Soru & Cevap
Hakkımda açılan hakaret davasında mahkeme mali durumumu hiçe sayarak beni iflasa sürükleyecek kadar fahiş bir tazminat ödemeye mahkum edebilir mi?
Ulusal mahkemelerin hakaret davalarında hükmettikleri manevi tazminat miktarlarının, kişinin şöhretine verilen zararla ve davalının mali kaynaklarıyla makul bir orantı içinde olması gerekmektedir. Mahkemelerin, davalının ekonomik sıkıntılarını veya ödeme gücünü dikkate almadan, oldukça yüksek ve öngörülemez miktarlarda tazminatlara hükmetmesi ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yaratma riski taşır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yerel mahkemelerin yüksek miktarlı tazminat cezaları verirken bu cezanın neden gerekli olduğunu, miktarının nasıl belirlendiğini ve tarafların mali durumlarını nasıl etkileyeceğini kararlarında açıkça gerekçelendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Gerekli orantılılık değerlendirmesi yapılmadan ve yeterli hukuki gerekçe sunulmadan verilen ağır para cezaları, basının ve sivil toplumun kamu yararını ilgilendiren konularda eleştirel ses çıkarmasını engelleyen bir tür sansür işlevi görebilir. Bu nedenle, mahkemelerin orantılılık ilkesi çerçevesinde hareket ederek manevi tazminat miktarını belirlerken, ifade özgürlüğünün özünü zedeleyecek nitelikte caydırıcı etki yaratacak ölçüsüz cezalardan kaçınmaları hukuken şarttır.