Karar Bülteni
YARGITAY
KARARIN KÜNYESİ
| Mahkeme | Yargıtay 22. Hukuk Dairesi |
|---|---|
| Tarih | 22.01.2014 |
| Esas / Karar No | 2013/37918 E. / 2014/729 K. |
| Konu | Mobbing ve İstifa İradesinin Fesada Uğraması |
| Karar Linki | Belirtilmemiş |
İstifa iradesinin fesada uğratıldığını işçi ispatlamalıdır.
Mobbing iddiasında ispat yükü iddia edendedir.
İstifa halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz.
İncelemeye konu kararda, işçinin baskı ve mobbing neticesinde istifa ettirildiği iddiasıyla açtığı feshin geçersizliği ve işe iade davası ele alınmaktadır. Yargıtay, işçinin hür iradesiyle imzaladığı istifa dilekçesinin geçerli olduğuna, istifa iradesinin fesada uğratıldığının ve sistematik bir psikolojik tacizin (mobbing) varlığının yeterli delillerle ispatlanamadığına hükmetmiştir. İş ilişkisinin istifa ile sona ermesi durumunda işe iade davasının dinlenemeyeceği vurgulanarak, yerel mahkemenin kabul kararı bozulmuş ve dava Yargıtay tarafından kesin olarak reddedilmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, iş ilişkisinin işçinin kendi isteğiyle sunduğu istifa ile mi yoksa işverenin uyguladığı psikolojik taciz (mobbing) ve baskı sonucunda iradesi fesada uğratılarak mı sona erdiği ve bu bağlamda işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
İş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilen tek taraflı bir irade beyanı olup bozucu yenilik doğuran bir haktır. İş Kanunu kapsamında işçinin süreli fesih bildirimi ve haklı sebeple derhal feshi düzenlenmiş olsa da, istifa özel olarak kanunda tanımlanmamıştır. İstifa iradesinin işverene ulaşmasıyla iş ilişkisi sona erer ve bu durumda işçi iş güvencesi hükümlerinden faydalanamaz.
İşçinin istifa dilekçesi verirken iradesinin fesada uğratılması durumunda gerçek bir istifadan söz edilemez; bu hallerde feshin işverence yapıldığı kabul edilir. Ancak istifa iradesinin fesada uğratıldığını ispatlama yükümlülüğü iddia eden işçiye aittir.
Mobbing (psikolojik taciz); işyerinde bir veya birkaç kişinin, istenmeyen olarak ilan ettikleri kişiyi dışlayarak, mutlak itaate zorlamak ve yıldırmak maksadıyla sistemli, kasıtlı ve süreklilik arz eden şekilde uyguladığı küçümseyici, aşağılayıcı ve korkutucu davranışlar bütünüdür. Bir eylemin mobbing sayılabilmesi için bu unsurları taşıması ve bu durumun iddia eden işçi tarafından ispatlanması zorunludur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut olayda davacı işçi, davalı işverene sunduğu dilekçesinde görevinden kendi isteğiyle istifa ettiğini açıkça belirtmiştir. İşçi, bu dilekçeyi baskı altında imzaladığını ve istifa iradesinin fesada uğratıldığını dosyaya sunduğu delillerle ispatlayamamıştır.
Yerel mahkeme her ne kadar işyerinde mobbingin varlığını kabul ederek davanın kabulüne karar vermiş olsa da, mevcut delil durumu psikolojik tacizin unsurlarının oluştuğunu kabule yeterli görülmemiştir. Davacı işçinin sunduğu istifa dilekçesine hukuki değer atfedilmesi gerektiği, istifanın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığının ise ancak ileride açılabilecek bir alacak davasında tartışılabileceği belirtilmiştir.
Bu tespitler ışığında, iş ilişkisinin istifa ile sona erdiği ve feshin geçersizliği ile işe iade taleplerinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılarak yerel mahkeme kararı bozulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.