Anasayfa/ Makale/ Takdir Yetkisinin Kötüye Kullanılması ve...

Makale

Askeri disiplin hukukunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları aşılarak keyfi kararlar verilmesi, personeli yıldırma amacı taşıyan bir mobbing aracına dönüşebilmektedir. Disiplin amirleri yetkilerini hukukun temel ilkelerine ve kamu yararına uygun kullanmalı, yetki istismarı ile yaratılan haksız cezalandırmalardan kaçınmalıdır.

Takdir Yetkisinin Kötüye Kullanılması ve Askeri Disiplin Hukukunda Mobbing

İdare hukukunun temel ilkeleri uyarınca amirlere tanınan takdir yetkisi, kanunun kesin sınırlar çizmediği durumlarda idareye belirli seçenekler arasından tercih yapma imkanı sunmaktadır. Askeri disiplin mevzuatı kapsamında da amirler, maiyetindeki personelin hal ve hareketlerini değerlendirirken bu yetki ile donatılmıştır. Ancak bu durum, idarenin keyfi ve kural tanımaz bir anlayışla hareket edebileceği anlamına gelmez. Takdir hakkının; kamu yararı, hizmetin gerekleri, adalet, ölçülülük ve hakkaniyet çerçevesinde kullanılması elzemdir. Aksi takdirde, takdir yetkisinin sınırları aşılarak verilen kararlar, personeli sindirmeyi amaçlayan hukuk dışı bir cezalandırma yöntemine dönüşebilir. Disiplin amirlerinin kanundan aldıkları bu gücü objektiflikten uzak kişisel husumetlerle ve yıldırma maksadıyla kullanmaları, idari işlemin unsurlarını sakatlayarak idareye olan güveni derinden sarsmaktadır.

Takdir Yetkisinin Sınırları ve İdarenin Yükümlülükleri

Kamu gücünü kullanan idarenin sahip olduğu yetkiler, önceden sınırları çizilmiş belirli yasalara dayanmalıdır. Askeri disiplin hukukunda disiplin amirinin takdir hakkı, sınırsız ve denetimsiz bir ayrıcalık değildir. Anayasanın eşitlik ilkesi başta olmak üzere evrensel hukuk kuralları, idarenin eylemlerine yön göstermek zorundadır. Yetkinin kullanımında kamu yararına ve anayasal ilkelere uygun hareket edilmesi temel bir zorunluluktur. Amirler, aynı fiili işleyen personeller arasında statü veya kişisel durumlara dayalı ayrımcılık yapmamalı, işlemlerini her zaman geçerli bir sebebe dayandırmalıdır. Gerekçesiz biçimde salt idarenin takdiri ve görülen lüzum üzerine şeklinde alınan kararlar, hukuka aykırılık teşkil ederek idari işlemin sebep ve amaç unsurlarını zedelemektedir.

Disiplin Cezalarının Bir Mobbing (Yıldırma) Aracı Olarak Kullanılması

Kanunun tanıdığı yetkilerin mobbing amacıyla ve tehdit unsuru olarak kullanılması, askeri hiyerarşide ciddi yıkımlara yol açan bir sorundur. Disiplin amirleri, disiplin hukukunun kendilerine tanıdığı cezalandırma gücünü personeli üzerinde psikolojik baskı kurmak, onları bezdirmek veya yıldırmak maksadıyla istismar etmemelidir. Özellikle disiplinsizlik teşkil eden eylemlerin soyut ve yoruma açık ifadelerle kanunda yer alması, kötü niyetli amirlerin personeli aleyhine haksız cezalar vermesine zemin hazırlayabilmektedir. Bu şekilde her an disiplin yaptırımı ile karşılaşma tehdidi ve baskısı altında kalan personelin görev şevki azalmakta, kuruma duyduğu sadakat zedelenmektedir. Üstlük nüfuzunun çıkar sağlamak veya kişisel tatmin elde etmek amacıyla kullanılması, idari hukukun temel amaçlarıyla bağdaşmaz.

Mobbing Kapsamında Takdir Yetkisi İhlalleri

Askeri disiplin mevzuatında, ceza puanına veya sayısına bağlı olarak verilen meslekten ayırma gibi ağır yaptırımlar mevcuttur. Disiplin amirinin, basit ve niteliksiz fiilleri dahi kasıtlı olarak cezalandırarak personeli hakkında sayısız dosya oluşturması, mobbingin en bariz örneklerinden biridir. Yetkinin kötüye kullanılmasıyla gerçekleştirilen bazı ihlaller şu şekilde örneklendirilebilir:

  • Personelin fiillerine orantısız ve adil olmayan cezalar tayin edilmesi.
  • Aynı eyleme aynı kurum içinde eşitlik ilkesine aykırı farklı cezalar verilmesi.
  • Muğlak ve ucu açık kanun maddelerinin personel aleyhine keyfi yorumlanması.
  • Askeri hizmet dışı kişisel husumetlerin idari işlemlere yansıtılarak yaptırım aracına dönüştürülmesi.

Bu tür baskıcı yöntemler, hukukun amirlere tanıdığı denetim mekanizmalarını asli amacından saptırarak doğrudan bireyin temel hak ve hürriyetlerine saldırı niteliği taşımaktadır. İdarenin temel gayesi cezalandırmak değil, kurumsal işleyişi düzeltmek olmalıdır. Disiplin gücü, astları yıldırma politikasına dönüştürüldüğünde kamu hizmeti telafisi imkansız zararlar görmektedir.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: