Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Hurşit Akbaş | BN. 2023/7460

Karar Bülteni

AYM Hurşit Akbaş BN. 2023/7460

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2023/7460
Karar Tarihi 15.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Tazminatın enflasyon karşısında değer kaybetmesi mülkiyeti ihlal eder.
  • Geç ödemeler nedeniyle oluşan değer kaybı mutlaka telafi edilmelidir.
  • Aşırı değer kaybı şahsi ve olağan dışı külfet yükler.
  • Geciken tazminatlar mülk sahibinin alım gücünü zedelememelidir.

Bu karar, idare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırmasız el atma işlemlerinde vatandaşlara ödenen tazminatların zaman içinde enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkı bağlamında yarattığı ciddi hak ihlallerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, devletin haksız fiil niteliğindeki el atma eylemlerinden doğan alacakların kesinleşmesi ve ödenmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin, bireylere şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklediğini güçlü bir dille vurgulamaktadır. Bu yönüyle karar, mahkeme kararıyla hükmedilen tazminatların enflasyonist ortamda gerçek ekonomik değerini koruyacak adil mekanizmalarla ödenmesi gerektiğine dair önemli bir anayasal güvence sunmaktadır.

Benzer davalarda emsal etkisi son derece yüksek olan bu içtihat, idare mahkemeleri ve asliye hukuk mahkemelerinde görülen el atma ve mülkiyet uyuşmazlıklarında doğrudan yön gösterici olacaktır. Uygulamada, özellikle uzun süren kamulaştırmasız el atma davalarında, dava tarihindeki değere göre hükmedilen bedellerin ödeme anına kadar geçen sürede satın alma gücünü yitirmesi sık karşılaşılan, kronik bir sorundur. Mahkemenin önceki emsal kararlarına atıf yaparak istikrarlı bir şekilde ihlal sonucuna ulaşması, derece mahkemelerinin tazminat hesaplamalarında enflasyon farklarını ve paranın gerçek değerini dikkate alan denkleştirici adalet mekanizmalarını kurmalarını zorunlu kılmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, başvurucu Hurşit Akbaş'a ait taşınmaza idare tarafından herhangi bir hukuki kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması neticesinde ortaya çıkmıştır. Başvurucu, taşınmazına yönelik bu haksız müdahale nedeniyle idareye karşı yasal yollara başvurmuş ve açılan dava sonucunda lehine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiştir.

Ancak yargılama, kesinleşme ve ödeme süreçlerinde geçen uzun zaman zarfında, ülkedeki enflasyon oranlarının yüksekliği nedeniyle başvurucuya ödenmesine karar verilen tazminat bedeli, paranın satın alma gücü bakımından ciddi bir değer kaybına uğramıştır. Başvurucu, lehine hükmedilen bedelin enflasyon karşısında erimesi sebebiyle büyük bir mağduriyet yaşadığını, ödenen tutarın taşınmazının gerçek değerini ve zararını karşılamadığını, dolayısıyla anayasal mülkiyet hakkının zedelendiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş ve uğradığı zararların tazmin edilerek yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi bu uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı çerçevesinde bir inceleme gerçekleştirmiştir. Mülkiyet hakkı, kişilere sahip oldukları varlıklar üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunma yetkisi veren ve aynı zamanda devletin orantısız veya haksız müdahalelerine karşı koruma sağlayan en temel haklardan biridir.

Kamulaştırmasız el atma durumlarında, idarenin özel mülkiyete yönelik eylemi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu usullerine ve yasal normlara aykırı, haksız bir fiil niteliği taşımaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu alandaki yerleşik içtihat prensiplerine göre, bireylerin mülkiyet haklarına yapılan haksız müdahaleler karşısında mutlaka adil bir tazminat ödenmesi zorunludur. Ancak sadece şeklen bir tazminata hükmedilmesi yeterli görülmemekte, bu tazminatın enflasyon karşısında değerini koruması ve mülk sahibinin zararını gerçek anlamda telafi etmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Kararda açıkça atıf yapılan Ali Şimşek, Mehmet Akdoğan, Kadir Çakar, Hanım Çeyiz ve Mehmet Gündüz, Türkan Poyraz ile Emine Dilek Onaran şeklindeki istikrar kazanmış emsal kararlar doğrultusunda, tazminatların ödenmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin paranın satın alma gücünde yarattığı düşüşün telafi edilmesi gerekmektedir. Enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak yapılan ödemeler, devletin müdahalesi ile bireyin katlanmak zorunda kaldığı külfet arasındaki adil dengeyi sarsmaktadır. Bu hukuki durum, anayasal mülkiyet hakkı güvencelerinin doğrudan ihlali anlamına gelmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucu Hurşit Akbaş'ın mülkiyet hakkının zedelendiğine yönelik iddialarını incelerken öncelikle olayın olgusal temelini, yargılama sürecini ve idarenin tazminat ödeme aşamasındaki eylemini değerlendirmiştir. Başvurucunun taşınmazına kamulaştırma usullerine uyulmaksızın idare tarafından fiilen el atıldığı ve bu sebeple bir tazminat alacağı doğduğu dosya kapsamında sabittir. Mahkeme, hükmedilen tazminatın belirlenmesi, kesinleşmesi ve ödenmesi aşamasında geçen süredeki enflasyonist etkilerin bedel üzerinde yarattığı ekonomik erozyonu mercek altına almıştır.

Somut olayda Anayasa Mahkemesi, daha önceki istikrarlı emsal kararlarında belirlediği anayasal ilkelerin bu dosya için de birebir geçerli olduğunu tespit etmiştir. İdare tarafından ödenen kamulaştırmasız el atma bedelinin enflasyon karşısında korunmayarak önemli ölçüde değer kaybetmesi, başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik orantısız ve haksız bir müdahale oluşturmuştur. Yargılama makamlarının, yüksek enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmayı telafi edecek hukuki faiz veya fark mekanizmalarını işletmemesi, başvurucu üzerinde şahsi ve olağan dışı bir mali külfetin doğmasına sebebiyet vermiştir. Bu husus, kamu yararı amacı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğunu göstermektedir.

Mevcut tespitler ışığında Anayasa Mahkemesi, başvurucunun tazminat alacağının enflasyon karşısında korunmaması nedeniyle ortaya çıkan ihlalin sonuçlarının derhal giderilmesi gerektiğine kanaat getirmiştir. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için en uygun ve etkin hukuki giderim yolunun yeniden yargılama yapılması olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, başvurucunun doğrudan tazminat talepleri reddedilerek, dosyanın gerekli değer güncellemelerinin yapılması ve ihlalin sonuçlarının silinmesi amacıyla ilk derece mahkemesi olan Gaziantep 13. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: