Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı — 6 SORU & CEVAP listelendi.
Demokratik toplumlarda bireylerin şiddete başvurmaksızın fikirlerini toplu olarak ifade edebilmeleri, önceden izin almaksızın kullanılabilecek temel bir anayasal haktır. Barışçıl gösterilere kolluk kuvvetlerince orantısız güç kullanılarak müdahale edilmesi veya idarenin hukuka aykırı yasaklama kararları, ifade ve toplanma hürriyetinin açık ihlalini oluşturur.
Kanunlarımız, valilik gibi idari makamlara milli güvenlik, kamu düzeninin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi gibi meşru sebeplere dayanarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini erteleme veya yasaklama yetkisi vermiştir. Ancak bu yetkinin kullanımı tamamen sınırsız değildir ve idarenin sadece soyut bir ihtimale dayanarak yasaklama kararı alması hukuka aykırıdır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre, tek kişilik gösterilerin nöbetleşe yapılması durumunda yetkililerin bunu doğrudan önceden bildirim gerektiren bir grup etkinliği olarak değerlendirip ağır cezalar vermesi hak ihlali sayılabilir. Karara konu olan olayda, pandemi döneminde bir kişinin tek başına başlattığı ve daha sonra başkalarının sosyal mesafe kurallarına uyarak sırayla devam ettirdiği protestolar, yerel mahkemeler tarafından izinsiz toplu etkinlik olarak nitelendirilerek idari gözaltı veya yüksek para cezaları ile cezalandırılmıştır.
Olayın idarenin kusuruyla meydana geldiğine ilişkin iddiaların mahkemelerce değerlendirilmemesi asıl hukuki sorunu oluşturduğundan, toplanma ve gösteri yürüyüşü hakkınızın ihlal edilip edilmediği ayrıca incelenmemektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür başvurularda temel meselenin miting ve gösteri yürüyüşünün barışçıl şekilde yapılmasının sağlanması veya kişilerin güvenliğinin temin edilmesi boyutundan ziyade, açılan davada kusur sorumluluğu hakkında hiçbir yargısal değerlendirme yapılmaması olduğuna dikkat çekmektedir.
Barışçıl niteliğini kaybetmeyen ve şiddet içermeyen bir toplantı veya gösteri yürüyüşüne sırf önceden izin alınmadığı, pandemi kuralları veya trafiği aksattığı gerekçesiyle polisin doğrudan müdahale etmesi hukuka aykırı kabul edilmektedir. İdare her ne kadar kamu düzenini sağlamak meşru amacıyla hareket etse de, katılımcıların şiddete özendirici söylemlerde bulunmadığı ve saldırısız eylemlerine devam ettiği durumlarda toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı demokratik toplumun bir gereği olarak korunmalıdır.
Patlama sonucunda yaralanmanız temelinde açtığınız davada idarenin kusur incelemesinin yapılmaması, kural olarak toplantı hakkından ziyade yaşam hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Asıl meselenin iştirak edeceğiniz mitingin ve gösteri yürüyüşünün barışçıl bir şekilde yapılmasının sağlanması veya bu mitinge katılacak kişilerin sadece güvenliğinin temini olmadığı görülmektedir.
Bireysel başvuru için öngörülen kanuni süreyi geçirdikten sonra sunacağınız ek dilekçelerle daha önce öz olarak dahi ileri sürmediğiniz yeni hak ihlali iddialarında bulunmanız hukuken mümkün değildir. İlgili mevzuat uyarınca bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz günlük süre içinde yapılması zorunlu bir kabul edilebilirlik şartıdır ve bu şarta riayet edilip edilmediği mahkeme tarafından resen dikkate alınmaktadır.