Anasayfa/ Karar Bülteni/ DANIŞTAY | 2. Daire | 2021/17334 E. | 2021/2931 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 2. Daire 2021/17334 E. 2021/2931 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 2. Daire
Esas No 2021/17334
Karar No 2021/2931
Karar Tarihi 28.09.2021
Dava Türü Tam Yargı
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Manevi tazminat için somut ihlal tespiti şarttır.
  • Mobbing iddiası açık ve somut delillerle ispatlanmalıdır.
  • Görevlendirmelerin hizmet gereklerine uygunluğu mobbing oluşturmaz.

Bu karar, kamu kurumlarında sözleşmeli olarak çalışan personelin ileri sürdüğü psikolojik taciz (mobbing) ve manevi tazminat taleplerinin yargısal denetiminde ispat yükünün ve somut delil arayışının önemini açıkça ortaya koymaktadır. İdarenin yargı kararını uygulayarak sözleşme yenilemesi sonrasında, personele görev verilmemesi veya dışlanması gibi iddiaların salt soyut beyanlarla kanıtlanamayacağı, idarenin eylemlerinin hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirileceği vurgulanmıştır. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne, onur ve haysiyetine yönelik açık, hukuka aykırı bir saldırının varlığı aranmaktadır.

Benzer davalar açısından bu kararın emsal etkisi, mobbing iddialarının her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delillerle desteklenmesi gerektiği yönündeki yerleşik içtihadın sürdürülmesidir. İdarenin, personelin görev tanımına ve hizmetin niteliğine uygun (örneğin eserlerin özelliği dikkate alınarak) yaptığı görevlendirmelerin veya takdir yetkisi kapsamındaki işlemlerinin doğrudan bir yıldırma politikası olarak nitelendirilemeyeceği teyit edilmiştir. Uygulamada, idari eylem ve işlemler nedeniyle manevi tazminat talep edenlerin, idarenin kasıtlı ve kişiyi yıpratma saikiyle hareket ettiğini somut olay ve belgelerle ortaya koyma yükümlülüğü bu kararla bir kez daha pekiştirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü bünyesinde vurmalı çalgılar branşında misafir sözleşmeli orkestra sanatçısı olarak görev yapan davacı, sözleşmesinin yenilenmemesi işlemini yargı kararıyla durdurarak kuruma geri dönmüştür. Davacı, kuruma döndükten sonra idarenin mahkeme kararına istinaden yeni sözleşme imzalamasına rağmen bu sözleşmenin fiilen hayata geçirilmediğini, kendisine bilerek hiçbir görev verilmediğini, provalara çağrılmadığını ve hak ettiği ücretin ödenmediğini iddia etmiştir. Kurum yetkilileri tarafından kendisine yönelik kasıtlı bir ötekileştirme ve baskı politikası uygulandığını ileri süren sanatçı, kişilik haklarının ve manevi bütünlüğünün zedelendiği gerekçesiyle idareye karşı dava açmıştır. Bu kapsamda, uğradığını iddia ettiği zararların karşılığı olarak 50.000 TL manevi tazminatın idarece kendisine ödenmesi talep edilmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İdare hukukunda idarenin hukuki sorumluluğu, kural olarak hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayanmaktadır. Bir idari eylem veya işlem nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, idarenin hukuka aykırı eylemi sonucunda kişinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğünün zedelenmesi, yaşama ve kazanma gücünün azalması yahut şeref ve haysiyetinin rencide edilerek manevi kişiliğine yönelik ağır bir saldırının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İdarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının somut olayda bir arada bulunması zorunlu bir hukuki şarttır.

Psikolojik taciz (mobbing) iddialarına dayalı tam yargı davalarında, yerleşik yargı içtihatları uyarınca, idarenin personele yönelik kasıtlı, sistematik ve sürekli bir yıldırma politikası izlediğinin somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında idari yargı mercileri, idarenin takdir yetkisini hizmet gerekleri ve kamu yararı doğrultusunda kullanıp kullanmadığını denetler. Sanat kurumlarında yapılan görevlendirmelerin, sahnelenecek eserlerin özellikleri ve sanatsal gereklilikler dikkate alınarak yapılması idarenin olağan işleyişi kapsamında kabul edilir.

Eğer idare, yargı kararının gereklerini yerine getirerek personelle sözleşme imzalamış ve görevlendirmeleri nesnel kriterlere göre yapmışsa, sırf personele daha az görev verilmesi durumu tek başına mobbing olarak değerlendirilemez. Kişinin etkisizleştirildiği, ötekileştirildiği veya doğrudan husumet saikiyle hareket edildiği yönündeki iddiaların, idari hiyerarşi ve çalışma düzeni içerisinde açıkça ispatlanması gerekir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı sanatçının ileri sürdüğü psikolojik taciz ve dışlanma iddiaları, ilk derece mahkemesi ve temyiz mercileri tarafından dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ışığında titizlikle incelenmiştir. Yapılan değerlendirmelerde, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işleme karşı açtığı davada verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine idarenin davacı ile yeni bir sözleşme imzaladığı ve böylece Mahkeme kararının gereğinin fiilen yerine getirildiği tespit edilmiştir.

Davacının kendisine görev verilmediği ve provalara çağrılmadığı yönündeki somut iddiaları incelendiğinde, Devlet Opera ve Balesi bünyesindeki görevlendirmelerin sahnelenecek eserlerin özelliklerine, sanatsal ihtiyaçlara ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı görülmüştür. Dosyada, kurum yetkililerinin davacıya karşı kasıtlı bir baskı uyguladığına, onu etkisizleştirmek veya ötekileştirmek amacıyla hareket ettiğine veya kişilik haklarına yönelik bir saldırıda bulunduğuna dair hiçbir somut ve açık delil bulunmamaktadır.

Ayrıca, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin olarak daha önce açtığı asıl iptal davasının da idare mahkemesi tarafından esastan reddedildiği vurgulanmıştır. Bu durum, idarenin başlangıçtaki sözleşme yenilememe işleminin de kamu yararı ve hizmet gereklerine dayandığını, davacıyı kasıtlı olarak yıpratma saiki taşımadığını açıkça ortaya koymaktadır. İdarenin eylem ve işlemleri neticesinde davacının fiziksel veya ruhsal yapısını zedeleyen, şeref ve haysiyetini rencide eden manevi kişiliğine yönelik sistematik bir saldırı mahiyetinde herhangi bir uygulamanın varlığı kanıtlanamamıştır.

Sonuç olarak Danıştay 2. Daire, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının onanması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: