Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Feyaz Çanak | BN. 2022/46587

Karar Bülteni

AYM Feyaz Çanak BN. 2022/46587

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2022/46587
Karar Tarihi 16.04.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • İzinsiz afiş asılmasına somut gerekçe şarttır.
  • Ani olaylara derhâl tepki verilmesi meşrudur.
  • İdare kamu düzeninin bozulduğunu ispatla yükümlüdür.
  • Salt izinsizlik idari yaptırım için yetersizdir.

Bu karar, demokratik bir toplumda vatandaşların kendilerini doğrudan etkileyen idari işlemlere karşı ani ve barışçıl tepki gösterme hakkının hukuki sınırlarını net bir biçimde belirlemektedir. Anayasa Mahkemesi, kamuya açık alanlara önceden izin alınmaksızın asılan pankartlar nedeniyle doğrudan idari para cezası kesilmesini ifade özgürlüğüne yönelik orantısız bir müdahale olarak değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme, salt izin şartının ihlal edilmesinin cezalandırma için yeterli olmadığını, eylemin kamu düzenini bozduğunun veya ciddi bir görüntü kirliliğine yol açtığının idare tarafından somut delillerle ortaya konulması gerektiğini hüküm altına almıştır.

Uygulamada kolluk görevlileri veya mülki amirler tarafından idari idari para cezalarına sıklıkla başvurulduğu göz önüne alındığında, bu karar oldukça güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır. Özellikle öğrencilerin veya belirli toplumsal grupların ani gelişen hak ihlallerine karşı derhâl tepki gösterme saikiyle başvurdukları barışçıl eylemlerde idarenin daha hoşgörülü olması gerektiği vurgulanmıştır. Yargı mercileri ve idari makamlar açısından, izin prosedürünün hakkın özünü zedeleyecek ve tepkinin amacını ortadan kaldıracak şekilde katı yorumlanmaması gerektiği yönünde bağlayıcı bir içtihat oluşturulmuştur. Bu durum, benzer nitelikteki idari yaptırımların yargısal denetiminde orantılılık ve aciliyet kriterlerinin mutlaka tartışılmasını zorunlu kılmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, kamuoyunda "Boğaziçi olayları" olarak bilinen protestolara katıldığı gerekçesiyle Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından burs ve kredisinin kesildiğini öğrenmiştir. Bu duruma tepki göstermek amacıyla arkadaşlarıyla birlikte İstanbul'daki Galata Köprüsü'ne, üzerinde öğrencilerin taleplerinin ve tepkilerinin yer aldığı büyük bir pankart asmıştır. Polis ekipleri pankartı asıldığı anda fark edip derhâl indirmiş ve Fatih Kaymakamlığı tarafından başvurucuya izinsiz afiş asmaktan ötürü idari para cezası kesilmiştir.

Başvurucu, kendisini doğrudan etkileyen ve ani gelişen bu duruma tepki göstermek için idareden izin alma imkânı ve zamanı olmadığını, ayrıca kesilen cezanın gerekçesiz olduğunu ileri sürerek Sulh Ceza Hâkimliğine başvurmuş ve cezanın iptalini talep etmiştir. Hâkimlik, ceza miktarını düşürmekle birlikte iptal talebini reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucu, hak arama hürriyeti ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı incelerken öncelikle Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ilkelerine dayanmıştır. İfade özgürlüğü, yalnızca düşünülenlerin içeriğini değil, aynı zamanda bunların açıklanma biçimlerini, kullanılacak araçları ve yayılma yöntemlerini de koruma altına almaktadır. Bireylerin hukuka aykırı veya haksız buldukları işlemlere karşı kamu makamlarına seslerini duyurmak amacıyla pankart asmaları da anayasal güvence altında olan tipik bir düşünce açıklaması yöntemidir.

Somut olayda ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin yasal dayanağını 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.42 (Afiş asma) hükmü oluşturmaktadır. Bu kural uyarınca yetkili makamlardan izin alınmaksızın kamuya açık alanlara afiş veya pankart asılması idari yaptırıma bağlanmıştır. Söz konusu yasak kural olarak kamu düzeninin korunması, çevrenin sağlığı ve görüntü kirliliğinin önlenmesi gibi meşru bir amaca hizmet etmektedir.

Ancak yerleşik içtihat prensiplerine göre, temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olabilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve ölçülü olması gerekmektedir. Kamuya ait alanlara afiş asılmasına ilişkin yasakların uygulanmasında, yalnızca izin şartının ihlal edilmesi tek başına idari yaptırım uygulanması için yeterli bir gerekçe oluşturmaz. İdari ve yargısal makamların, eylemin fiilen kamu düzenini bozup bozmadığını, çevre kirliliğine neden olup olmadığını ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya koyması zorunludur. Ayrıca ani gelişen ve "derhâl tepki" verilmesi makul olan durumlarda, önceden izin alınması şartının katı bir şekilde aranması, ifade özgürlüğüne ölçüsüz bir sınırlama getirilmesi anlamına gelmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun da aralarında bulunduğu öğrencileri ekonomik ve sosyal yönden doğrudan etkileyen burs ve kredi kesilme işlemine karşı pankart asılmasını, Anayasa'nın koruması altında olan meşru bir ifade yöntemi olarak değerlendirmiştir. Dosyadaki olay tutanaklarının incelenmesinde, pankartın köprüye asıldığı anda polis ekipleri tarafından fark edilip derhâl bulunduğu yerden indirildiği, dolayısıyla pankartın uzun süre asılı kalarak ciddi bir görüntü kirliliğine veya çevre kirliliğine yol açtığından söz edilemeyeceği tespit edilmiştir.

Bunun yanı sıra, ne kolluk tutanaklarında ne idari para cezası kararında ne de itirazı inceleyen Sulh Ceza Hâkimliğinin kararında asılan pankartın toplumsal düzeni bozduğuna veya kamu güvenliğini tehdit ettiğine dair herhangi bir somut tespit veya değerlendirme yapılmıştır. Yargı mercileri, sadece şekli bir inceleme yaparak izinsizlik unsurunun varlığını cezalandırma için yeterli görmüştür.

Yüksek Mahkeme, başvurucunun söz konusu eylemi öğrencilerin kredilerinin kesilmesine yönelik "derhâl tepki" gösterme amacıyla gerçekleştirdiği ve bu aciliyet durumu nedeniyle idareden izin almak için yeterli süresinin bulunmadığı yönündeki somut savunmasının da derece mahkemelerince hiçbir şekilde tartışılmadığına dikkat çekmiştir. Kamusal bir meseleye veya mağduriyete ani ve barışçıl bir şekilde tepki verme iradesinin, kamu makamlarınca yalnızca usuli eksiklikler öne sürülerek cezalandırılması ifade özgürlüğü üzerinde ağır bir caydırıcı etki yaratmaktadır.

Buna göre, başvurucuyu doğrudan etkileyen ekonomik ve sosyal bir kamu işleminin protesto edilmesi amacıyla gerçekleştirilen barışçıl pankart asma eylemine idari para cezası verilmesinin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı idari ve yargısal makamlar tarafından ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamamıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, uygulanan idari yaptırımın demokratik toplum düzeninin gereklerine uymadığı yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: