Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Dursun Şafak ve Diğerleri | BN. 2022/42479

Karar Bülteni

AYM Dursun Şafak ve Diğerleri BN. 2022/42479

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/42479
Karar Tarihi 27.11.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kanuni düzenlemeyle alacak hakkının engellenmesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Mülkiyet hakkı bağlamında etkili başvuru yolu güvence altındadır.
  • Yargılama sürerken tahsil imkânının kaldırılması anayasaya aykırıdır.

Bu karar, bireylerin alacaklarını tahsil etmek amacıyla yargı yoluna başvurmalarının ardından, yasa koyucu tarafından yapılan kanuni düzenlemelerle bu tahsil imkânının sonradan ortadan kaldırılmasının ağır bir anayasal hak ihlali oluşturduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kişilerin meşru beklenti içinde oldukları mülkiyet haklarını kullanabilmeleri ve haklarına kavuşabilmeleri için etkili hukuki yollara erişimlerinin keyfî olarak engellenemeyeceğini hüküm altına almıştır. Yargılama devam ederken geriye dönük etki yaratan veya mevcut hukuki çarelerin özüne dokunan yasal müdahalelerin, mülkiyet hakkı ile doğrudan bağlantılı olan etkili başvuru hakkını zedelediği saptanmıştır.

Emsal teşkil eden bu içtihat, benzer mağduriyetler yaşayan çok sayıda vatandaş için önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır. Özellikle şirketlere yatırılan paraların iadesi amacıyla açılan davalarda, sonradan yürürlüğe giren kanunlarla alacaklıların yargısal mekanizmaları işletme şansından mahrum bırakılması uygulamasının hukuka aykırılığı tescillenmiştir. Uygulamada bu karar, devam eden yargılamalara müdahale niteliği taşıyan kanuni düzenlemelerin, temel hak ve özgürlükler bağlamında sınırlarını çizmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu sayede, vatandaşların mülkiyet haklarına yönelik idari veya yasal müdahalelere karşı yargısal koruma kalkanı güçlendirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, geçmiş dönemde bir şirkete belirli bir miktar para yatırmış ve daha sonra bu yatırımlarını geri alabilmek amacıyla ilgili şirket aleyhine alacak ve iade davası açmışlardır. Ancak, mahkeme nezdindeki söz konusu yargılama süreci devam ederken yasa koyucu tarafından yeni bir kanuni düzenleme yürürlüğe konulmuştur. Yürürlüğe giren bu yeni yasal düzenleme, başvurucuların söz konusu şirketten olan alacaklarını tahsil etme imkânını hukuken ortadan kaldırmış ve başvurdukları yargısal mekanizmaları işlevsiz hâle getirmiştir. Bunun üzerine başvurucular, alacaklarının tahsili için en uygun hukuki yollara başvurmalarına rağmen, sonradan çıkarılan kanun neticesinde paralarını geri alma haklarının ellerinden alındığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvurucular, devletin yaptığı bu yasal müdahale ile mülkiyet haklarının ve hak arama hürriyetlerinin zedelendiğini ileri sürerek ihlal tespiti ile tazminat talebinde bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken, öncelikle Anayasa'nın mülkiyet hakkını ve hak arama hürriyetini düzenleyen temel kurallarına dayanmıştır. İncelemenin merkezinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve bu hakla doğrudan bağlantılı olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 40 hükmünde yer alan etkili başvuru hakkı bulunmaktadır. Mülkiyet hakkı, bireylerin malvarlığı değerleri üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunma yetkisini güvence altına alırken, hukuken geçerli alacak hakları da bu koruma kapsamına dâhildir. Etkili başvuru hakkı ise, anayasal bir hakkı ihlal edilen herkesin yetkili makamlara gecikmeden ve etkili bir biçimde başvurma imkânının sağlanmasını devlete pozitif bir yükümlülük olarak yüklemektedir.

Yerleşik Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla açılan davalarda, kişilerin uyuşmazlıklarını mahkeme önüne taşıyabilmeleri ve bu uyuşmazlıkların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmeleri şarttır. Benzer nitelikteki emsal kararlarda da vurgulandığı üzere, bir alacağın tahsili için hukuki yollara başvurulduktan sonra yasa koyucunun sürece dâhil olarak yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyecek ve tahsil imkânını ortadan kaldıracak nitelikte yasal düzenlemeler yapması, anayasal güvencelerle bağdaşmamaktadır. Yasama faaliyeti yoluyla kişilerin mülkiyet hakkına dayalı meşru alacaklarını elde etmek için kullandıkları hukuki mekanizmaların işlevsiz bırakılması, mülkiyet hakkının ihlali ile birlikte etkili başvuru hakkının da doğrudan ihlali sonucunu doğurmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayın değerlendirilmesinde daha önce benzer uyuşmazlıklarda vermiş olduğu emsal kararları, özellikle bu konudaki temel yaklaşımını belirlediği ilkeleri temel almıştır. Başvurucuların, şirkete yatırdıkları meblağların iadesini sağlamak maksadıyla Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açtıkları ve hukuki süreci usulüne uygun şekilde başlattıkları tespit edilmiştir. Ancak tam bu yargılama süreci devam ederken yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenlemenin, başvurucuların yasal yollardan alacaklarını tahsil etme ihtimalini tamamen ortadan kaldırdığı görülmüştür.

Mahkeme, başvurucuların alacaklarını tahsil etmek için idari ve yargısal uygun hukuki yollara başvurmalarına rağmen, devletin yasama organı aracılığıyla sonradan yaptığı müdahale neticesinde bu mekanizmaları işletme imkânından yoksun bırakıldıklarını saptamıştır. Kişilerin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen meşru alacak haklarının, devam eden bir yargılama esnasında kanun değişikliği yoluyla fiilen geçersiz kılınması, Anayasa'nın sağladığı etkili başvuru hakkının özüne dokunan ölçüsüz bir müdahale olarak nitelendirilmiştir. Somut olayda başvurucular yönünden anılan emsal kararlarda açıklanan ilkelerden ayrılmayı gerektiren herhangi bir farklı hukuki veya fiilî durum bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için davanın yeniden görülmesinin yeterli bir giderim sağlayacağı kanaatine vararak başvurucuların ayrıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerini reddetmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: