Anasayfa/ Karar Bülteni/ YARGITAY | 6. HD | 2022/2379 E. | 2023/2628 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 6. HD 2022/2379 E. 2023/2628 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No 2022/2379
Karar No 2023/2628
Karar Tarihi 06.07.2023
Dava Türü Maddi ve Manevi Tazminat, Aidat İstirdatı
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
  • Kooperatif hissesini devreden eski ortağa iade yapılamaz.
  • Aidat iadesi sadece devir dışı ayrılmalarda mümkündür.
  • Devredilen hisseye ait borçları devralan ödemiş sayılır.
  • Çalışma hürriyetinin engellenmesi manevi tazminat gerektirir.

Bu karar, kooperatif üyeliğini devreden ortakların, geçmişe dönük aidat ve kesinti iadesi taleplerinin hukuki sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Yargıtay, kooperatifler hukukunda temel bir kural olan "hissesini devrederek ayrılan ortağın sermaye ve alacak iadesi talep edemeyeceği" prensibini katı bir şekilde uygulamıştır. Hissesini tüm aktif ve pasifiyle birlikte devreden bir ortağın, devir işlemi sonrasında eski döneme ait ödemelerini kooperatiften geri istemesi hukuken hiçbir şekilde mümkün görülmemiştir.

Kararın emsal nitelikteki etkisi, özellikle motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinde çok sık karşılaşılan hisse devri ve sonrasındaki mali uyuşmazlıklarda kendini açıkça gösterecektir. Yargıtay, devir işlemiyle birlikte ortaklık bağının tamamen koptuğunu, devralan kişinin mevcut borç ve alacakları üstlendiğini belirterek, devreden kişinin aktif husumet ehliyetini net olarak sınırlandırmıştır. Uygulamadaki yeri bakımından bu durum, kooperatiften ayrılan üyelerin geriye dönük maddi hak arayışlarında hisse devri mi yoksa istifa yolunu mu seçtiklerinin büyük bir önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, yöneticilerin üyelerin çalışma hürriyetini kasten engellemesi durumunda doğacak sorumluluklar da vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı, uzun yıllardır üyesi olduğu taşıyıcılar kooperatifinin yöneticilerini yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla ilgili bakanlığa şikâyet etmiştir. Bu şikâyet üzerine kooperatif yöneticileri, davacıya husumet beslemeye başlamış ve kendisine iş verilmesini kasıtlı olarak engelleyerek davacının tam 47,5 ay boyunca çalışmasına mani olmuşlardır. Yöneticiler hakkında çalışma hürriyetini ihlal suçundan ceza davası açılmış ve yöneticiler aleyhine mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Uzun süre çalışamadığı için gelir kaybına uğrayan ve aracını satmak zorunda kalan davacı, hissesini de bir başka kişiye devrederek kooperatiften tamamen ayrılmıştır. Davacı, çalıştırılmadığı bu uzun dönemler için uğradığı büyük maddi kayıpların ve yaşadığı manevi zararların giderilmesini talep etmiştir. Tüm bunların yanı sıra, kooperatiften hissesini devrederek ayrılırken kendisinden haksız ve hukuka aykırı yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü aidat ve kesinti bedellerinin de iadesini sağlamak üzere kooperatif tüzel kişiliği ve yöneticiler aleyhine işbu davayı açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde, temel olarak kooperatifler mevzuatı ile borçlar hukuku prensipleri dikkate alınmıştır. Somut olayda uygulanan temel kurallar şunlardır:

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.17/1: "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve haklarının nelerden ibaret olduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır." Bu emredici madde, kooperatiften ayrılan ortakların mali haklarının yasal sınırlarını ve iade usullerini belirlemektedir.

Kooperatif Anasözleşmesi m.15: "Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir." Açıkça görüldüğü üzere, hisse devri yoluyla ortaklıktan ayrılan kişilere sermaye ve alacak iadesi yapılması bu sözleşme hükmü ile kesin olarak engellenmiştir. Ortaklık hakkını devreden kişi bu haktan feragat etmiş sayılır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50 ve 51: Haksız fiil neticesinde oluşan maddi zararın ve tazminatın belirlenmesine ilişkin temel hükümlerdir. Davacının aracının çalıştırılmaması neticesinde oluşan kazanç kaybının hesaplanmasında ve zararın kapsamının takdir edilmesinde bu maddeler doğrudan uygulama alanı bulmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.58 ve m.114/2: Kişilik haklarının zedelenmesi durumunda manevi tazminat talep edilebileceğine dair hukuki kurallardır. Bir kişinin anayasal güvence altındaki çalışma hakkının ve hürriyetinin kasten engellenmesi, o kişinin ekonomik durumunu ve dolayısıyla kişilik haklarını doğrudan olumsuz etkilediğinden, haksız fiili gerçekleştirenlerin manevi tazminat sorumluluğunu doğurmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Mahkemelerce yapılan detaylı incelemelerde, davacının kooperatif yöneticileri tarafından haksız ve kasıtlı bir şekilde çalıştırılmadığı, böylece anayasal çalışma hürriyetinin açıkça engellendiği hususu kesinleşmiş ceza dosyasıyla da sabit görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi, bu kasıtlı engelleme nedeniyle kooperatifin ve suça konu eylemleri gerçekleştiren ilgili yöneticilerin davacıya manevi tazminat ödemesi gerektiğine kanaat getirmiştir. Maddi zarar boyutunda ise davacının kooperatif üyesi sıfatıyla çalıştırılmaması olgusundan dolayı asıl sorumlunun kooperatif tüzel kişiliği olduğu belirlenerek maddi tazminat yükümlülüğünün kooperatife ait olduğuna karar verilmiştir.

Ancak uyuşmazlığın Yargıtay denetimine konu olan en temel ve kritik noktası, davacının kooperatiften ayrılırken ödediği veya kendisinden kesildiği iddia edilen aidatların iadesi talebidir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporlarına dayanarak davacının kooperatiften çıkma veya çıkarılma (ihraç) yoluyla ayrılmadığını saptamıştır. Davacının, sahip olduğu kooperatif hissesini 06.01.2012 tarihinde tüm aktif ve pasifiyle birlikte 5.000 TL bedel karşılığında üçüncü bir şahsa devrederek ortaklıktan ayrıldığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda, davacının hissesini devrettiği tarih itibarıyla kooperatife 30.233,67 TL aidat borcu bulunduğu ve bu borcun, hisseyi devralan yeni ortak tarafından kooperatife fiilen ödendiği de saptanmıştır. Yargıtay, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve davalı kooperatifin anasözleşmesi hükümleri gereğince, sadece devir dışında bir yolla ortaklığı sona eren kişilere sermaye ve alacak iadesi yapılabileceğinin altını önemle çizmiştir. Sahip olduğu hissesini üçüncü bir kişiye satarak devreden eski bir ortağın, geçmişe dönük üyelik bedellerinin veya ödenen aidatların iadesini talep etme hakkı yasal olarak kesinlikle bulunmamaktadır.

Sonuç olarak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, hissesini devrederek ortaklıktan ayrılan davacının aidat iadesi talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: