Karar Bülteni
AYM Aydın Özkan ve Diğerleri BN. 2023/32656
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/32656 |
| Karar Tarihi | 17.12.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal / Kabul Edilemez / Ret |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Ölümden sonra vekâletle başvuru hakkın kötüye kullanımıdır.
- Enflasyon karşısında eriyen tazminat mülkiyet hakkını ihlal eder.
- Kamulaştırmasız el atma kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır.
- Makul süre şikayetlerinde önce Tazminat Komisyonuna gidilmelidir.
Bu karar, idarenin özel mülkiyete hukuka aykırı şekilde müdahale etmesinin ve devamında ödenmesi gereken tazminatları enflasyon karşısında eritmesinin mülkiyet hakkı bağlamında yaratacağı ağır sonuçları net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın vatandaşın taşınmazına el atmasını kanunilik ilkesinin ağır bir ihlali olarak değerlendirmiştir. Sürecin devamında takdir edilen tazminatların ödenme aşamasında yaşanan gecikmelerin enflasyonist ortamlarda bireylere olağan dışı bir külfet yüklediğine hükmetmiştir. Bununla birlikte, vefat eden bir kişi adına eski vekâletnameyle başvuru yapılmasının hakkın kötüye kullanımı sayılması, usul kurallarının sıkı şekil şartlarına bağlı olduğunu ve yargılama süreçlerinde özenle takip edilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.
Emsal niteliğindeki bu karar, benzer şekilde taşınmazlarına idarece fiilen veya hukuken el atılan ve uzun süren yargılamalar sonucunda elde ettikleri tazminatları enflasyon karşısında eriyen binlerce vatandaş için son derece önemli bir güvence sağlamaktadır. Yüksek Mahkeme, tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasının mülkiyet hakkının özünü zedelediğini bir kez daha vurgulayarak derece mahkemelerine ve idareye bu tür mağduriyetleri engelleyecek etkin bir mekanizma kurulması gerektiği yönünde güçlü bir mesaj vermiştir. Öte yandan, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında yapılan başvurularda Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonunun öncelikli olarak tüketilmesi gereken hukuki bir başvuru yolu olduğu içtihadı da büyük bir kararlılıkla sürdürülmektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucular, sahip oldukları taşınmaza idare tarafından herhangi bir geçerli kamulaştırma işlemi yapılmaksızın hukuka aykırı bir biçimde el atıldığını belirterek yargı yoluna başvurmuşlardır. Yürütülen yargılama süreci sonucunda idarenin haksız el atması tespit edilmiş ve başvurucular lehine belirli bir tazminata hükmedilmiştir. Ancak yargılama sürecinin gereğinden fazla uzun sürmesi ve bu süreçte ülkede yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle mahkemenin hükmettiği tazminat miktarı çok ciddi bir şekilde değer kaybına uğramıştır. Başvurucular, hem idarenin taşınmazlarına kamulaştırmasız olarak el atmasının hem de geç ödenen tazminatın enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir. Ayrıca açılan davaların çok uzun sürmesi sebebiyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle mağduriyetlerinin giderilmesini ve zararlarının karşılanmasını talep etmişlerdir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken temel anayasal güvenceler ile mülkiyet hakkına ilişkin yerleşik içtihat prensiplerini esas almıştır. Uyuşmazlığın temelinde, idarenin özel mülkiyete müdahalesini düzenleyen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine riayet edilmemesi yatmaktadır. Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin 2942 sayılı Kanun'da gösterilen usullere uymaksızın bir taşınmaza el atması, mülkiyet hakkına yönelik kanunsuz bir müdahale teşkil etmektedir. Bu tür fiili veya hukuki el atmalar, anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkının özüne dokunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının sınırlandırılmasında ölçülülük ilkesinin gözetilmesi gerektiğini özel olarak vurgulamaktadır. Kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen tazminatların, yargılama sürecindeki uzamalar ve ekonomik koşullar nedeniyle ödeme anına kadar enflasyon karşısında değer kaybetmesi, bireylere mülkiyetin gerçek bedelinin ödenmemesi anlamına gelmektedir. Bu durum, kişilere kamu yararı ile şahsi külfet arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozacak düzeyde aşırı ve olağan dışı bir yük yüklemektedir.
Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yönelik şikâyetlerde, 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ve bu kanunda 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dikkate alınmıştır. Anılan mevzuat uyarınca, uzun süren yargılamalara ilişkin şikâyetlerde bireysel başvurudan önce Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması zorunludur. Ayrıca, başvuru tarihinden önce vefat eden bir kişi adına vekâlet ilişkisi sona ermiş bir avukat tarafından yapılan başvurular, hak arama hürriyetinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilmektedir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvuruya konu somut olayı çeşitli açılardan detaylı bir şekilde incelemiş ve önemli hukuki tespitlerde bulunmuştur. İlk olarak, başvuruculardan Mürvet Özkan yönünden yapılan incelemede, söz konusu kişinin Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru tarihinden önce vefat ettiği anlaşılmıştır. Vefat nedeniyle vekâlet ilişkisinin kanunen sona ermesine rağmen, avukatı tarafından vefat eden kişi adına Anayasa Mahkemesine başvurulması, usul kuralları ve yerleşik içtihatlar gereği başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak nitelendirilmiştir. Bu nedenle ilgili kişi yönünden başvurunun reddine karar verilmiştir.
Diğer başvurucular açısından mülkiyet hakkı bağlamında yapılan esastan incelemede ise, idarenin başvuruculara ait taşınmazlara hiçbir yasal ve geçerli kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el attığı saptanmıştır. Mahkeme, idarenin bu eyleminin kanunilik ilkesine açıkça aykırı olduğunu ve mülkiyet hakkının ağır bir ihlalini oluşturduğunu tespit etmiştir. İkinci bir ihlal boyutu olarak, açılan tazminat davalarında idare aleyhine hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedellerinin uzun süren yargılama ve icra aşamaları sonucunda enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığı gözlemlenmiştir. Enflasyon nedeniyle eriyen tazminatların, taşınmazın gerçek değerini karşılamaktan tamamen uzaklaşması ve bu durumun başvurucular üzerinde aşırı ve olağan dışı bir mali külfet yaratması neticesinde mülkiyet hakkının ayrıca ihlal edildiği kanıtlanmıştır.
Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyetlerde ise, mevcut yasal düzenlemeler uyarınca derdest dosyalar için öncelikle Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurulması gerektiği, bu kanun yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamayacağı saptanmış ve bu iddia başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma ve tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.