Anasayfa/ Makale/ Hukuki Perspektiften Mesafeli Sözleşme Olarak...

Makale

Teletıp uygulamaları, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mesafeli sözleşmelerin sınırlarına dâhil edilmektedir. Uzaktan iletişim araçlarıyla, fiziki mevcudiyet olmaksızın kurulan teşhis ve tedavi sözleşmeleri, sağlık hizmeti sağlayıcısı ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin yeni dijital temelini oluşturmaktadır.

Hukuki Perspektiften Mesafeli Sözleşme Olarak Teletıp

Gelişen bilişim teknolojileri ve e-sağlık uygulamaları, geleneksel sağlık hizmeti sunumunu dijital bir formata taşıyarak teletıp kavramını hukuk dünyamızın merkezine yerleştirmiştir. Bilişim hukuku ve sağlık hukukunun kesişim noktasında yer alan teletıp, hukuki niteliği itibarıyla Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yer alan mesafeli sözleşmeler kategorisinde değerlendirilmektedir. Sağlık hizmeti alan hasta tüketici, bu hizmeti sunan hastane veya hekim ise sağlayıcı sıfatını haizdir. Bu noktada, tarafların fiziki olarak aynı ortamda bulunmaksızın uzaktan iletişim araçları ile kurdukları teşhis ve tedavi sözleşmeleri, mesafeli sözleşmelerin tüm yasal unsurlarını barındırmaktadır. Uzaktan sağlık hizmetlerinin yasal zeminini oluşturan bu sözleşme tipi, sadece hizmetin ifa yöntemini değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda sağlayıcı konumundaki sağlık kuruluşlarına ve hekimlere ön bilgilendirme yükümlülüğü gibi spesifik hukuki sorumluluklar da yüklemiştir.

Teletıp Kapsamında Mesafeli Sözleşmelerin Unsurları

Teletıp sözleşmelerinin geçerli bir mesafeli sözleşme olarak kabul edilebilmesi için yasada öngörülen belirli hukuki unsurların bir araya gelmesi şarttır. Sözleşmenin kurulması için tarafların eş zamanlı fiziksel varlığının bulunmaması temel kriterdir. Taraflar, teşhis ve tedavi sürecinin müzakeresinden sözleşmenin kurulduğu ana kadar, internet, telefon veya görüntülü görüşme sistemleri gibi uzaktan iletişim araçlarını kullanmalıdır. Sözleşmenin ifa konusu, mal satımından ziyade bir hizmet ifası yani hekimlik sözleşmesi kapsamında teşhis, tedavi ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesidir. Hekimlik sözleşmelerinde hatır veya ücretsiz işler mesafeli sözleşme kapsamına girmez; bu nedenle uzaktan sağlık hizmetinin mutlaka bir ücret karşılığında taahhüt edilmesi gerekmektedir. Uzaktan sağlık hizmeti hekimin bir sağlık kuruluşuna bağlı olması durumunda hastaneye kabul sözleşmesi, serbest çalışan bir hekim olması durumunda ise doğrudan hekimlik sözleşmesi olarak vücut bulur.

Sözleşmenin Kurulması ve Şekil Şartları

Türk Borçlar Kanunu uyarınca kural olarak sözleşmelerde şekil serbestisi geçerlidir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında da mesafeli sözleşmelerin kurulması için özel bir şekil şartı öngörülmemiştir. Telefon, bilgisayar veya elektronik posta gibi doğrudan iletişim sağlayan araçlarla yapılan öneriler, kanun gereği hazır olanlar arasında yapılmış sayılsa da, tarafların fiziken karşı karşıya gelmemesi sebebiyle bu işlemler hukuken mesafeli sözleşme vasfını korur. Teletıp uygulamalarında sözleşmenin kurulma anı açısından en kritik aşama, hastanın sunulacak hizmet ve ücret konusunda bilgilendirildiği teyit aşamasıdır. Sözleşme öncesinde yapılması gereken yasal ön bilgilendirme yükümlülüğü teyit edilmediği sürece, hukuken sözleşmenin akdedilmiş olduğu kabul edilmez. İfanın derhal gerçekleşmemesi veya ücretin tam olarak netleşmemiş olması, mesafeli sözleşmenin kurulmasına hukuki bir engel teşkil etmez.

Sağlayıcının Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Yükümlülüğü

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ve Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, sağlık hizmeti sunan kişi ve kurumlara sözleşme öncesi ön bilgilendirme yükümlülüğü getirmektedir. Hasta, uzaktan sağlık hizmetini almayı onaylamadan önce, hizmetin niteliği, sağlayıcının kimliği, ödenecek ücret, cayma hakkı ve uzaktan iletişimin getirdiği teknolojik kısıtlılıklar gibi temel konularda açık ve anlaşılır bir dille aydınlatılmalıdır. Bu aydınlatma yapılmadan sözleşme kurulması halinde, sağlayıcının sözleşme görüşmelerindeki kusur (culpa in contrahendo) sorumluluğu gündeme gelir. Dürüstlük kuralı çerçevesinde hastanın menfaatini koruma yükümlülüğünü ihlal eden sağlık kuruluşu, hastanın bu yüzden uğradığı tüm zararları tazmin etmek zorundadır. Tüketici hukuku uyarınca bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü tamamen sağlayıcı konumundaki hastane veya hekime aittir.

Aydınlatma Yükümlülüğünün Kapsamı

Teletıp uygulamasının hukuki geçerliliği için hastaya sözleşme kurulmadan önce sunulması gereken bilgilendirme unsurları, mevzuat tarafından katı bir şekilde belirlenmiştir. Bu kapsamda hastanın rızası alınmadan önce şu asgari konularda bilgilendirilmesi yasal bir zorunluluktur:

  • Sağlık meslek mensubunun kimliği ve varsa uzmanlık alanı,
  • Uzaktan sağlık hizmetinin yüz yüze verilen hizmetin muadili olamayacağı gerçeği,
  • Gerektiğinde hastanın fiziki olarak bir sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekebileceği,
  • Hizmetin kapsamı, toplam ücreti ve sağlık sigortası bağlamındaki durumu,
  • Mesafeli sözleşmelere özgü yasal cayma hakkının kullanım şartları.

Hekim veya hastane yönetimi tarafından sağlanan bu ön bilgilendirme, hastanın iradesinin sağlıklı bir şekilde oluşması ve tüketici haklarının korunması adına mesafeli sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil etmektedir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: