Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2017/12958 E. 2019/21729 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2017/12958 |
| Karar No | 2019/21729 |
| Karar Tarihi | 04.12.2019 |
| Dava Türü | Alacak |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Üçlü vardiya sisteminde kural olarak fazla çalışma yapılamaz.
- Arıza kaynaklı fazla mesai iddiaları mutlaka somutlaştırılmalıdır.
- Varsayımsal ihtimallere dayalı olarak fazla mesai hesaplanamaz.
- Fazla çalışma iddiasının ispat yükü işçiye aittir.
Bu karar, özellikle üçlü vardiya (sekizer saatlik üç posta) şeklinde çalışılan işyerlerinde ileri sürülen fazla çalışma iddialarının hukuken nasıl ispatlanması ve değerlendirilmesi gerektiği hususuna açıklık getirmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. İş hukukunda kural olarak sekiz saatlik üçlü vardiya ile çalışılan durumlarda işçilerin yasal çalışma sürelerini aşması beklenmez. Ancak işçiler, vardiya bitiminde arızanın devam etmesi gibi istisnai durumlarda işin başında kalmaya devam ettiklerini ileri sürerek fazla çalışma ücreti talep edebilmektedir. Yargıtay, bu tür durumlarda sadece genel ve soyut tanık beyanlarına dayanılarak karar verilemeyeceğini, fazla çalışmanın hukuken geçerli delillerle somutlaştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Kararın emsal niteliği ve uygulamadaki önemi, yerel mahkemelerin ve bilirkişilerin fazla çalışma hesabında ne ölçüde titiz davranması gerektiği noktasında toplanmaktadır. İşçinin, arıza giderilinceye kadar çalıştığına dair soyut beyanlar, haftanın hangi günleri, ayda kaç defa ve kaç saat fazladan çalışıldığını net bir şekilde ortaya koymuyor ise, mahkemelerce tahmini veya varsayımsal bir hesaplama yapılması Yargıtay denetiminden geçemeyecektir. Bunun pratik yansıması şudur ki; avukatlar ve çalışanlar iddialarını sunarken, olağan dışı çalışmaların hangi olaylar özelinde, ne sıklıkla gerçekleştiğini belgelerle veya çok somut tanık anlatımlarıyla desteklemelidir. Somut verilerden yoksun genel geçer ifadeler davanın reddine zemin hazırlayacaktır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, bir elektrik dağıtım şirketinin arıza bakım ve onarım işlerinde taşeron firmaya bağlı teknik eleman (elektrikçi) olarak çalışan işçinin, asıl işveren ve alt işverene karşı açtığı alacak davasından kaynaklanmaktadır. İşçi; işyerinde kendisine mobbing ve psikolojik baskı uygulandığını, sabah 08:00'den akşam 18:30'a kadar çalışmasına rağmen ayrıca ayda en az bir kez ortaya çıkan büyük çaplı arızalar nedeniyle fazladan mesai yaptığını ve bu ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirtmiştir. Davacı işçi bu gerekçelerle kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı şirketler ise işyerinde sekiz saatlik üç vardiya sistemiyle çalışıldığını, davacının kendi isteğiyle görevlendirmeyi kabul etmeyerek işten ayrıldığını, fazla mesai iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
İş hukukunda fazla çalışma olgusu, 4857 sayılı İş Kanunu m. 41 çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar olarak tanımlanmıştır. İşyerindeki çalışma sürelerinin ve fazla mesailerin ispatı konusunda Yargıtay'ın yerleşik içtihat prensipleri geçerlidir. Bu prensiplere göre, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda öncelikle işyeri kayıtları, puantaj cetvelleri ve işyerine giriş çıkışı gösteren yazılı belgeler delil niteliğindedir.
Yazılı belge bulunmayan hallerde fazla çalışma olgusu tanık beyanları ile ispatlanabilir. Ancak tanık beyanlarının hesaba elverişli, somut ve tereddüde yer vermeyecek kadar açık olması şarttır. Yargıtay içtihatlarına göre, özellikle üçlü vardiya sisteminin uygulandığı (sekizer saatlik postalar halinde çalışılan) işyerlerinde, günlük kanuni çalışma süresinin aşılması kural olarak söz konusu olmadığından, bu sistemde çalışan bir işçinin fazla mesai yaptığını çok daha net ve somut delillerle ortaya koyması aranır.
Ayrıca usul hukuku kuralları gereğince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bilirkişi incelemelerinde, işçinin soyut ifadelerine veya genel nitelikteki tanık beyanlarına dayanılarak, varsayımsal ihtimaller üzerinden fazla mesai hesabı yapılamaz. Varsayıma dayalı hesaplamalar hukuki güvenlik ilkesini zedeleyeceğinden, mahkemelerce verilen kararların somut ve hesaplanabilir delillere dayanması mutlak bir gerekliliktir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında, davacı işçinin fazla mesai talebi değerlendirilmiş ve toplanan kanıtlar ile bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak Yargıtay incelemesinde, mahkemenin fazla çalışma ücretine yönelik değerlendirmesi hatalı bulunmuştur.
Dosyadaki bilgi, belgeler ve dinlenen tanık anlatımları incelendiğinde, davalıya ait işyerinde çalışmaların sabah 08:00-16:00, akşam 16:00-24:00 ve gece 24:00-08:00 saatleri olmak üzere sekizer saatlik üçlü vardiya sistemi halinde yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu sistemde çalışan bir işçinin normal şartlarda haftalık kırk beş saatlik kanuni çalışma süresini aşması beklenemez. Davacı taraf, meydana gelen elektrik arızaları sebebiyle mesai saati bitmesine rağmen arıza giderilinceye kadar çalışmaya devam ettiğini iddia etmiş ve dinlenen tanıklar da bu yönde ifadeler vermiştir.
Buna karşın Yargıtay, tanıkların arızaya çıkıldığında mesaiye bağlı olmaksızın arıza giderilinceye kadar çalışıldığı yönündeki beyanlarının son derece genel ve soyut nitelikte olduğuna dikkat çekmiştir. Hangi günlerde, hangi arızalara müdahale edildiği, arızanın ne kadar sürdüğü ve davacının tam olarak kaç saat fazladan çalıştığı hususları dosya kapsamında somutlaştırılmamıştır. Yargıtay'ın yerleşik prensiplerine göre, somutlaştırılmayan iddialara ve genel tanık anlatımlarına dayanılarak hesaba elverişli bir fazla çalışma ispatından söz edilemez.
Yerel mahkemenin ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun, net süreler üzerinden hesaplama yapmak yerine, varsayımsal ihtimallere dayanarak fazla mesai hesabı yapıp hüküm altına alması hukuka aykırı bulunmuştur. İddiaların somut bir temele oturtulmamış olması karşısında, fazla mesai alacağı talebinin tümden reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, varsayımsal olarak fazla mesai hesaplanıp hüküm kurulmasını hatalı bularak kararı bozmuştur.