir dille yinelemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davada başvurucu aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiği yönünde karar vermiş ve mülkiyet hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararı bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: