Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Arslan Öztürk | BN. 2021/3564

Karar Bülteni

AYM Arslan Öztürk BN. 2021/3564

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/3564
Karar Tarihi 14.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Sanığın aleyhine olan tanıkları sorgulama hakkı vardır.
  • Huzurda dinlenmeyen tanık beyanı tek delil olamaz.
  • Belirleyici tanık beyanı dengeleyici güvencelerle desteklenmelidir.
  • Uzaktan dinlemede sanığa soru sorma imkanı verilmelidir.

Bu karar, ceza yargılamalarında adil yargılanma hakkının en temel yapı taşlarından biri olan tanık sorgulama hakkının sınırlarını ve mahkemelerin bu konudaki yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Mahkumiyetin tek veya belirleyici ölçüde, sanığın mahkeme huzurunda yüzleşemediği ve soru soramadığı bir tanığın beyanına dayandırılması, savunma hakkının ağır bir ihlali olarak değerlendirilmiştir. Karar, yargı mercilerinin uzaktan veya istinabe yoluyla ifade alırken sanığın haklarını koruyacak teknolojik imkanları veya dengeleyici hukuki güvenceleri sağlamakla yükümlü olduğunu yoruma yer bırakmayacak şekilde vurgulamaktadır.

Emsal teşkil eden bu karar ile birlikte, yerel mahkemelerin ve istinaf dairelerinin duruşmada hazır edilemeyen tanıkların ifadelerini hükme esas alırken çok daha titiz bir inceleme yapmaları gerekecektir. Sadece dosyadaki yazılı evrakların duruşmada okunması veya yan delillere soyut atıflar yapılması, savunma tarafının aleyhindeki en güçlü tanığı sorgulayamamaktan doğan dezavantajını telafi etmeye yetmeyecektir. Dolayısıyla uygulama açısından, SEGBİS gibi vasıtaların etkin kullanımı ve sanığın iddia tanıklarıyla çelişmeli yargılama ilkelerine uygun olarak yüzleştirilmesi zorunluluğu pekiştirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Arslan Öztürk hakkında, aynı karakolda görev yaptığı E.K.'ye ait otomobili çizerek zarar verdiği iddiasıyla savcılık tarafından kamu davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi yargılama sırasında, olayın görgü tanığı olduğu iddia edilen G.Y.'yi istinabe (başka bir mahkeme aracılığıyla ifade alma) yoluyla dinlemiş, ancak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar vermiştir. Katılanın bu karara itiraz etmesi üzerine istinaf mahkemesi duruşma açmış fakat tanık G.Y.'yi yeniden dinleme talebini reddetmiştir. İstinaf mahkemesi, sadece daha önce alınan yazılı ifadeyi okuyarak başvurucunun mahkumiyetine karar vermiştir. Başvurucu, aleyhindeki tek ve en belirleyici tanığa soru soramadığı, onunla yüzleşemediği ve beyanlarının doğruluğunu test edemediği için savunma hakkının kısıtlandığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamalarında sanığın aleyhine olan tanıkları sorgulama veya sorgulatma hakkının, Anayasa m. 36 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtmektedir. Hakkında ceza davası yürütülen bir bireyin, aleyhinde ifade veren kişilere soru yöneltebilmesi ve bu beyanların doğruluğunu yargıç önünde sınama imkanına sahip olması, hakkaniyete uygun bir sürecin olmazsa olmazıdır.

Yüksek Mahkeme'nin yerleşik içtihatlarına göre, şayet bir mahkumiyet kararı tek başına veya davanın sonucunu değiştirecek ölçüde belirleyici nitelikteki bir tanık beyanına dayandırılmışsa ve sanığa bu tanığı sorgulama imkanı tanınmamışsa, anayasal güvenceler zedelenmiş olur. Anayasa Mahkemesi bu gibi durumlarda üç aşamalı bir test uygulamaktadır: İlk olarak tanığın mahkemede hazır edilmemesi için geçerli bir nedenin bulunup bulunmadığına bakılır. İkinci aşamada, sanığın sorgulama imkanı bulamadığı beyanın mahkumiyetin dayandığı tek veya belirleyici delil olup olmadığı incelenir. Üçüncü aşamada ise, eğer ifade belirleyici bir delilse, savunmanın maruz kaldığı bu dezavantajlı durumu telafi edecek düzeyde karşı dengeleyici güvencelerin sağlanıp sağlanmadığı araştırılır.

Doktrinde ve usul hukukunda da sıklıkla işaret edildiği üzere, çelişmeli yargılama ilkesi savunma makamının iddia makamı karşısında zayıf düşürülmesini engeller. Bu doğrultuda, yargı çevresi dışındaki tanıkların dinlenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 180 uyarınca Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) gibi vasıtaların kullanılması, sanığın sorularını doğrudan yöneltebilmesi açısından temel bir telafi edici güvence olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda, başvurucu hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü büyük ölçüde tek bir tanığın (G.Y.) beyanlarına dayandırılmıştır. İlk derece mahkemesince istinabe yoluyla dinlenen tanık, başvurucunun mahkum edildiği istinaf aşamasında mahkeme huzuruna getirilmemiş veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) gibi eş zamanlı ses ve görüntü nakli sağlayan vasıtalarla dinlenmemiştir. İstinaf dairesi, tanığın mahkemede hazır edilememesi veya teknolojik araçlarla dinlenmemesi konusunda herhangi bir geçerli ve haklı nedene dayanmamıştır.

İstinaf mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, başvurucunun isnat edilen suçu işlediğine dair kanaatin oluşmasında, söz konusu tanığın daha önce alınan beyanının belirleyici nitelikte bir delil olarak hükme esas alındığı açıkça görülmektedir. Başvurucu, tanığın istinabe sırasındaki beyan alımı aşamasında hazır bulunmadığı için tanığa soru yöneltme ve verdiği cevaplar üzerinden mahkemenin tanığın güvenilirliği hakkında bir izlenim edinmesini sağlama fırsatından tamamen mahrum bırakılmıştır.

Her ne kadar başvurucuya yargılama sürecinde olayları kendi bakış açısıyla anlatma ve savunma yapma imkanı tanınmış olsa da, mahkemenin aleyhteki en belirleyici tanığı SEGBİS yoluyla dahi dinlememesi savunma açısından ağır bir eksikliktir. Hükme ulaşılırken sorgulanmamış bu tanığın beyanının belirleyici ölçüde esas alınmasına karşın, savunma tarafının karşılaştığı zorlukları telafi edecek yeterli karşı dengeleyici güvenceler sağlanmamıştır. Güvenilirliği ve doğruluğu duruşma ortamında test edilmemiş bir tanık beyanına dayanılarak karar verilmesi yargılamanın hakkaniyetini bütünüyle zedelemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: