Manevi Tazminat

Kişinin bedensel bütünlüğüne, onuruna, itibarına veya özel hayatına yönelik haksız saldırılar sonucu yaşadığı derin elem, keder ve psikolojik yıkımın hukuki yollarla telafisi manevi tazminatın konusudur. Bir zenginleşme aracı olmamakla birlikte, mağdurun ruhsal tatminini sağlamak ve faili caydırmak amacıyla hakkaniyete uygun, somut olayın ağırlığıyla orantılı bir bedelin hüküm altına alınması, zedelenen insan onurunun yasal bir onarımıdır.
Soru & Cevap Güncelleme: 09.01.2026

Devletin kurumları velayetimi haksız yere elimden aldıysa ve mahkemeler de bu kararı onayladıysa, yaşadığım acılar için tazminat talep edebilir miyim?

add

Velayet yetkinizin hukuka ve insan hakları standartlarına aykırı bir şekilde sonlandırıldığının tespit edilmesi halinde, bu süreçte yaşadığınız acı ve sıkıntılar için manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır. Ulusal makamların ve mahkemelerin, aileyi yeniden birleştirme amacından çok erken vazgeçmesi ve ebeveynlik yeteneklerinizi yeterince araştırmadan velayeti sonlandırması durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararı verebilmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 08.11.2025

Hastaneden alacağım olan maaş farkları için açtığım iş davası 18 yıldan uzun sürdü. Bir iş davasının bu kadar uzun sürmesi normal mi ve bu gecikmeyle ilgili hangi haklara sahibim?

add

Hayır, bir iş davasının on sekiz yıldan fazla sürmesi kesinlikle normal değildir ve bu durum makul sürede yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların doğası gereği çok daha hızlı çözülmesi gerektiğine hükmetmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 17.06.2025

İşçi alacağı davam mahkemelerde sürekli erteleniyor ve 18 yıldır bitmedi, bu kadar uzun süren bir yargılama yüzünden avrupa insan hakları mahkemesi'ne başvurabilir miyim?

add

Evet, davanızın makul süre içinde sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurabilirsiniz. Mahkeme, özellikle iş hukuku gibi doğası gereği hızlı karar verilmesi gereken uyuşmazlıklarda yargılamanın on sekiz yıl gibi bir süreye uzamasını adil yargılanma hakkı ihlali olarak kabul etmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 15.08.2025

Avrupa insan hakları mahkemesi iflas davamda haksızlığa uğradığımı tespit ederse, yok yere satılan mallarım ve çektiğim sıkıntılar için tazminat alabilir miyim?

add

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yargılamanın haksız ve uzun sürmesi nedeniyle yaşanan manevi sıkıntılar için tazminat ödenmesine hükmedebilirken, satılan mallara ilişkin maddi zararların telafisini öncelikle devam eden iç hukuk yollarına bırakmaktadır. İlgili Karadağ davasında, başvurucu şirketin mallarının haksız yere başlatılan ve uzayan iflas işlemleri sırasında satılması üzerine milyonlarca avroluk bir maddi tazminat talep edilmiştir.

Soru & Cevap Güncelleme: 18.11.2025

Uğradığım şiddet yüzünden fiziksel ve psikolojik zararlarım oldu ama faillerden tazminat alamadım. Açtığım hukuk davasında harç parasını ödeyemediğim için davanın reddedilmesi hukuka uygun mu?

add

Uğradığınız zararlar için faillere karşı açtığınız hukuk davasının mahkeme harçlarını ödemediğiniz gerekçesiyle usulden reddedilmesi, kural olarak devletin sorumluluğunu doğuran hukuka aykırı bir durum olarak görülmeyebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, bir suç neticesinde fiziksel veya psikolojik bütünlüğü zarar gören kişilerin faillerden maddi veya manevi tazminat talep edebilmesi için iç hukukta gerekli yasal yolların bulunması yeterli kabul edilmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 14.06.2025

Askeri personelim ve disiplin cezasıyla meslekten çıkarıldım. Bu tür askeri disiplin süreçleri adil yargılanma ve mahkemeye erişim güvencesi kapsamında değerlendirilir mi?

add

Askeri personelin mesleğini icra etmeye devam etme hakkının tehlikede olduğu disiplin yargılamaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından adil yargılanma güvencesi kapsamında değerlendirilmektedir. Mahkeme, silahlı kuvvetler mensupları hakkında yürütülen ve rütbe kaybı veya meslekten ihraç gibi ağır sonuçlar doğuran disiplin süreçlerinin, kişilerin doğrudan sivil haklarını etkilediğini kabul eder.

Soru & Cevap Güncelleme: 07.11.2025

Hakkımda televizyonda çapsız, kuş beyinli gibi kaba sözler söylendi, hakaret davası açsam veya tazminat istesem kazanabilir miyim?

add

Televizyon programlarında veya basında hakkınızda sarf edilen kaba, şok edici veya rahatsız edici sözler her zaman doğrudan tazminat kazanmanızı sağlamayabilir. Yargı mercileri, bu tür durumlarda basının ifade özgürlüğü ile sizin şeref ve itibarınızın korunması hakkı arasında adil bir denge kurmaya çalışır.

Soru & Cevap Güncelleme: 26.04.2025

Bana televizyonda söylenen ağır sözlere sosyal medyadan hemen cevap verdim, bu durum açacağım manevi tazminat davasının sonucunu nasıl etkiler?

add

Size yöneltilen eleştirilere sosyal medya gibi geniş kitlelere ulaşabilen mecralardan hemen cevap verebilme imkânınızın olması, açtığınız manevi tazminat davasının reddedilmesi yönünde etki edebilir. Mahkemeler, kaba ve incitici ifadelere karşı yapılan yargısal başvurularda, şikayetçinin kendisine yöneltilen ifadelere cevap verme olanağının bulunup bulunmadığını önemli bir dengeleme ölçütü olarak dikkate almaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 15.04.2025

Yaptığım işle ilgili televizyonda ajanlık veya yabancı ülke mandasını savunmakla suçlandım, bu ifadelere karşı hukuki olarak ne yapabilirim?

add

Mesleki faaliyetlerinizle ilgili olarak televizyon ekranlarında size yöneltilen bu tür iddialar, güncel ve genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağladığı durumlarda ağır eleştiri kapsamında sayılabilmektedir. Yargı mercileri, tartışmanın kamusal bir yararının bulunup bulunmadığını, kamuoyunu bilgilendirme değerini ve söylemlerin bağlamından koparılıp koparılmadığını titizlikle inceler.

Soru & Cevap Güncelleme: 07.11.2025

Devlet arazime kamulaştırma yapmadan el koydu, mülkiyet hakkım ihlal edilmiş sayılır mı ve bunun için tazminat alabilir miyim?

add

Devletin veya idarenin size ait bir taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmaksızın el koyması, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, kanunda belirtilen usullere uyulmadan vatandaşın arazisine veya mülküne el atılması kanunilik ilkesine aykırı bir müdahaledir ve bu durum hak ihlali olarak kabul edilmektedir.