Karar Bülteni
AYM 2024/31605 BN.
Anayasa Mahkemesi | Murat Şahin | 2024/31605 BN.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2024/31605 |
| Karar Tarihi | 24.12.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırma bedelinde enflasyonist değer kaybı önlenmelidir.
- Değer kaybı mülkiyet hakkı ihlali oluşturur.
- Mülk sahibine aşırı külfet yüklenemez.
- Gecikmeli ödemelerde gerçek değer esas alınmalıdır.
Bu karar, devletin kamu yararı amacıyla gerçekleştirdiği kamulaştırma işlemleri neticesinde mülk sahiplerine ödenmesi gereken bedellerin, enflasyon karşısında erimesinin hukuki sonuçlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve ödenmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin ve bu gecikmeler neticesinde ortaya çıkan enflasyonist değer kaybının, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir müdahale teşkil ettiğini vurgulamaktadır. Kişinin mülkünden kamu yararı için mahrum bırakılması durumunda, kendisine ödenecek bedelin o günkü ekonomik şartlarda gerçek karşılığı yansıtması gerektiği, aksi hâlde anayasal güvencelerin zedeleneceği açıkça ifade edilmektedir.
Kararın emsal etkisi, özellikle uzun süren kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaşların maruz kaldığı ekonomik kayıpların telafi edilmesi noktasında oldukça büyüktür. Yüksek Mahkeme, önceki yerleşik içtihatlarına atıf yaparak idarelerin ve derece mahkemelerinin tazminat hesaplamalarında enflasyon farkını mutlaka dikkate alması gerektiği yönündeki katı duruşunu sürdürmektedir. Uygulamada bu karar, benzer şekilde mülkiyet hakkı ihlaline uğrayan ve alacağı enflasyon karşısında eriyen binlerce vatandaş için yeniden yargılama ve gerçek bedelin tahsili yolunu açan güçlü bir dayanak niteliğindedir. Bu yönüyle karar, idari işleyişin ve yargılama süreçlerinin hızlandırılması ve mülkiyet hakkının enflasyonist ortamlarda dahi tam anlamıyla korunması gerektiği mesajını vermektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucu Murat Şahin, maliki olduğu taşınmaza yönelik gerçekleştirilen kamulaştırma işlemi neticesinde kendisine ödenmesine hükmedilen bedelin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığını ileri sürerek Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde hukuki süreç başlatmıştır. Yargılama sürecinin uzaması ve enflasyon oranlarındaki artış sebebiyle nihai olarak hükmedilen kamulaştırma bedeli, taşınmazın gerçek değerinin çok altında kalarak ekonomik anlamda bir mağduriyet yaratmıştır. Başvurucu, idare tarafından kendisine ödenen tutarın taşınmazın güncel değerini karşılamadığını, enflasyonist etkiler nedeniyle paranın alım gücünün düştüğünü ve bu durumun şahsi olarak kendisine olağan dışı bir külfet yüklediğini iddia etmiştir. Bu doğrultuda, uğradığı ekonomik kaybın telafi edilmesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve tazminat ödenmesi talepleriyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı karara bağlarken mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin temel anayasal prensipleri ve yerleşik içtihatlarını merkeze almıştır. İncelemenin temel dayanağını, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı oluşturmaktadır. Bu hak, kişinin mal varlığı değerleri üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilmesini güvence altına alırken, devletin kamu gücünü kullanarak gerçekleştirdiği müdahalelerin belirli bir hukuki denge içinde kalmasını zorunlu kılar. Özellikle kamu yararı amacıyla mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin mutlak surette mülkün gerçek karşılığının ödenmesi şartına bağlandığı görülmektedir.
Yüksek Mahkeme; Ali Şimşek, Mehmet Akdoğan, Kadir Çakar, Hanım Çeyiz ve Türkan Poyraz gibi önceki emsal kararlarına atıfta bulunarak, kamulaştırma bedellerinin ve kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması meselesini temel bir hak ihlali olarak tanımlamaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yürütülen idari ve yargısal işlemlerde, mülkiyetten yoksun bırakılan kişiye ödenecek bedelin, enflasyon karşısında erimemesi ve güncel alım gücünü koruması esastır.
Mahkemenin benimsediği yerleşik hukuk kuralına göre, kamulaştırma bedellerinin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında kurulması gereken adil dengeyi bozmaktadır. Bu durum, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Dolayısıyla, mülkiyetin kamuya geçişi sırasında kişiye ödenen meblağın, makroekonomik gerçekliklere uygun olarak güncellenmesi ve enflasyonist yıpranmaya karşı devlet tarafından korunması, adil bir hukuk sisteminin ve mülkiyet hakkının özünün korunmasının vazgeçilmez bir gereğidir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, Murat Şahin'in başvurusunu incelerken, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğradığı yönündeki somut iddiaları, daha önce benzer nitelikteki dosyalarda ortaya koyduğu ilkeler çerçevesinde değerlendirmiştir. Başvurucunun taşınmazının kamulaştırılması sürecinde yaşanan gecikmeler ve hükmedilen bedelin enflasyon oranları karşısında erimesi, Yüksek Mahkeme tarafından mülkiyet hakkına yapılmış ağır bir müdahale olarak nitelendirilmiştir.
Mahkeme, somut olayda Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama neticesinde belirlenen bedelin, aradan geçen zaman ve enflasyonist etkiler hesaba katılmadan ödendiğini tespit etmiştir. Bu ödeme şekli, daha önce yerleşik hâle gelen Anayasa Mahkemesi içtihatlarında belirtildiği üzere, başvurucuya aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklemiştir. Kamu yararı amacıyla yapılan bir işlem neticesinde vatandaşın mülkünden mahrum bırakılırken aynı zamanda ekonomik bir çöküntüye terk edilmesi, mülkiyet hakkının sağladığı anayasal güvencelerle bağdaşmamaktadır. Somut başvuruda, emsal kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren herhangi bir farklı durum bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kararda, mülkiyet hakkının ihlalinin ve bu ihlalin sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılabilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu vurgulanmıştır. İhlal kararının ilgili mahkemeye gönderilmesiyle birlikte, yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesinin belirttiği ilkeler ve gerekçeler doğrultusunda yargılama işlemlerini yeniden başlatarak hak ihlalinin nedenlerini giderecek yeni bir karar vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Yeniden yargılama yolunun açılmasının, uğranılan zararın telafisi için yeterli bir giderim sağlayacağı kanaatine varıldığından, başvurucunun ayrıca talep ettiği tazminat isteminin reddedilmesi gerekmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.