Anasayfa/ Karar Bülteni/ AİHM | X | BN. 42247/23

Karar Bülteni

AİHM X BN. 42247/23

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 42247/23
Karar Tarihi 09.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal Yok
Karar Linki HUDOC
  • Özel hayata saygı pozitif yükümlülükleri içerir.
  • Devletlerin yasal soybağı kurmada takdir marjı bulunur.
  • Evlat edinme mekanizması aile hayatını korumaya elverişlidir.
  • Alternatif yolların varlığı ihlal iddialarını zayıflatabilir.

Bu karar, yurt dışında tıbbi yardımla üreme yöntemiyle dünyaya gelen çocukların hukuki soybağının tesis edilmesinde devletlerin sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını belirlemesi bakımından oldukça önemlidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İtalyan makamlarının, eşcinsel bir çiftin yurt dışında gerçekleştirdiği işlem neticesinde doğan çocuğun nüfus kaydına, biyolojik bağı bulunmayan niyet edilen anneyi kaydetmemesini Sözleşme'ye aykırı bulmamıştır. Karar, ulusal hukukun doğrudan tescil imkânı sunmamasının, şayet evlat edinme gibi etkili ve işlevsel alternatif hukuki mekanizmalar mevcutsa, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal etmeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar, taşıyıcı annelik ve yurt dışı tüp bebek uygulamaları neticesinde oluşan fiili aile bağlarının hukuken tanınması taleplerinde üye devletlerin geniş bir hareket alanına sahip olduğunu teyit etmektedir. Mahkeme, soybağının doğrudan tanınması ile evlat edinme prosedürleri arasındaki yöntemsel tercihi devletlerin kendi hukuk sistemlerine bırakmaktadır. Uygulamadaki pratik önemi ise, niyet edilen ebeveynlerin yasal engeller karşısında doğrudan kayıt taleplerinde ısrarcı olmak yerine, ulusal hukukta öngörülen mevcut hukuki yolları tüketmelerinin gerekliliğidir. Ebeveynlerin yasal yolları kullanmaktan imtina etmeleri sonucunda çocuğun statüsünde doğan uzun süreli belirsizliklerin, doğrudan devletin pozitif yükümlülüklerinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceği prensibi bu kararla yerleşik hale gelmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, 2018 yılında İtalya'da doğan X isimli küçük bir çocuğun biyolojik annesi (C.D.O.) tarafından kendi adına ve çocuğunu temsilen İtalya devletine karşı açtığı dava etrafında şekillenmektedir. C.D.O. Ve niyet edilen anne (M.B.), İspanya'da tıbbi yardımla üreme yöntemiyle hamilelik sürecini gerçekleştirmiş ve çocuk İtalya'da dünyaya gelmiştir. Doğum sonrasında İtalyan nüfus memuru, başlangıçta her iki anneyi de çocuğun ebeveyni olarak nüfus kütüğüne kaydetmiştir.

Ancak Cumhuriyet Savcılığı, İtalyan yasalarının eşcinsel çiftler için biyolojik bağ olmaksızın doğrudan soybağı kurulmasına izin vermediği gerekçesiyle niyet edilen anne M.B.'nin kaydının iptali için yasal süreç başlatmıştır. Yerel mahkemeler bu talebi haklı bularak M.B.'nin doğum belgesindeki kaydını iptal etmiştir. Başvurucu taraf, bu iptal kararının çocuğun doğumuyla oluşan aile bağını ve niyet edilen anne ile olan yasal ilişkisini yıllar sonra ortadan kaldırdığını belirterek, bu durumun özel ve aile hayatına saygı hakkını derinden ihlal ettiğini ileri sürmüş ve konuyu mahkemeye taşımıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkeme, uyuşmazlığı incelerken temel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8 (Özel ve aile hayatına saygı hakkı) çerçevesinde devletin pozitif yükümlülüklerini değerlendirmiştir. Sözleşme'nin bu maddesi, devletlere bireylerin özel ve aile hayatlarına saygı gösterme ve bu bağları hukuken koruyacak etkili mekanizmalar sunma yükümlülüğü getirmektedir.

Uyuşmazlıkta tatbik edilen İtalyan hukuku, özellikle 2000/396 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.95 ve 2004/40 sayılı Kanun, tıbbi yardımla üreme tekniklerine kural olarak yalnızca patolojik kısırlık durumlarında ve karşı cinsiyetten çiftler için izin vermektedir. Biyolojik bir bağın bulunmadığı durumlarda, yurt dışında gerçekleştirilen üreme işlemleri neticesinde aynı cinsiyetten çiftlerin ebeveynlik statüsünün doğrudan nüfus kütüğüne tescili İtalyan yargı içtihatlarınca yasaklanmıştır.

Buna karşılık, hukuki koruma sağlamak ve çocuğun üstün yararını gözetmek adına İtalyan hukukunda yer alan 1983/184 sayılı Kanun m.44, "özel durumlarda evlat edinme" prosedürünü düzenleyerek alternatif bir yol sunmaktadır. İtalyan Anayasa Mahkemesinin 2021/32 sayılı Kararı ve 2022/79 sayılı Kararı ile bu evlat edinme mekanizmasının kapsamı genişletilmiş, evlat edinilen çocuk ile evlat edinenin akrabaları arasında tam bir hısımlık bağı kurulması güvence altına alınmıştır.

AİHM'in yerleşik içtihat prensiplerine göre, devletlerin yurt dışında kurulan ebeveynlik bağlarını hukuken tanıma konusunda belirli bir takdir marjı bulunmaktadır. Mahkeme, soybağının illaki doğrudan doğum belgesinin tescili yoluyla tanınmasını zorunlu tutmamakta; çocuğun üstün yararını koruyacak ve niyet edilen ebeveyn ile yasal bağ kurmayı sağlayacak evlat edinme gibi etkili ve işlevsel alternatif yolların varlığını Sözleşme'ye uygun kabul etmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, somut olayı değerlendirirken öncelikle devletin çocuğun özel hayatına ve aile hayatına saygı hakkını güvence altına alma konusundaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini titizlikle incelemiştir. Mahkeme, niyet edilen anne ile çocuk arasındaki fiili bağın hukuken tanınmasına yönelik İtalyan makamlarının tutumunu, mevcut yasal alternatifler ışığında ele almıştır.

Tespit edilen ilk önemli husus, İtalyan hukukunun eşcinsel çiftler için tıbbi yardımla üreme sonucu doğan çocuğun niyet edilen ebeveyni ile doğrudan soybağı kurmasını açıkça engellemiş olmasıdır. Ancak Mahkeme, bu doğrudan tescil yasağının, çocuğun ebeveynsiz kalması veya aile bağlarının hukuken tamamen korumasız bırakılması anlamına gelmediğini vurgulamıştır. İtalyan hukuk sistemi, niyet edilen ebeveyne "özel durumlarda evlat edinme" imkânı sunarak bu boşluğu doldurmaktadır. Özellikle Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla bu prosedürün kapsamı genişletilmiş ve biyolojik ebeveyn ile kurulan bağa eşdeğer bir akrabalık ilişkisi tesisi tam anlamıyla mümkün hale getirilmiştir.

Mahkeme, başvuruya konu edilen çocuğun annelerinin, doğum belgesinin düzeltilmesi sürecinde İtalyan hukuku tarafından kendilerine sunulan bu evlat edinme yolunu hiçbir zaman kullanmadıklarını açıkça tespit etmiştir. Niyet edilen annenin, nüfus kaydının iptali sonrasında hukuki bir belirsizlik yaşamamak adına evlat edinme mekanizmasını işletmek yerine doğrudan tescilde ısrarcı olması, çocuğun yasal statüsündeki istikrarsızlığın uzamasına bizzat neden olmuştur. AİHM, aile bağlarının yasal olarak tanınması noktasında evlat edinme prosedürünün taraflara aşırı veya orantısız bir külfet yüklemediği kanaatine varmıştır. Doğrudan tescilin reddedilmesinin, çocuğun günlük yaşamında ve fiili aile hayatını sürdürmesinde onarılmaz bir zorluk yaratmadığı saptanmıştır.

Sonuç olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 8. maddesinin ihlal edilmediği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: