Makale
Görüntü İhlalleri, Yapay Zeka ve Hukuka Aykırılık
Teknolojik gelişmelerin hız kazanması, hukuk sistemlerini yeni uyuşmazlık türleriyle karşı karşıya bırakmıştır. Özellikle yapay zeka sistemleri ve dijital manipülasyon tekniklerinin gelişmesi, kişiliği oluşturan en temel değerlerden biri olan görüntü üzerindeki kişilik hakkı ihlallerini farklı bir boyuta taşımıştır. Geçmişte yalnızca fotoğraf veya video kaydı alınması suretiyle gerçekleşen ihlaller, günümüzde derin öğrenme (deep learning) algoritmalarından ilham alınarak tasarlanan makine öğrenme sınıfları sayesinde çok daha karmaşık bir hal almıştır. Kişilerin rızası bulunmaksızın görüntülerin elde edilmesi, değiştirilmesi veya tamamen kurgusal içeriklerin üretilmesi, bireylerin maddi ve manevi bütünlüğüne telafisi güç zararlar vermektedir. Bu süreçte, hukuka aykırılığın sınırlarının doğru çizilebilmesi büyük bir önem arz etmektedir. Modern hukuk düzeninin temel amacı olan kişilik hakkının korunması ilkesi gereği, bireylerin görüntülerini izinsiz olarak işleyen yeni nesil yazılım teknolojilerinin ve bunları kullanan faillerin fiillerinin hukuki niteliğinin analiz edilmesi zorunludur.
Yapay Zeka ve Deepfake Teknolojisiyle Görüntü İhlali
Yapay zeka uygulamaları, kendisine sunulan yazı, ses veya görüntü gibi girdi türlerini işleyerek son derece gerçekçi çıktılar üretebilme kapasitesine sahiptir. İnsanın düşünce sürecinin adeta yeniden inşa edilmesi olarak tanımlanan bu sistemler içerisinde en dikkat çekenlerden biri deepfake (derin sahte) teknolojisidir. Farklı teknikler ve gelişmiş yazılımlar kullanılarak bir kimsenin yüz ifadelerinin manipüle edilmesine ve gerçekçi taklitlerinin yaratılmasına imkân sağlayan bu yöntem, kişiliğin dışa vurumu olan görüntünün rıza dışında üretilmesi tehlikesini barındırmaktadır. Örneğin, kamuoyunca tanınan ünlü bir sanatçının veya siyasetçinin yüzü kullanılarak, o kişinin yatırım tavsiyeleri veriyormuş gibi gösterildiği ya da tamamen kurgusal içerikli videolarda yer alıyormuş gibi yansıtıldığı durumlar sıklıkla görülmektedir. Bir kişinin görüntüsünün, rızası dışında yapay zeka sistemleri ile oluşturulması ve farklı şekillerde manipüle edilmesi eylemi, başlı başına bir kişilik hakkı ihlali olarak kabul edilmekte ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Üretim Aşaması ve Hukuka Aykırılık Kavramı
Hukuka aykırılık, zarar verme yasağının haklı sebep olmaksızın ihlal edilmesi anlamına gelir. Kişinin tasvirini içeren görsel bir materyalin el becerisiyle, fotoğraf makinesiyle veya yapay zeka yardımıyla oluşturulması arasında materyalin hukuki niteliği bakımından bir fark bulunmamaktadır. Kişilik hakkına yönelik her türlü müdahale, ortada rıza veya üstün kamu yararı gibi bir hukuka uygunluk sebebi bulunmadığı takdirde hukuka aykırıdır. Yapay zeka aracılığıyla görsel üreten kullanıcılar, kişinin rızası dışında komutlar vererek başkasına ait görüntüleri kullandıklarında hukuka aykırı bir fiil gerçekleştirmiş olurlar. Ayrıca bu tür sahte içeriklerin üretilmesi, yalnızca özel hukuk bağlamında değil, ceza hukuku bağlamında da sonuçlar doğurur. Manipüle edilmiş ve gerçeğe aykırı bilgiyi içeren derin sahte içerikler, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında düzenlenen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun konusunu da oluşturabilmektedir. Failin eylemini kasten veya taksirle gerçekleştirmesi durumu değiştirmez; müdahalenin kendisi hukuka aykırılık sonucunu doğurur.
Platformların ve İçerik Sağlayıcıların Hukuki Sorumluluğu
Hukuka aykırı görsel materyallerin üretiminde rol alan faillerle birlikte, söz konusu araçları sunan platformların da hukuki sorumluluğu gündeme gelmektedir. Kalem, tablet veya kamera kullanılmaksızın yalnızca yazılımlara girilen komutlar üzerinden sahte görsel materyal üretilmesi, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde değerlendirilmelidir. İlgili kanuna göre içerik sağlayıcı, internet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren veya sağlayan kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, kendi veri tabanlarını kullanarak kullanıcı komutlarını işleyen ve hukuka aykırı içerik üreten yapay zeka platformları, bazı durumlarda içerik sağlayıcı niteliğine bürünebilmektedir. Platformların, bariz bir şekilde hukuka aykırılık ve ihlal oluşturan üretimlerin önüne geçecek filtreleme ve denetim mekanizmalarını hayata geçirmesi gerekmektedir. Gerekli güvenlik ve engelleme tedbirlerinin alınmaması durumunda, ortaya çıkan kişilik hakkı ihlallerinden yapay zeka platformlarının da doğrudan sorumluluğu doğabilmekte ve bu durum hukuki yaptırımlara zemin hazırlamaktadır.
Görüntü İhlallerinde Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller
Hukuk sistemimizde kişinin görüntüsüne yönelik her türlü izinsiz müdahale prensip olarak hukuka aykırı kabul edilmekle birlikte, bazı istisnai durumlarda bu aykırılık ortadan kalkabilmektedir. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin mevcudiyeti durumunda, yapay zeka veya diğer araçlarla elde edilen görüntülerin kullanımında hukuki bir sorumluluk doğmayacaktır. Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, hukuka uygunluk sebepleri genel çerçevede şu şekilde sıralanabilir:
- Kişinin geçerli rızasının bulunması: İlgili kişinin, belirli bir sınır ve amaç çerçevesinde, özgür iradesiyle görüntüsünün kullanılmasına önceden geçerli bir onay vermiş olması halidir.
- Üstün nitelikte kamu yararı: Basının haber verme hakkı veya toplumun aydınlatılması gibi, bireysel yarardan daha üstün tutulan bir kamusal gereksinimin somut olayda mevcut bulunmasıdır.
- Kanunun verdiği yetkinin kullanılması: Kolluk kuvvetleri veya yetkili mercilerin, yasal düzenlemelerden aldıkları açık yetkilere dayanarak meşru sınırlar içerisinde görüntü veya kayıt alması işlemidir.
- Haklı savunma ve zorunluluk hali: Kişinin kendisini veya bir başkasını açık ve yakın bir tehlikeden korumak amacıyla, zorunlu sınırlar içerisinde eylemde bulunmasıdır.