Anasayfa/ Karar Bülteni/ YARGITAY | 9. HD | 2016/17011 E. | 2016/15571 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 9. HD 2016/17011 E. 2016/15571 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/17011
Karar No 2016/15571
Karar Tarihi 29.06.2016
Dava Türü İşe İade ve Sendikal Tazminat
Karar Sonucu Bozma ve Davanın Reddi
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
  • Kanuni şartları taşımayan grev yasa dışıdır.
  • Demokratik eylem hakkı işverene zarar veremez.
  • Ölçüsüz ve zararlı eylemler haklı fesih nedenidir.
  • Yasa dışı grev işverene fesih hakkı verir.

Bu karar, işyerinde uygulanan sendikal haklar ve grev özgürlüğünün yasal sınırlarını kesin çizgilerle belirlemektedir. İşçilerin daha iyi ekonomik ve sosyal haklar talep etmek amacıyla başlattığı toplu eylemlerin, kanunların öngördüğü prosedürlere uymaması halinde "yasa dışı grev" statüsüne düşeceği açıkça ifade edilmiştir. Yargıtay, demokratik eylem hakkının varlığını kabul etmekle birlikte, bu hakkın işverene kastla zarar verme, üretimi durdurma ve işyerini günlerce işgal etme boyutuna ulaşması durumunda hukuka aykırı hale geleceğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede, işverenin işçiyi işten çıkarma hakkının haklı nedene dayandığı tescillenmiştir.

Benzer nitelikteki işçi eylemleri ve grev uyuşmazlıkları açısından bu karar, oldukça bağlayıcı bir emsal teşkil etmektedir. Özellikle toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu dönemlerde, yetkili sendika dışındaki oluşumların işverence tanınmaya zorlanması veya usulsüz iş bırakma eylemlerinin yasal bir koruma kalkanından faydalanamayacağı ortaya konmuştur. Uygulamada, işçilerin hak arama hürriyetini kullanırken eylemin barışçıl ve ölçülü olmasının şart olduğu, aksi takdirde işverenlerin fesih yetkisine sahip olacağı bu içtihatla sağlamlaştırılmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, bir fabrikada çalışan davacı işçinin, işvereni olan şirkete karşı açtığı işe iade ve sendikal tazminat davasından kaynaklanmaktadır. Olayların temelinde, metal sektöründe çalışan işçilerin, başka fabrikalardaki ücret artışlarını emsal göstererek bağlı bulundukları yetkili sendikadan istifa etmesi ve hukuki statüsü olmayan kendi seçtikleri temsilcilerin muhatap alınmasını istemesi yatmaktadır. Bu taleplerle başlatılan iş bırakma ve fabrikayı terk etmeme eylemlerinin günlerce sürmesi üzerine işveren, üretimin ciddi şekilde aksadığını, can ve mal güvenliğinin tehlikeye düştüğünü ve eylemin yasa dışı olduğunu belirterek işçilerin sözleşmesini tazminatsız olarak feshetmiştir. İşçi ise işverenin sendikal baskı ve mobbing uyguladığını, eylemlerin barışçıl olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı değerlendirirken temel aldığı en önemli hukuki düzenlemelerin başında 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 58 gelmektedir. Bu kanun maddesine göre, işçilerin topluca çalışmamak suretiyle işyerindeki faaliyeti durdurmak veya önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak işi bırakmaları "grev" olarak tanımlanmaktadır. Ancak kanuni grev için aranan yasal prosedürler ve şartlar gerçekleşmeden yapılan her türlü iş bırakma eylemi "kanun dışı grev" niteliğindedir.

Olayda ayrıca temel uluslararası çalışma normlarına atıf yapılmıştır. 87 ve 98 sayılı ILO Sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 51, 54 ve 90 kapsamında işçilerin bireysel veya toplu olarak demokratik ve barışçıl eylem hakları güvence altına alınmıştır. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, demokratik bir hakkın kullanımının hukuka uygun kabul edilebilmesi için eylemin işverene özel olarak zarar verme kastı taşımaması ve mutlaka "ölçülülük" ilkesine uygun hareket edilmesi gerekmektedir.

İş sözleşmelerinin feshinde ise 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) devreye girmektedir. Yasaya göre, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, işi yasa dışı yollarla durdurması veya işyerine zarar vermesi durumlarında işverenin haklı nedenle tazminatsız fesih hakkı doğar. Ayrıca 6356 sayılı Kanun m. 70 uyarınca kanun dışı greve katılanların iş sözleşmeleri işveren tarafından haklı nedenle feshedilebilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda, davacı işçinin de aralarında bulunduğu kalabalık bir grubun 02.07.2015 tarihinde işbaşı yapmayarak üretimi durdurma eylemi başlattığı, vardiya bitiminde dahi işyerini terk etmeyerek eylemlerine günlerce devam ettikleri tespit edilmiştir. Mahkemenin incelemesinde, işyerinde önceden imzalanmış ve yürürlüğü 2017 yılına kadar sürecek olan yasal bir toplu iş sözleşmesi bulunduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla, işçilerin yürüttüğü bu iş bırakma eylemi, yasal uyuşmazlık şartlarını taşımadığından açıkça kanun dışı grev mahiyetindedir.

Dosya kapsamına göre, işçiler mevcut sendika temsilcilerinin odalarının kaldırılmasını ve hiçbir hukuki statüsü bulunmayan kendi sözcülerinin işverence doğrudan muhatap alınmasını istemiştir. Yargıtay, halihazırda yetkili bir sendikanın ve yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesinin bulunduğu işyerinde, tüzel kişiliği olmayan bir grubun işverence bu şekilde tanınmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirtmiştir. İşçilerin işbaşı yapmaları yönünde işveren tarafından defalarca uyarıldığı, iş barışının sağlanması için maddi taahhütlerde bulunulduğu ancak bu makul çağrıların işçiler tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

Gerçekleşen eylemin katılımcı sayısı, günlerce kesintisiz sürmesi ve üretim faaliyetlerini önemli ölçüde aksatması sebepleriyle ölçülülük ilkesinden uzak olduğu, barışçıl eylem sınırlarını net biçimde aştığı Yargıtay tarafından özellikle vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra, işverenin sendikalı ve sendikasız işçiler arasında ayrım yaptığına, feshin sendikal sebeple yapıldığına veya işverenin mobbing uyguladığına dair hiçbir somut delil bulunamamıştır. İşverenin, can ve mal güvenliğini korumak ve işyerinin daha fazla zarara uğramasını engellemek için son çare olarak fesih yoluna gittiği saptanmıştır.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin haklı nedenle iş akdini feshettiğini kabul ederek yerel mahkemenin işe iade kararını bozmuş ve davanın reddi yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: