Anasayfa/ Makale/ CMK Kapsamında Bilişim Araçlarıyla Koruma Tedbirleri

CMK Kapsamında Bilişim Araçlarıyla Koruma Tedbirleri

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan bilişim araçlarıyla uygulanan koruma tedbirleri; bilgisayarlarda arama, iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme gibi yöntemleri içerir. Bu makalede, adli makamların suçu aydınlatmak amacıyla başvurduğu bu özel tedbirlerin yasal sınırları, uygulama şartları ve CMK kapsamındaki yeri incelenmektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Gelişen teknolojiyle birlikte suç ve suçlu profillerindeki değişimler, adalet sisteminin de geleneksel yöntemlerin ötesine geçmesini zorunlu kılmıştır. Bu noktada Ceza Muhakemesi Kanunu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla bilişim teknolojileri vasıtasıyla uygulanan koruma tedbirleri için özel yasal düzenlemeler barındırmaktadır. Klasik koruma tedbirlerinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giren bu modern yöntemler, özellikle organize suçlar ve bilişim suçlarının aydınlatılmasında adli makamlara büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Kanun koyucu, bilgisayarlarda arama yapılması, iletişimin denetlenmesi, teknik araçlarla izleme ve moleküler genetik incelemeler gibi bilimsel ve teknolojik yöntemleri belirli şartlara bağlayarak yasal güvence altına almıştır. Bu tedbirlerin uygulanabilmesi için genellikle kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı, başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması ve kural olarak hâkim kararı gibi sıkı koşullar aranmaktadır. Adli kolluk ve savcılık makamlarının yürüttüğü soruşturmalarda hayati bir öneme sahip olan bu işlemler, yasal sınırlara sıkı sıkıya riayet edilerek gerçekleştirildiğinde ceza yargılamasının adil bir şekilde ilerlemesine hizmet etmektedir.

Bilgisayarlarda Arama, Kopyalama ve Elkoyma

CMK madde 134 uyarınca düzenlenen bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbiri, bilişim sistemleri üzerinden suç delili elde edilmesinin temelini oluşturmaktadır. Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, Cumhuriyet savcısının resmi istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar ve kütüklerinde arama yapılmasına sadece hâkim tarafından karar verilebilir. Bu koruma tedbirinin dikkat çekici yönü, sistemdeki şifrenin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması durumunda, şifre çözümünün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için ilgili araç ve gereçlere elkonulabilmesine yasal olanak tanımasıdır. Şifre başarılı bir şekilde çözüldüğünde ve kopyalar güvenli biçimde alındığında söz konusu cihazlar gecikmeksizin iade edilmektedir. İlgili kanun maddesi uygulamada bilişim suçlarının aydınlatılmasında en kritik soruşturma işlemlerinden biri olmaya devam etmektedir.

İletişimin Denetlenmesi ve Kayda Alınması

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi, günümüz adli soruşturmalarında başvurulan en yaygın bilişim teknolojisi odaklı koruma tedbirleri arasında yer almaktadır. CMK madde 135 kapsamında titizlikle düzenlenen bu tedbir; iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi gibi aşamaları kapsar. Tedbire başvurulabilmesi için öncelikle bir suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve somut olayda başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması gerekmektedir. Kural olarak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan istisnai hallerde Cumhuriyet savcısının emriyle uygulanabilen bu işlemde, savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır. İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması işlemleri en çok üç ay için verilebilir ve bu süre bir defa uzatılabilir. Ayrıca bu özel tedbir, kanunda sınırlı olarak sayılan göçmen kaçakçılığı, kasten öldürme ve silahlı örgüt kurma gibi spesifik katalog suçlar çerçevesinde uygulanabilmektedir.

Teknik Araçlarla İzleme Tedbiri

Ceza muhakemesi süreçlerinde teknolojinin sunduğu bir diğer önemli imkân ise CMK madde 140 ile hukuki çerçevesi çizilen teknik araçlarla izleme tedbiridir. Bu tedbir, insanın görme ve işitme duyusunun algılama sınırlarını aşmaya yardım eden her türlü teknik tertibat aracılığıyla, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerinin izlenmesini ve buna bağlı ses veya görüntü kaydının alınmasını ifade eder. Uygulanabilmesi için tıpkı iletişimin denetlenmesi hususunda olduğu gibi kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve olağan yöntemlerle delil elde edilememesi koşulları ortaklaşa aranır. Hâkim kararı ile en çok dört haftalık süre için verilebilen bu izleme kararı, gerektiğinde bir defaya mahsus uzatılabilir; örgütlü suçlarla mücadelede ise birden fazla kez uzatma imkânı yasayla tanınmıştır. Kanun, bireylerin mahremiyet alanlarını korumak adına çok net bir hukuki sınır çizmiş ve bu teknik izlemenin kişinin konutunda uygulanamayacağını açıkça hüküm altına almıştır.

Moleküler Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti

Bilişim sistemlerinin ve tıbbi laboratuvar teknolojilerinin biyometrik veri analizi alanındaki yansımaları, moleküler genetik incelemeler ile fizik kimliğin tespiti başlıkları altında yargılamaya ışık tutmaktadır. Şüpheli veya sanığın iç beden muayenesi yapılarak vücudundan biyolojik örnekler alınması, yalnızca hâkim veya acil hallerde savcı kararıyla mümkündür. Elde edilen bu hassas örnekler üzerinde DNA analizi gibi moleküler genetik inceleme yapılması, CMK madde 78 gereğince mutlak surette hâkim kararına tabidir. Öte yandan, CMK madde 81 uyarınca, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suç türlerinde, şüphelinin veya sanığın parmak ve avuç içi izinin alınması, fotoğraflarının çekilmesi ile ses ve görüntülerinin kayda alınarak gelişmiş veri tabanlarına aktarılması sağlanmaktadır. Sistematik biçimde kaydedilen bu parmak izi ve DNA profilleri, otomatik teşhis sistemleri vasıtasıyla karşılaştırılarak şüphelilerin kimliklerinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde saptanmasında temel rol oynamaktadır.

Bilişimle Uygulanan Koruma Tedbirlerinin Ortak Şartları

Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmak için başvurulan bilişim teknolojileri temelli koruma tedbirleri, bireylerin temel haklarına önemli ölçüde temas ettiğinden yasa koyucu tarafından oldukça sıkı denetim mekanizmalarına bağlanmıştır. Bu modern adli tedbirlerin yasalara uygun kabul edilebilmesi için şu ortak kural ve şartların sağlanması gerekmektedir:

  • Kuvvetli suç şüphesi: Hedef alınan şüpheli veya sanığın ilgili suçu işlediğine dair dosyada somut ve inandırıcı belirtilerin bulunması zorunludur.
  • İkincil nitelik: Adli makamların söz konusu suçu klasik soruşturma yöntemleriyle aydınlatma ve delil bulma imkânının tükendiği anlarda bu yollara başvurulabilir.
  • Hâkim kararı zorunluluğu: Bilgisayar kütüklerine girilmesi, telefonların dinlenmesi veya teknik izleme sistemlerinin devreye sokulması kural olarak adli bir makam olan hâkimin onayından geçmelidir.
  • Sınırlı süre ve katalog suçlar: Uygulamaların çoğu belirli ağır suç tipleriyle sınırlandırılmış olup, yasanın öngördüğü kesin süreler dâhilinde hukuki geçerlilik taşımaktadır.
  • Bu sıkı adli kurallar, emniyet birimlerinin elindeki üstün teknolojik imkânların kötüye kullanılmasını engellemekte ve adil yargılanma sürecini teminat altına almaktadır.
Polis bilgisayarımı ve telefonumu incelemek için alabilir mi? expand_more
Ceza soruşturmalarında başka türlü delil elde etme imkânı kalmadığında, suça ilişkin kuvvetli şüphe sebepleri varsa bilişim cihazlarınız incelenebilir. Ancak şüphelinin bilgisayarında ve kütüklerinde arama yapılabilmesi sadece hâkim kararıyla mümkündür. Eğer cihazlarınıza koyduğunuz şifre çözülemez veya gizlenen bilgilere ulaşılamazsa, şifrenin kırılabilmesi ve kopyaların alınabilmesi amacıyla bilişim araçlarınıza el konulmasına da yasal olarak imkân tanınmıştır. Şifre çözüldükten ve gerekli verilerin kopyası alındıktan sonra cihazlar tarafınıza gecikmeksizin iade edilmektedir.
Savcılık telefon dinleme kararını kafasına göre verebilir mi? expand_more
Hayır, telefon dinleme işlemi her suç için veya keyfi olarak uygulanamaz; yalnızca yasada sayılan kasten öldürme, göçmen kaçakçılığı ve silahlı örgüt kurma gibi belirli katalog suçlar çerçevesinde mümkündür. İletişimin denetlenmesi kararı için mutlaka suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunmalı ve başka yollarla delil elde etme imkânı tükenmiş olmalıdır. Kural olarak dinlemeye hâkim karar verir; acil durumlarda Cumhuriyet savcısının emriyle başlansa bile, bu emrin yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulması zorunludur. Ayrıca bu dinleme işlemi sınırsız değildir; kural olarak en fazla üç ay için verilebilir ve sadece bir defa uzatılabilir.
Evime veya işyerime gizli kamera ya da böcek yerleştirilebilir mi? expand_more
Kanunda yer alan teknik araçlarla izleme tedbiri kapsamında şüphelilerin işyerlerindeki veya kamuya açık alanlardaki faaliyetleri ses ve görüntü kaydına alınarak izlenebilmektedir. Bu izleme kararı, tıpkı diğer bilişim tedbirlerinde olduğu gibi olağan yöntemlerle delil elde edilememesi ve kuvvetli suç şüphesi şartlarının bir arada bulunmasıyla alınabilir. İzleme işlemi mutlaka hâkim kararıyla ve kural olarak en fazla dört haftalık süreler için uygulanabilmektedir. Ancak yasa koyucu bireylerin mahremiyetini korumak amacıyla hukuki bir sınır çizmiştir ve teknik izleme tedbiri kişinin şahsi konutunda kesinlikle uygulanamaz.
Her suçlamada benden zorla DNA veya parmak izi alabilirler mi? expand_more
Hayır, ceza soruşturmalarında her suç için veya doğrudan DNA analizi yapılması mümkün değildir; iç beden muayenesi yapılarak elde edilen biyolojik örnekler üzerinden moleküler genetik inceleme yapılması mutlak surette hâkim kararına tabidir. Aynı şekilde kişinin parmak izi, ses veya görüntüsünün alınıp veri tabanlarına aktarılması da belirli şartlara bağlanmıştır. Bu kayıtların alınabilmesi için işlendiği iddia edilen suçun ceza üst sınırının iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektirmesi yasal bir zorunluluktur. Sistemli şekilde kaydedilen bu biyometrik veriler, suç faillerinin kimliklerinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde otomatik teşhis sistemleriyle tespit edilmesini sağlamaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir