Anasayfa/ Makale/ Mobbingin Psikolojik Boyutu ve Manevi Tazminat

Makale

İşyerinde uygulanan mobbing, mağdurların ruhsal ve fiziksel bütünlüğünde derin tahribatlara yol açan sistematik bir psikolojik şiddettir. Bireylerde anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna neden olan bu süreç, mağdurun kişilik haklarını ihlal ettiği için hukuki düzlemde manevi tazminat talebinin temelini oluşturur.

Mobbingin Psikolojik Boyutu ve Manevi Tazminat

İş hukukunda en sık karşılaşılan hak ihlallerinden biri olan mobbing, bir çalışana veya gruba yönelik sistematik olarak gerçekleştirilen düşmanca, agresif ve uygunsuz tutumlar bütünüdür. Yalnızca basit bir işyeri uyuşmazlığı olmayan bu durum, mağdurun ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü hedef alan ağır bir psikolojik şiddet türüdür. Hukuk sistemimiz, çalışanın kişiliğini ve ruh sağlığını korumayı temel bir prensip olarak benimser. Bu bağlamda, işyerinde maruz kalınan sistematik yıldırma politikaları, mağdurun psikolojisinde geri döndürülmesi zor yıkımlara yol açtığı için hukuki koruma altındadır. Mobbing mağdurunun maruz kaldığı bu ağır psikolojik tahribat, çalışma hayatını sürdürülemez hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda mağdurun kişilik haklarına yapılmış açık bir saldırı niteliği taşır. Dolayısıyla, süreç içerisinde meydana gelen psikolojik çöküntü, uğranılan manevi zararın en net göstergesidir ve mağdur çalışanın manevi tazminat talep etme hakkının hukuki ve fiili zeminini oluşturur.

Mobbing Sürecinde Gözlemlenen Psikolojik Tahribat

Mobbing sürecinin psikolojik boyutu incelendiğinde, mağdurun ruh sağlığının aşama aşama nasıl bozulduğu açıkça görülmektedir. Çobanoğlu'nun geliştirdiği modele göre, süreç mağdurun kendisinden şüphe etmeye başlamasıyla alevlenir ve kısa sürede uyku, iştah ile motivasyon kaybı gibi psikosomatik belirtilerin ortaya çıkmasıyla derinleşir. Bu aşamada mağdur, derin ve yoğun bir çaresizlik hissi içine sürüklenir. Sürecin ilerleyen evrelerinde ise çalışanın biyopsikososyal sağlığı tamamen kötüleşir; günlük yaşamdaki işlevsellik belirgin düzeyde bozulur ve profesyonel psikiyatrik yardım arayışı başlar. Mağdurun içine sürüklendiği bu ağır tablo, salt bir duygusal kırgınlık değil, hukuki anlamda kişilik haklarına saldırının somut ispatıdır. Genellikle işten ayrılma veya kovulma ile sonuçlanan son aşama ise, mağdurda sarsıcı bir travmatik etki yaratarak manevi zararın tepe noktasına ulaşmasına neden olur ve açılacak manevi tazminat davasının temel dayanağını teşkil eder.

Psikolojik Belirtiler ve Hukuki Boyutta Manevi Zarar

Mobbing mağduriyetinin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkan klinik düzeydeki psikolojik belirtiler, mağdurun yaşadığı manevi ıstırabın bilimsel ve hukuki kanıtlarıdır. Araştırma verilerine göre mobbinge maruz kalan kişilerde anksiyete bozuklukları, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu ve strese bağlı fizyolojik belirtiler yoğun bir biçimde görülmektedir. Hatta mobbing sonucunda gelişen travma sonrası stres belirtilerinin, savaştan dönen askerlerde gözlemlenen belirtiler kadar şiddetli olabildiği saptanmıştır. Bu derece ağır bir psikososyal yıkım, bireyin düşük öz saygı, olumsuz benlik algısı, düşmanca tutum ve en vahim sonuç olan intihar düşünceleri geliştirmesine dahi yol açabilmektedir. Hukuk uygulamasında manevi tazminat, haksız eylem neticesinde bireyin iç huzurunun bozulması ve yaşama sevincinin azalması karşılığında hükmedilen hukuki bir tatmindir. Mobbingin kanıtlanmış bu ağır psikolojik semptomları, mağdurun ruhsal bütünlüğündeki ağır zedelenmeyi tartışmasız biçimde ortaya koyduğundan tazminat talebinin en güçlü argümanlarını oluşturur.

Bir manevi tazminat davasında mahkemelerin en çok dikkat ettiği husus, mobbingin çalışan üzerinde yarattığı klinik düzeydeki tahribatın niteliği ve ağırlığıdır. Literatürde kabul gören ve tazminat taleplerinde hukuki nedensellik bağını doğrudan güçlendiren başlıca psikolojik ve psikosomatik belirtiler şunlardır:

  • Uyku ve iştah düzeninde ağır bozulmalar,
  • Kronik kaygı ve tükenmişlik sendromu,
  • Majör depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu,
  • Mide, bağırsak rahatsızlıkları ve otonom sinir sistemi sorunları,
  • Kişinin kendine güvenini ve güvenlik hissiyatını kaybetmesi.

Bu somut klinik belirtiler, çalışanın yalnızca iş yaşamında değil, özel hayatında ve sosyal ilişkilerinde de telafisi güç yaralar açtığını kanıtlar niteliktedir. Meydana gelen bu ağır travmatik süreç, mağdurun haksız fiil nedeniyle duyduğu derin elem ve kederin yansıması olarak, açılacak manevi tazminat davasının merkezinde yer almaktadır.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: