Anasayfa/ Makale/ İdari ve Özel Hukuk Çerçevesinde Kişisel...

Makale

Kişisel veri ihlalleri, idari yaptırımların yanı sıra özel hukukta tazminat davalarına konu olmaktadır. Veri sorumlusunun hukuka aykırı eylemleri, KVKK, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek bireylerin kişilik hakları korunur.

İdari ve Özel Hukuk Çerçevesinde Kişisel Verilerin Korunması

Günümüzde dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, kişisel verilerin idari ve özel hukukta korunması ihtiyacı her zamankinden daha kritik bir hale gelmiştir. Bir KVKK hukuku avukatı olarak belirtmek gerekir ki, verilerin hukuka aykırı işlenmesi sadece kanuni sorumlulukları değil, aynı zamanda ciddi idari para cezalarını ve özel hukuk kapsamındaki tazminat yükümlülüklerini de doğurmaktadır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), veri sorumlularına idari düzeyde katı yükümlülükler getirirken, ihlal durumunda uygulanacak tedbirleri de belirlemektedir. Öte yandan, verisi ihlal edilen bireylerin zararlarının giderilmesi süreci, Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleriyle şekillenmektedir. İdari ve özel hukuk mekanizmaları, veri koruma rejiminin birbirini tamamlayan iki temel parçasını oluşturur. Bu makalede, veri ihlallerinin idari denetim mekanizmaları ile özel hukukta açılacak tazminat ve koruma davaları bağlamındaki hukuki niteliğini inceleyeceğiz.

Kişisel Verilerin İdari Hukuk Kapsamında Korunması ve KVKK

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kişisel verilerin korunmasını idari bir boyuta taşıyarak kurumsal bir yapı ve denetim mekanizması oluşturmuştur. Kanun kapsamında, verileri tamamen veya kısmen otomatik yollarla işleyen veri sorumlusu gerçek ve tüzel kişiler çeşitli idari yükümlülüklere tabi tutulmuştur. Veri sorumlularının, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) kayıt yaptırma zorunluluğu, sistemin şeffaflığını sağlayan temel idari tedbirlerdendir. İdari otorite olan Kişisel Verileri Koruma Kurulu, veri sorumlularının mevzuata uyumunu detaylıca denetler. Örneğin, Kurul'un idari uygulamalarında da vurgulandığı üzere, verilerin hukuka aykırı şekilde veya süresi dolmasına rağmen muhafaza edilmesi, doğrudan idari yaptırımları beraberinde getirmektedir. Açık rıza veya diğer veri işleme şartlarına dayanmayan faaliyetler, yasal sınırların ihlali sayılarak ilgili kurumlar nezdinde ağır idari para cezalarına yol açmaktadır.

Kişisel Verilerin Özel Hukuk Kapsamında Korunması

İdari yaptırımların ötesinde, kişisel veri ihlallerinin telafisi özel hukuk yaptırımları ile doğrudan sağlanmaktadır. KVKK'nın ilgili maddeleri uyarınca, hukuka aykırı veri işleme sebebiyle zarara uğrayan ilgili kişi, bu zararın giderilmesini her zaman talep edebilir. Bu noktada başvuru mercii Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleridir. Kişisel veriler, yasa uyarınca kişilik hakkı kavramının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir ve korunur. Kişilik hakları ihlal edilen ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işlenen bir bireyin mahkemeden talep edebileceği başlıca dava türleri şunlardır:

  • Önleme Davası: Henüz gerçekleşmemiş ancak ciddi belirtiler taşıyan saldırı tehlikesinin önlenmesi.
  • Durdurma Davası: Süregelen hukuka aykırı bir saldırının, örneğin izinsiz veri paylaşımının sonlandırılması.
  • Tespit Davası: Sona ermiş olsa da etkileri devam eden hukuka aykırı veri işlemenin saptanması.
  • Tazminat Davaları: Kişinin uğradığı tüm zararların yargı kararıyla giderilmesi.

Veri İhlallerinde Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

Kişisel veri ihlalleri sonucunda doğan maddi veya manevi eksilmeler, özel hukukta haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde tazmin edilmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) tazminata ve haksız fiile ilişkin hükümleri, hukuka aykırı saldırı nedeniyle doğan zararların giderilmesine temel oluşturur. Kişilik hakları zedelenen kişi, yaşadığı üzüntü ve elemin karşılığı olarak manevi tazminat; uğradığı somut ekonomik kayıpların karşılığı olarak ise maddi tazminat talep edebilmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, örneğin kişinin rızası dışında kimlik bilgilerinin kullanılması ve adına habersiz işlem yapılması gibi durumlarda, hukuka aykırı kullanım eylemleri mağdurun kişilik haklarının ihlali olarak net biçimde kabul edilmekte ve mağdur lehine manevi tazminata hükmedilmektedir. Bu süreçte ihlalin, zararın ve nedensellik bağının kanıtlanması esas olup, hukuki süreç doğrudan mağdurun haklarının tatminine odaklanmaktadır.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: