Makale
Bulut bilişim sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu’nda özel olarak düzenlenmemiş, kendine özgü yapısı olan isimsiz sözleşmelerdir. Bu makalede, bulut bilişim sözleşmelerinin yasal çerçevesi, temel özellikleri ve kira, hizmet, vekalet gibi geleneksel tipik sözleşme türlerinden ayrılan yönleri bilişim hukuku perspektifiyle incelenmektedir.
Bulut Bilişim Sözleşmesinin Hukuki Doğası ve Nitelikleri
Günümüzde bilgi teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte bireyler ve ticari işletmeler, teknolojik altyapı gereksinimlerini karşılamak için geleneksel yöntemleri terk ederek bulut bilişim teknolojileri kullanımına yönelmiştir. Bu teknolojik dönüşüm, servis sağlayıcılar ile kullanıcılar arasında kurulan hukuki ilişkilerin temelini oluşturan bulut bilişim sözleşmeleri kavramını hayatımıza entegre etmiştir. Geleneksel bilişim teknolojilerinden farklı olarak yazılım, donanım, platform ve altyapı hizmetlerinin dinamik ve esnek bir yapıda sunulması, bu sözleşmelerin de standart bir sınıflandırmaya tabi tutulmasını oldukça zorlaştırmaktadır. Bulut bilişim hizmetlerinin karmaşık, çok katmanlı ve sürekli değişen yapısı, bu sözleşmelerin hukuki niteliğinin doğru bir biçimde tespit edilmesini bilişim hukuku uygulamaları açısından zorunlu kılmaktadır. Mevzuatımızda doğrudan tanımlanmayan bu ilişkiler ağı, ihtilafların çözümünde hangi hükümlerin uygulanacağı noktasında soru işaretleri barındırmaktadır. Bu noktada alanında uzman bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle, sözleşmenin unsurlarının ve yasal statüsünün titizlikle incelenmesi ve değerlendirilmesi büyük bir önem taşımaktadır.
Bulut Bilişim Sözleşmesinin İsimsiz ve Kendine Özgü (Sui Generis) Yapısı
Hukukumuzda sözleşmeler genel olarak kanunda düzenlenip düzenlenmediklerine göre tipik ve atipik sözleşmeler olarak ayrılmaktadır. Bulut bilişim sözleşmesi, başta Türk Borçlar Kanunu olmak üzere yürürlükteki mevzuatlarda özel olarak tanımlanmış ve sınırları çizilmiş bir sözleşme türü değildir. Tarafların sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde şekillendirdikleri bu hukuki ilişki, kanunda doğrudan yer almadığı için hukuken isimsiz sözleşmeler kategorisinde değerlendirilmektedir. Ancak, bulut bilişimin sağladığı hizmetlerin değişkenliği, bu sözleşmenin sadece birden fazla tipik sözleşmenin birleşimi olan karma veya bileşik bir sözleşme olarak nitelendirilmesinin önüne geçmektedir. Taraflar, kanunda yer alan tipik sözleşme unsurlarının ötesine geçerek, tamamen bulut hizmetine münhasır, yepyeni unsurlar ihdas etmektedir. Bu nedenle, bulut bilişim sözleşmeleri, hukuki niteliği itibarıyla kendine özgü (sui generis) sözleşmeler olarak kabul edilmektedir. Meydana gelebilecek hukuki ihtilaflarda hakim, öncelikle tarafların iradesine ve sözleşme metnine bakacak, boşluk bulunması halinde ise kıyas yoluyla benzer nitelikteki sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına başvurarak uyuşmazlığı çözümleyecektir.
Bulut Bilişim Sözleşmesinin Temel Özellikleri
Bulut bilişim sözleşmelerinin hukuki karakterini anlayabilmek için, bu hukuki ilişkinin taşıdığı yapısal özellikleri doğru tespit etmek gerekmektedir. Esnek yapısı ve dijital ortamda sıklıkla karşımıza çıkması sebebiyle bu sözleşmeler çeşitli spesifik özellikler barındırır:
- Rızai Bir Sözleşme Olması: Sözleşmenin geçerli biçimde kurulabilmesi için tarafların bulut sisteminin kullandırılması ve bedel ödenmesi hususunda karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanında bulunmaları yeterlidir. Sistemin fiilen teslimi, kuruluş aşaması için şart değildir.
- Sürekli Edimli Olması: Bulut servis sağlayıcısı, taahhüt ettiği hizmeti ve bilişim altyapısını, anlaşılan sözleşme süresi boyunca sürekli olarak kullanıma ve yararlanmaya hazır halde bulundurmakla yükümlüdür.
- Kullanma ve Yararlanma Hakkı Doğurması: Sözleşme, müşteriye mülkiyet devri sağlamaz; bunun yerine sistemin belirli kurallar dahilinde kullanılmasına ve sistemden faydalanılmasına yönelik nispi bir hak verir.
- Standart ve Katılmalı Sözleşme Olması: Çoğunlukla çevrimiçi platformlarda tıklama tabanlı olarak kurulan bu sözleşmelerde, önceden servis sağlayıcı tarafından tek taraflı hazırlanan ve müzakereye kapalı standart koşullar yer alır.
- Şekle Tabi Olmaması ve İki Tarafa Borç Yüklemesi: Kanunen özel bir şekil şartına tabi olmayan bu sözleşmeler, bedel karşılığında kurulduklarında tam iki tarafa borç yükleyen niteliktedir.
Benzer Tipik Sözleşmelerden Ayırt Edici Yönleri
Hizmet ve Vekalet Sözleşmelerinden Farkları
Bulut bilişim sözleşmelerinde servis sağlayıcının bir iş görme yükümlülüğü bulunsa da bu ilişkiyi basit bir hizmet sözleşmesi olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Hizmet sözleşmelerinin en belirleyici unsuru olan işverene karşı kişisel, organizasyonel ve ekonomik bağımlılık unsuru, bulut bilişim ilişkisinde kesinlikle yer almaz. Bulut servis sağlayıcı, bağımsız bir tacir konumundadır ve kullanıcının doğrudan emir ve talimatları altında çalışmaz. Bunun yanında, vekalet sözleşmesi ile olan ayrımı da belirgindir. Vekalet sözleşmelerinde vekil işi bizzat vekalet verenin menfaatine uygun bir sadakatle yerine getirirken, bulut sözleşmelerinde önceden belirlenmiş genel kurallar ve standartlar hakimdir. Servis sağlayıcı, vekaletteki gibi müşterinin özel talimatlarına göre değil, kendi oluşturduğu sistemin teknik prosedürlerine göre bağımsız hareket etmektedir.
Eser, Kira ve Satış Sözleşmelerinden Farkları
Sözleşme kapsamında yazılımların ve sunucuların sunulması bu ilişkiyi eser sözleşmesi yapmaz; zira eser sözleşmesinde yüklenici iş sahibine özel ve yeni bir eser meydana getirirken, bulut sistemlerinde halihazırda var olan standart yazılım ve donanımlar çok sayıda müşteriye aynı anda sunulmaktadır. Kullanıcılara bir depolama alanı sağlanması sebebiyle kira sözleşmesi ile benzerlikler taşısa da, bulut bilişimde sistemin belli bir parçasının münhasıran tek bir kullanıcıya bırakılması söz konusu değildir. Paylaşılan bir havuzdan anlık ihtiyaca göre hizmet alınması ve fiyatlandırmanın kullandıkça öde prensibiyle anlık kullanıma göre değişmesi kira sözleşmesinden en temel ayrım noktasıdır. Ayrıca, sunulan teknolojik donanımların veya altyapıların mülkiyetinin kullanıcıya geçmemesi nedeniyle, bu hukuki ilişkinin bir satış sözleşmesi olarak değerlendirilmesi de hukuken olanaksızdır. Bulut bilişim sözleşmesi, tüm bu sözleşmelerden bağımsız, kendine özgü bir dijital hizmet ağıdır.