Karar Bülteni
AYM Alim Gerçel ve Diğerleri BN. 2023/99
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/99 |
| Karar Tarihi | 15.01.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal / Kabul Edilemez |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırmasız el atma tazminatında değer kaybı önlenmelidir.
- Enflasyon karşısında tazminatın erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
- Geciken tazminat ödemeleri olağan dışı şahsi külfet yaratır.
- Mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerde orantılılık ilkesi gözetilmelidir.
- Makul süre şikayetleri için Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.
Bu karar, idarenin haksız eylemi niteliğindeki kamulaştırmasız el atma işlemlerinden kaynaklanan tazminat ödemelerinde yaşanan enflasyon kaynaklı değer kayıplarının mülkiyet hakkı bağlamındaki hukuki niteliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, devletin haksız müdahalesine karşı hükmedilen bedellerin zamanında ve reel değerini koruyarak ödenmemesinin, mülkiyet hakkının ağır bir ihlali anlamına geldiğini vurgulamaktadır. Enflasyon oranının yüksek olduğu ekonomik dönemlerde, yargılama ve ödeme süreçlerindeki uzamalar sebebiyle tazminatların reel değerini yitirmesi, mülk sahibine anayasal güvencelere aykırı olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir.
Uygulamadaki önemi ve benzer davalardaki emsal etkisi açısından bakıldığında bu karar, derece mahkemelerinin tazminatları belirlerken ve infaz aşamasında enflasyonist etkileri telafi edecek mekanizmaları işletmeleri gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca, makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yönelik iddialar bakımından 7499 sayılı Kanun ile getirilen yeni yasal düzenlemeye dikkat çekilmiş ve doğrudan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi gerektiği prensibi bir kez daha teyit edilmiştir. Bu usuli yönlendirme, yargılamanın uzun sürmesine ilişkin şikayetlerde meslektaşların ve vatandaşların izlemesi gereken yasal prosedürü netleştirmesi bakımından son derece kritiktir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, idarenin başvuruculara ait olan taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el koyması olayıyla başlamıştır. Arazilerine yapılan bu izinsiz müdahale sebebiyle başvurucular, idareye karşı haklarını aramak üzere tazminat davası açmıştır. Ancak dava süreci ve sonrasındaki işlemler oldukça uzun sürmüş, bu esnada hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatı yüksek enflasyon nedeniyle gerçek değerini kaybetmiştir.
Başvurucular, uzun yargılama ve ödeme süreci sonunda ellerine geçen paranın alım gücünün düştüğünü, tazminatın enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet haklarına zarar verdiğini ifade ederek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Ayrıca, yargılamanın makul sürede bitirilememesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiği talep edilmiştir. Özetle konu; ödenen bedelin enflasyon karşısında değer yitirmesinden kaynaklı mağduriyet ile dava sürecinin haddinden fazla uzamasına ilişkindir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkına dayanmaktadır. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin hukuka uygun sayılabilmesi için kanuni bir dayanağının bulunması, meşru bir amaca hizmet etmesi ve orantılılık ilkesine uygun olması gerekmektedir. İdarenin geçerli bir yasal yetkiye dayanmaksızın kişilerin taşınmazlarına el atması, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu usullerine aykırı, haksız bir idari eylemdir.
Yerleşik içtihat prensipleri doğrultusunda, kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması, mülk sahibine "şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet" yüklenmesi anlamına gelmektedir. Geçen uzun süreler nedeniyle ödenecek tutarın alım gücünde meydana gelen belirgin düşüş, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir ölçüsüzlük yaratır. Mahkeme, bireyin mülkünden mahrum bırakılmasının ancak paranın reel değerinin tam olarak korunması ve ödenmesiyle telafi edilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir.
Öte yandan, yargılamanın uzun sürmesi şikayetleri yönünden usul kuralları güncellenmiştir. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'da yapılan ve 12 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun değişikliği ile makul sürede yargılanma şikayetleri için Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Bu tüketilmesi zorunlu hukuki yol işletilmeden yapılan başvurular, bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği Anayasa Mahkemesi tarafından doğrudan incelenmemektedir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların mülkiyet haklarına ve adil yargılanma haklarına yönelik iddiaları iki ayrı başlık altında, kendi emsal kararları ışığında incelemiştir. İlk olarak mülkiyet hakkı ihlali iddiası bakımından yapılan değerlendirmede, idare tarafından taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı ve bunun sonucunda hükmedilen tazminatın geçen uzun süre ve enflasyon nedeniyle ciddi şekilde değer kaybettiği tespiti yapılmıştır. Mahkeme, Ali Şimşek ve diğerleri, Mehmet Akdoğan ve diğerleri kararları başta olmak üzere önceki içtihatlarına atıfta bulunarak; kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin başvurucular üzerinde şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet oluşturduğunu net bir şekilde belirlemiştir. Bu tespitler ışığında, enflasyon karşısında eriyen tazminatın mülkiyet hakkı güvenceleriyle bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
İkinci olarak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia incelenmiştir. Mahkeme, 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'da yapılan mevzuat değişikliklerini göz önünde bulundurarak, 12 Mart 2024 tarihi itibarıyla derdest olan makul süre şikayetleri için öncelikli olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ihdas edildiğini hatırlatmıştır. Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereğince, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan Tazminat Komisyonu yolu tüketilmeden yapılan bu başvurunun esastan incelenemeyeceği tespiti yapılmıştır. Bu doğrultuda makul süre şikayeti yönünden başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna varılmıştır. Mülkiyet hakkı ihlalinin ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar görülerek dosyanın Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki başvuruyu kabul etmiştir.